Hedefleri önlerine çıkan en zorlu sınavda ÖSS’de başarılı olmak
19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik Bayramı yurdun her yerinde olduğu gibi ilimizde de coşkuyla kutlandı. Gençlere armağan edilen bu bayramda gençlerin, yaşadığı kent, ülke ve dünya sorunlarına ne kadar yakın olup olmadıklarını, hayattan beklentilerini ve gelecekle ilgili endişe ve kaygılarını sorduk.
Gençler ÖSS’ye kilitlendi
16 ve 20 yaş arasındaki gençler, en büyük hedeflerinin ÖSS'yi kazanmak ve bir meslek sahibi olmak olduğunu dile getirirken, üniversiteyi bitirdikten sonra iş bulup bulamama konusunda kaygıları olduğunu, ancak hayat başarısının ÖSS’deki başarı ile doğrudan ilgili olduğunu söyledi.
Hem çalışıp hem de okuyorlar
Çınarlı parkında arkadaşlarıyla bir arada otururken bulduğumuz 16 Yaşındaki Uğur Taner Parmaksız, 9. sınıf öğrencisi olduğunu, şu anda hem okuyup hem de çalıştığını belirtirken gelecekle ilgili planlarının en olduğu şeklindeki soruya ise şöyle yanıt verdi, “Mehmet Akif Ersoy Endüstri Meslek Lisesi’nde okuyorum. Hem okula gidi yor hem de çalışıyorum. Amacım üniversite sınavlarında başarılı olmak. Ancak sınavları kazanamasam bile en azından mesleğim var. Çünkü gelecekte kendi kendime yetebilmek için bir meslek sahibi olmak zorundayım.'
16 yaşında ÖSS’ye hazırlık başladı
16 Yaşındaki Abdülkadir Akgün de arkadaşları gibi hafta sonları ve yaz tatillerinde çalışıyor, diğer günlerde de okula gidiyor. Mehmet Hayri Akınal Anadolu İmam Hatip Lisesi 9'uncu sınıf öğrencisi Akgün, meslek lisesinde olmasına rağmen alanı dışındaki bir üniversiteye girmek istediğini söylüyor.
Üniversite mezun olmadan iş bulma şansının çok zor olacağını söyleyen Akgün, ÖSS’deki yığılmaların gençlerin önünde çok ciddi bir engel olduğunu düşünüyor. Bir diş laboratuvarında çalıştığını, ancak amacının mutlaka üniversiteye girmek olduğunu yineleyen Akgün, “Ülkemizde üniversiteye gitmeyen birinin iş bulma şansı yok denecek kadar az. Belki bir başka ülkede olsam liseyi bitirdikten sonra çalışmaya devam ederdim. Ancak biz de niteliklerini sorandan hangi okulu bitirdiğini soruyorlar. Bu nedenle de de şu anda bile ÖSS’ye hazırlanıyorum" diye konuştu.
Meslek tercihleri yapıldı sıra sınavda
19 Mayıs törenlerinin ardından bir kafede ziyaret ettiğimiz gençler de yaşıtlarından farklı düşünmüyordu gelecek konusunda. Onlar da bir iş bulmanın ve bulduğu işle geçinmenin tek yolunun üniversite okumaktan geçtiğini düşünüyor ve hedeflerine ulaşmak- için çalıştıklarını dile getiriyordu.
19 Yaşındaki Adil Özdemir, geçen yıl ÖSS'ye girdiğini, ancak hedefledi yerin altındaki bölümleri tercih etmediği için bu yıl yeniden sınava girme kararı aldığını söyledi.
Özdemir'in bir tek hedefi var İTÜ Mühendislik Fakültesi, İTÜ'nün dışındaki bir yeri tercih etmeyeceğini söyleyen Özdemir, “İTÜ yü kazanıp, yurt dışı bağlantılı firmalarda çalışmak istiyorum. Eğer ciddi bir fakültede iyi bir bölüm okuyamazsam üniversite okumak da iyi bir iş bulmaya yetmeyecektir" dedi.
Atatürk devrimlerini yeterince anlayamadık ve uygulayamadık
19 Yaşındaki Emre Mertsöz, arkadaşları gibi kendisini üniversite kazanmaya hedeflemiş, onun da tercihi belli. Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi. Mertsöz, bir taraftan sınavlara hazırlanıyor, diğer taraftan da kent, ülke ve dünya siyasetiyle ilgili konulara kulak veriyordu. Pek çok yaşıtı yönetim ve siyaset konusunda yorum yapmaktan kaçınırken Mertsöz Bay Pipo dan etkilendiğini ve bu yüzden devlet yönetimlerine özel bir ilgi duyduğunu söylüyordu. Ülkenin iyi yönetilmediğine inandığını söyleyen Mertsöz "Ancak bu durum mevcut hükümetin değil, önceki hükümetlerin de suçu. Çünkü Atatürk devrimlerini biz halen yeterince anlayamadık ve uygulayamadık" dedi.
Başka çıkış yolu yok
Eğitimci bir ailenin evladı olan 18 yaşındaki Hamza Çınar da pek çok yaşıtı genç gibi zamanının önemli bir kısmını ÖSS'ye hazırlanarak geçirenlerden. Yanıbaşlarında ÖSS hazırlık 'kitapları satranç tahtasının başında yakaladığımız Çınar, kendi geleceği konusunda bir kaygı duymadığını, ancak eğitimsiz ailelerin yetiştirdiği çocukların gelecekleri için endişe duyduğunu söyledi.
Toplumda eğitimsiz İnsanların sayısının giderek arttığını, bu tür ailelerde çocuk sayısının fazla olmasından dolayı, toplumun çoğunluğunun eğitimsiz kimselerde oluştuğunu söyleyen Çınar, “Ben kendi geleceğim konusunda endişe duymuyor. Çünkü daha iyi bir yaşam için var gücümle çalışıyorum. Çünkü ben başka çıkış yolum olmadığını biliyorum. Ancak bunu bilmeyen çok sayıda insanla karşılaşıyoruz” diye konuştu.
