RAST

YAYINLAMA: 07 Ağustos 2026 / 00.00 | GÜNCELLEME: 06 Ağustos 2026 / 15.49

Türk Sanat Müziği’nde bu makama hayranımdır. Bilmem biliyor musunuz, bu makam diğer makamlar arasında inişi çıkışı olmayan bir makamdır. Bir başka deyişle doğru ve düz bir makam olarak bilinir. Bu makamda bestelenen bir çok eser vardır. Selanikli Ahmet Efendi’nin bir bestesi ‘Bilmem ki nedendir Bana Sen Hor Bakıyorsun,’ Hacı Faik Bey’in bir değişik bestesi, ‘Bir Dame Düşürdü Beni Bahtı Siyahım’ ve Ahmet Rasim’in sözlerini yazdığı Tateos Efendi’nin muhteşem bir bestesi ‘Bir Gönlüme Bir Hali Perişanıma Baktım’ adlı eserleri dinlerken, günümüz Türkiyesi’nde yaşamımızı dile getirdiğine inanırım. 

Artık insanlar doğru düşünmeye, hatta aklını kullanmaya ve bilhassa siyasilerin söylediği sözleri, halkın sorgulamaya başladığını düşünmekteyim. Ekonominin koşmaya başladığını, büyümenin coştuğunu söyleyen siyasilerin, doğru bir söz söylemediğine şahit olmaktayız. Vatandaşın artık TUİK rakamlarına hiç inanmadığını dinlemekteyiz. İthalat ve ihracat makasının çok hızlı açıldığına şahit olmaktayız.  

Ülkemizde dış borcun aşırı yükselmesine neden olan bir de faiz yükü bulunmakta. Bunu göremeyen bir maliyenin, ülkeye ne faydası olduğu sorgulanmakta. 

Bir ülkede büyüme ne ile olur?’ diye soru sorulabilirsiniz. Türkiye’de büyüme, dünyanın diğer ülkelerinde olduğu gibi sanayide yatırım, yeni iş sahalarının açılması ve buna bağlı olarak büyük enerji yatırımları planlamanızla oluşmamakta. 

Ülkemizde enerji tüketiminin artmadığını, TUİK verilerinden anlamaktayız. Enerji tüketiminde, mevcut enerji tüketim taahhütlerini yerine getirebilmek için yaz saatlerimizi, kış günlerine uzatarak, vatandaşı mecburi enerji tüketimine zorlatan bir idare ile yönetilmekteyiz. 

Bu çok ciddi bir konudur. Hani hava meydanları yapıldı zarar eden, OTO yollar yapıldı Beş Kuruş verilmeden, ancak misli ile geri toplayan 5 ahbap müteahhit bulunmakta. Köprüler yapıldı, hani Osmanlı’nın Galata Köprüsü gibi ‘Ey ümmetim bu köprüden geçmeniz lazım, geçersen 5 lira, geçmesen 10 lira vereceksin’ diye dayatılan bir anlayışı izlemekteyiz. 

Çıkın İstanbul’dan Izmit istikametine E 5 diye tanımlanan yola, Harem’den başlayarak yol boyunca sağlı sollu boş arazilerde satılık TIR olarak tanımlanan, kamyonların üzerinde SATILIK levhası göreceksiniz. Binlercesi bu yol üzerinde alıcı beklemekteler. Neden diye hiç düşündünüz mü? 

Bu sadece bu yol üzerinde mi? Hayır, Türkiye’nin bütün şehirlerinde bu sahneleri görmemiz mümkün. Bu neyi ifade etmekte? Ülkemde üretimin en düşük seviyelerde olduğunu gösterir. Türkiye’de üretim ihracatının da pek anlatılan seviyelerde olmadığının işareti olduğunu düşünmekteyim.

Bir zamanlar mercimek ambarı olan Türkiye, bilhassa Gaziantep. Ama şimdi mercimek ithal ettiğimizi biliyor musunuz? Sebze ve meyve de ithal eden Türkiye’de, aynı zamanda hayvancılığın en düşük düzeyde kaldığını biliyoruz. Sırbistan’dan et ithal edildiğini üzülerek öğrenmekteyiz. Hatta saman bile ithal eden bir ülke haline gelmemizde, kimlerin yanlış politikaları olduğunu düşünmemizde ciddi fayda olduğunu düşünmekteyim.  

Ülke yöneticilerinin söylediği gibi büyümenin %6 civarında olmadığını, uluslararası finans kurumlarının verilerini yayınlayan Financial Times adlı gazeteden okumaktayız. Türkiye’nin %2.16 küçülmekte olduğunu ifade etmekteler. Biz eksi 2.16 büyüyoruz diye bağırırsak, hangi yatırımcı ülkemizde yatırım yapar? 

Eğer Türkiye küçülüyorsa, siz ‘bu ülkede ben büyüyorum’ deseniz bile sizin bağırmanızın bir değeri harbiyesi yoktur. Gökteki ŞİMŞEK’in vızıltısı derler adama. 

Bu nedenle gerçeği görüp kabul etmek erdemdir. Bir ülkede yatırım yapılabilmesi için, o ülkede güvenilir bir HUKUK düzenine ihtiyaç vardır. Kuvvetlerin ayrılımı yürütmede çok önemlidir. 

Yasama, bu güç yani KANUN yapmak, bir tek insanın kaleminden çıkmakta. Peki Mecliste maaş alan 600 insanın mevcudiyetinin nedeni nedir? 

Yürütme, bütün ERK bir tek kişinin kaleminde buluşursa, bunun demokraside tarifi nedir? Hem Parti Başkanı, Hem Cumhurun Başı olarak mikrofonlarda kelam etmesi, Kars’taki heykele söylenen söz gibi, bir durum olur. 

Yargı, Parti Başkanı olarak bir kişinin atayacağı yargı mensuplarının tarafsız olmasını bekleyebilir miyiz?

Kendinize sorun ‘ADALET MÜLKÜN TEMELİ’ nasıl mümkün olabilir? diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.

RAST
YORUMUNUZU YAZIN, TARTIŞMAYA KATILIN!
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *