ANASAYFA arrow right Güncel

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru sayısı yüzde 111 arttı

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru sayısı yüzde 111 arttı
YAYINLAMA: 09 Mart 2026 / 11.16
GÜNCELLEME: 09 Mart 2026 / 11.16

Anayasa Mahkemesi 27 Şubat 2026 tarihinde bireysel başvurulara ilişkin 23 Eylül 2012 – 31 Aralık 2025 tarihlerini içeren onüç yıllık istatistikleri yayımladı.

Yapılan 714 bin 774 adet bireysel başvuru sayısı 2022’de yüzde 67, buna karşılık 2025 yılı sonunda bireysel başvuru sayısı yüzde 111 artış göstermiş.

Hak ihlallerinde vazgeçmeyen bir hukuk sistemine teslim olmuş yargının hali, perişan!

Anayasa mahkemesi 623 bin 88 bireysel başvuruyu sonuçlandırmış. Halen 91 bin 686 başvuru sıra bekliyor. Bir anlamda Anayasa mahkemesi yapılan başvuruların yüzde 87’sini karşılamış durumda.

Yargıya güvenin olmadığı, hak aramanın nafile olduğu bir hukukla yaşamak….

İstisnalara bakılırsa OHAL kapsamında yapılan başvurular hariç diyor Anayasa Mahkemesi. OHAL Komisyonu kurulması üzerine “başvuru yollarının tüketilmemiş olduğu” gerekçesiyle kabul edilemezlikle sonuçlandırılan 72 bin134 dosya hariç 2017 yılı başvuruları karşılama oranı ise yüzde 90… Mahkeme OHAL’e dokunmuyor…Karar vermiyor ve vermek istemiyor…O zaman yasama eliyle “komisyon” kuruluyor. Konu yürütmeye ait oluyor ve binlerce çıkmaz yoldan birisi daha kanununa kavuşarak kanunilik ilkesini yok sayıyor…

Binlerce dosya idari mekanizmaya teslim edilerek yeni yolun çıkmazları yaşanıyor…

Yargı denetimini ortadan kaldırabilmek için böyle bir yoldan geçmeyi “kanuni” sayan ve OHAL başvurularının sonuçsuz kalması için idari yargıya emanet edilen ve sesi kesilen yargının sesi yok!

İnsanları yaşarken yaşamından koparan “işlemlerin” hesabını soran yargı yok!

Hatta ve hatta; “devlete sadakat” ve “bağlılık” için gerekçe yazanların hukuku çoğaltılıyor ve adaleti yok!

Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmaması yöntemiyle yargıya erişimin engellendiği bir sistem kurmak ve yargısal denetim yollarını yargı kararlarıyla tıkamaktır olup bitenler…

AİHM'e 2025'te toplam 53 bin 464 şikayette bulunulmuş. Başvuruların 18 bin 464'ü Türkiye kaynaklı hak ihlali iddiaları.

Türkiye, AİHM’e yapılan başvuruların yüzde 34,5 gibi bir oranla birinci sıraya yerleşmiş durumda…

Bu rakamlar AİHM ile ilgili istatistiklerden sadece birisi…

Uygulanmayan Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını tartışmaktan kararları uygulamaya bile zamanı olmayan yargının içinde bulunduğu hallerin istatistiklerde bile yeri kalmadı…

Uygulanmayan kararların başında Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararları birinci sırada…

Okunup geçilen, haber bile olmayan bu istatistikler ne anlatıyor?

İstatistik verilerin değerlendirilmesidir. Soyutlama yapılmasını sağlar. Ekonomik modellerin oluşturulmasında istatistiklere başvurulur. Geçmiş ve güncel, özel ve kamu sektörünün sorunlarının çözümünde istatistik analizleri ve yöntemleri kullanılır.

Toplumsal bilimlerde ve ekonomide sistematik değişimleri tesadüfi değişimlerden ayırt etmekte istatistikler çok işe yarar.

Toplumsal ilişkileri matematikle ifade etme eğilimi olarak istatistik, toplumsal yapıyı anlatır, açıklar ve yön verebilir.

Toplumsal yapı ve örgütlenmelerin tarihi ve kültürel boyutlarının ancak matematik diline çevrilebilecekleri düzenlemeler olarak anlaşılabilir olmasını sağlayan istatistikleri okumak geçmiş tarih ve kültürün adı gibidir (Ekonomi Sözlüğü / Islık Yayınları/2021/S.402-40)

Yargı istatistiklerinin ülkemizde adı yoktur.

Geçmiş tarihten yararlanarak hak arama yollarını ve insan haklarını koruyan demokratik, laik, sosyal bir hukuk ve hukuk devleti oluşturmak yerine; geçmişten ve kültürden uzaklaşmış bir topluma uygun görülen nedir?

Türk Yargı Etiği Bildirgesine göre, hakimler ve savcılar; insan onuruna saygılıdır, insan haklarını korur ve herkese eşit davranırlar.

Yargıçlar yargıya olan güveni tartışmalı hale getirebilecek veya zedeleyebilecek tutum ve davranışlardan her zaman ve her yerde titizlikle kaçınırlar.

İfade özgürlüklerini, yargıya duyulan güveni sarsmayacak ve siyasi tarafgirliğe düşmeyecek biçimde kullanırlar.

Acaba etik ilkelerinin uygulanmasıyla ilgili istatistikler var mı? Varsa nerede?

Yoksa, yok mu?

Yargının insan haklarını koruyan ilkelerinin toplumsal ve kültürel yaşamımıza yansıması ister istatistiklerde ister toplumsal ve kültürel ilişkilerimizde olsun cesaretle ve adaletle yer almalıdır.

Ekonomi perişan halde.

Yargı ekonominin sırasını ve yerini kapmak, fakirlikte birinci olmak için uğraşıyor.

Ekonomi istatistikleri zorluyor…Yargının istatistikleri ise yaşamı…

Sefaleti ve fakirliği yaratanların istatistiklerinden kurtulmak gerekir. Fikret İlkiz/Bianet

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *