ANASAYFA arrow right Ekonomi

"Türkiye'deki hiçbir kent afetlere yüzde 100 hazır değil"

"Türkiye'deki hiçbir kent afetlere yüzde 100 hazır değil"
YAYINLAMA: 27 Eylül 2026 / 13.27
GÜNCELLEME: 27 Eylül 2026 / 13.27

Türkiye'deki depremlerde yıkım eşiği çok düşük, kentin altyapısı nüfusu taşımıyor

 

"Afete hazırlık anlamında önce kurumlarımızda planlamalar yapmamız lazım. Bizim yapmadığımız şey bu. Dolayısıyla her doğa kaynaklı olay, İzmir'e afet olarak bundan sonra da dönmeye devam edecek."

Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Koray Çetin Önalan, "Gelişmiş ülkelerde 5 civarındaki depremlerden kimse çok tedirgin olmaz. Türkiye'de depremlerde yıkım eşiği çok düşük. Büyüklüğü 6 civarındaki depremler bizim yıkım eşiğimizde olduğu için biz her türlü sarsıntıda 'Acaba yıkım olacak mı?' diye tedirgin oluyoruz" dedi. Önalan, "İzmir'in altyapısı nüfusu taşımıyor" ifadelerini kullandı. 

Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Koray Çetin Önalan, Türkiye'de yapıların depremlere karşı dayanıklılığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde son günlerde meydana gelen depremlerin bölge halkında tedirginlik yarattığını belirten Önalan, söz konusu depremlerin yıkıcı etkisi olmayan büyüklüklerde olduğunu söyledi. Önalan, "Gelişmiş ülkelerde 5 civarındaki depremlerden kimse çok tedirgin olmaz. Türkiye'de depremlerde yıkım eşiği çok düşük. Büyüklüğü 6 civarındaki depremler bizim yıkım eşiğimizde olduğu için biz her türlü sarsıntıda 'Acaba yıkım olacak mı?' diye tedirgin oluyoruz" dedi.

Türkiye'de kentsel dönüşüm değil, bina dönüşümü yapıldığını dile getiren Önalan, "Sokağın içerisindeki bir tane bina yıkılıp yerine deprem yönetmeliklerine göre yeni bir bina yapılıyor. Sokak değil, bina dönüştürülüyor. Sokağın içerisindeki birkaç binayı dönüştürmek o sokağı, daha büyük ölçüde kenti depreme hazırlıklı hale getirmez. Kentsel dönüşüm başka bir mantıkla yürütülmeli. Kentsel dönüşüm değil, kentsel değişim olmalı. Bir bütün olarak kenti bütün afetlere karşı dirençli hale getirmemiz gerekiyor. Dönüşümün ada bazında yapılması gerekiyor. Kentin afetlere hazırlanması altyapısıyla, çevresiyle birlikte planlanarak mümkün olabilir. Afet öncesi, afet anı ve afet sonrası olarak üç bölümde planlanması gerekiyor. Sadece İzmir değil, Türkiye'deki hiçbir kentimizin afetlere yüzde 100 hazır olduğunu söyleyemeyiz" diye konuştu.

"Depremi yönetemeyiz, afeti yönetmemiz gerekir"

Kurumların da depreme hazır olması gerektiğini vurgulayan Önalan, "Depremi yönetemeyiz, afeti yönetmemiz gerekir. İzmir'de Büyükşehir Belediyesi, Mühendislik Jeolojisi Şube Müdürlüğü gibi son derece hayati bir birimi kapatarak sorumluluklarını mühendislik jeolojisinin sadece bir alt dalı olan Zemin İnceleme Şube Müdürlüğü'ne devretti. Bu kabul edilebilir değil. Büyükşehir Belediyesi'nin afete hazırlık, depremlere hazırlık konusunda ciddi davranmadığını, bu işi ciddiye almadığını görüyoruz. Afete hazırlık anlamında önce kurumlarımızda planlamalar yapmamız lazım. Bizim yapmadığımız şey bu. Dolayısıyla her doğa kaynaklı olay, İzmir'e afet olarak bundan sonra da dönmeye devam edecek" dedi.

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *