Pazar günü öğleden sonra tüm Antep’i etkisi altına alan süper hücre sonucunda çatılar uçtu, ulaşım felç oldu, nehirler taştı, ağaçlar devrildi, okullar ve binalar hasar aldı, araçlar zarar gördü
İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Burkay Güçyetmez, ‘’Bilimi ve yetkin mühendislik hizmetlerini bir "masraf kalemi" olarak değil, can ve mal güvenliğimizin en büyük teminatı olarak görmek zorundayız. Dirençli kentler yaratmak; yerel yönetimlerimizden meslek odalarına, özel sektörden vatandaşlarımıza kadar tüm paydaşların omuz omuza vermesiyle başarabileceğimiz ortak bir sorumluluk. Afetlerle mücadelede akademik ve bilimsel bilgi birikimini yok sayan zihniyetler kaybetmeye mahkum’’ dedi.
Her bir detay, ciddi bir mühendislik hesabı
ve kaliteli uygulama ve denetim gerektirir
Modern bilimin afet meydana gelmeden önce tehlikelerin tespit edildiği ve önlemlerin alındığı proaktif "Bütünleşik Afet Yönetimi" sistemini önerdiğini kaydeden Güçyetmez, ‘’Kurumsal koordinasyon eksiklikleri, kaliteli mühendislik hizmeti almak yerine ucuza mal etme güdüsüyle hareket eden piyasa şartları ve imar disiplininden verilen tavizler, kentlerimizi doğa olayları karşısında daha kırılgan hale getiriyor. Bugün acı bir şekilde tecrübe edilen ve bizim yıllardır uyardığımız gibi; bir yapı sadece kolon ve kirişten ibaret değil. Balkon parapetlerinden cephe kaplamalarına, çatılardan istinat duvarlarına ve altyapıya kadar her bir detay, ciddi bir mühendislik hesabı ve kaliteli uygulama ve denetim gerektirir’’ dedi.
Gün dayanışma, birlik olma ve şehrimizin
yaralarını hep birlikte sarma günü
Meteorolojik açıdan nadir görülen ve olağanüstü bir şiddete sahip süper hücre fırtınasının kısa sürede ciddi olumsuzluklar yarattığına dikkat çeken Güçyetmez, ‘’Çatıların uçtuğu, ağaçların devrildiği, nehirlerin taştığı ve ulaşımın felç olduğu bu zorlu süreçte en büyük tesellimiz şu ana kadar verilen bilgilere göre can kayıplarının yaşanmamış olması. Gün; dayanışma, birlik olma ve şehrimizin yaralarını hep birlikte sarma günü’’ ifadelerini kullandı.
Yaşanan olay bilimsel literatürdeki
karşılığıyla meteorolojik bir tehlike
Yaşanan olayı olağanüstü bir doğa olayı ve bilimsel literatürdeki karşılığıyla meteorolojik bir tehlike olarak değerlendiren Güçyetmez, ‘’Tehlikenin çatıları uçurarak, cepheleri sökerek ve yolları nehre çevirerek kentimizde yarattığı tahribat, bizlere yapısal savunmasızlığımız ve risk yönetimi konusundaki eksikliklerimiz üzerine düşünme sorumluluğu da yüklüyor. Kentlerimizi geleceğe hazırlarken bilimin ve mühendisliğin rehberliğine ne kadar ihtiyacımız olduğunu bizlere bir kez daha acı bir tecrübeyle hatırlatıyor’’ diye konuştu.
Reaktif kriz yönetim anlayışı
artık tüm dünyada iflas etti
Güçyetmez, ‘’Afetlerin etkisini asgariye indirmek; doğa olaylarının gücünü değiştiremesek de kentlerimizin bu olaylara karşı dirençliliğini artırmakla mümkün. Afet anına odaklanan reaktif kriz yönetimi anlayışından, tehlikelerin önceden tespit edilip önlem alındığı proaktif Bütünleşik Afet Yönetimi sistemine geçiş artık tüm kurumlarımız için bir zorunluluk. Afet yönetiminde sadece olay anına odaklanan "reaktif kriz yönetimi" anlayışı artık tüm dünyada iflas etti’’ değerlendirmesini yaptı.
Doğa olaylarının afete dönüşmediği
bir Gaziantep’i hep birlikte inşa edeceğiz
Güçyetmez, ‘’Mesleki ve toplumsal sorumluluğumuzun bir gereği olarak; halkımızın güvenliği için doğru mühendisliği, liyakati, bilimsel aklı ve tavizsiz yapı denetim süreçlerini yapıcı ancak kararlı bir dille her platformda savunmaya devam edeceğiz. Doğa olaylarının afete dönüşmediği bir Gaziantep’i hep birlikte inşa edeceğiz’’ mesajını verdi. Haber Merkezi
