ANASAYFA arrow right Güncel

Yüz binlerce öğrenci kayıtlı olduğu bölümlerden kendi isteğiyle ayrılıyor

Yüz binlerce öğrenci kayıtlı olduğu  bölümlerden kendi isteğiyle ayrılıyor
YAYINLAMA: 20 Ağustos 2026 / 20.23
GÜNCELLEME: 20 Ağustos 2026 / 20.23

Eğitim Sen Gaziantep Şubesi, YKS’ye giren 2 milyon 255 bin 76 adaydan 2 milyon 187 bin 747’sinin yerleştirme puanı hesaplandığını ancak sadece 1 milyon 279 bin 439’unun tercihte bulunduğunu belirtti

 

Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) yerleştirme sonuçlarını değerlendiren Başkan Ömer Parlakçı, ‘’Hayat pahalılığı karşısında barınma, ulaşım ve beslenme gibi en temel gereksinimlerini karşılamakta zorlanan, borçlanmadan öğrenimini sürdüremeyen ve mezuniyetin ardından diplomalı işsizlikle yüzleşen öğrenciler için üniversite güvenli bir gelecek umudu olmaktan hızla uzaklaşıyor. Son yıllarda yüz binlerce öğrencinin kayıtlı olduğu bölümlerden kendi isteğiyle ayrılması sistemin gençleri nasıl tükettiğinin somut kanıtı’’ şeklinde konuştu.

Tercih yapmayanların oranı yüzde 41

Tercih hakkına sahip olduğu halde hiç tercih yapmayanların oranının tüm adaylarda yüzde 41,5’e, son sınıf öğrencileri arasında ise yüzde 45,7’ye ulaştığına dikkat çeken Parlakçı, yurt içindeki devlet ve vakıf üniversitelerinin örgün ön lisans ve lisans programlarına yerleşebilen aday sayısının 619 bin 766’da kaldığını belirtti. ‘’Sınava hazırlanan iki milyonu aşkın gencin karşısındaki bu rakam yükseköğretimin geniş kitleler için giderek erişilmez hale geldiğini ortaya koyuyor. Adayların neredeyse yarısının önünde bir tercih hakkı dururken bundan vazgeçmesi, eğitim yoluyla hayatını değiştirebileceğine ve güvenceli bir gelecek kurabileceğine dair inancın kalmadığının işareti’’ değerlendirmesini yaptı.
Aile ve öğrencilerin borçlanmasıyla
süren bir “eğitim piyasası” üretiliyor

Vakıf üniversitelerindeki görünümün ise eğitimin ticarileşmesinin geldiği düzeyi bir kez daha gözler önüne serdiğini ifade eden Parlakçı, ‘’Devlet üniversitelerinde doluluk yüzde 99’u aşarken vakıf üniversitelerinde bu oran yüzde 79,7’dir; yani kontenjanların yaklaşık beşte biri boş kaldı. Boşluğun temel nedeni vakıf üniversite ücretlerine yapılan fahiş zamlar ile artan barınma ve yaşam maliyetleri. Yoksul ve dar gelirli aileleri en baştan dışarıda bırakan bu piyasacı durum bir yanda devlet üniversitelerinde olağanüstü bir rekabet, diğer yanda ailelerin ve öğrencilerin borçlanmasıyla ayakta duran bir “eğitim piyasası” üretiyor’’ açıklamasında bulundu.
Her yıl genel başarı düzeyinin ne
kadar gerilediğini görmek mümkün

Parlakçı, ‘’YÖK’ün yapay zeka, veri bilimi ve siber güvenlik gibi “geleceğin meslekleri” başlığı altında açtığı programların yüzde 100 dolmasını bir başarı hikayesi olarak sunması da gerçeği değiştirmiyor. Parlak adlarla açılan programlar eğitim sisteminin yapısal krizini örtmeye yetmez. Nitekim sınav sonuçlarında her yıl genel başarı düzeyinin ne kadar gerilediğini görmek mümkün’’ dedi.
Binlerce genç çok ağır bir eleme

baskısıyla karşı karşıya kaldı
‘Devlet üniversitelerinde geçen yıl 5 bin 503 olan boş kontenjan sayısı bu yıl 2 bin 292’ye gerilemiş, boş kontenjanlar yüzde 58,3 oranında azaldı diyen Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Ömer Parlakçı, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Azalma kontenjanların daraltılmasıyla sağlanmış. YÖK Başkanı’nın hukuk, eczacılık, diş hekimliği, psikoloji ve öğretmenlik programlarında kontenjanların “yeniden düzenlendiğini” ifade etmesi, bu daralmanın açık itirafı. Arzı kısarak elde edilen yüzde 100 doluluk bir başarı ölçütü olamaz. Nitekim daralmanın doğrudan sonucu, taban puanların ve yaklaşık sıralamaların bu yıl belirgin biçimde yükselmesi ve üniversiteye girişteki rekabetin daha da sertleşmesi oldu. Kontenjanın azaltıldığı her programda binlerce genç aynı sıralara girebilmek için çok daha ağır bir eleme baskısıyla karşı karşıya kaldı. Dolayısıyla bu doluluğun altında eğitime erişimin gitgide daraldığı açığa çıkıyor.’’ Haber Merkezi

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *