Türkiye İstatistik Kurumu, Eylül ayı enflasyon oranlarını açıkladı. 26 ay sonra ilk kez tek haneye düşen enflasyon, Eylül ayında yüzde 9,26 olarak gerçekleşti
Yaşam koşullarının zorlaştığı ülkemizde ve şehrimizde kira, gıda, ulaşım, sağlık ve gider giderler artarken, enflasyonun yüzde 9 çıkması kafaları karıştırdı, “Bu işte bir terslik var” dedirtti.
Enflasyonun tek haneli
olması herkesi şaşırttı
Eylül ayı enflasyon oranlarını değerlendiren Gıda Mühendisleri Odası Gaziantep İl Temsilcisi Onur Aydın, “Enflasyonun tek haneli olması bir çok kişi ve kurumda şaşkınlık yarattı. Çünkü vatandaşın bütçesi enflasyonu hiç de tek haneli hissetmiyor” diye konuştu.
Aydın, “Geçtiğimiz günlerde açıklanan rakamlara bakarsak genel enflasyon sepetinde artış bir önceki yıla göre yüzde 9,2 artmış olması ilk bakışta ekonomi için umut vadeden bir veri olarak görünse de sepeti ve detayları incelediğinizde yüzde 9,2’lik verinin yaşamın içinde pek de anlamlı olmadığını anlıyorsunuz. Bunun 2 sebebi var; birincisi gelir ve alım gücü düşen vatandaşların gelirleri içerisindeki gıda payı çok yüksek. Basitcesi orta ve düşük gelir grubundaki vatandaş gelirinin yarısından fazlasını beslenmeye ayırırken enflasyon sepeti içerisinde gıdanın ağırlığı yüzde 23 yani 4’te birinden bile az. Hal böyle olunca gıda fiyatlarındaki artış sepeti çok etkilemiyor. Düzenli olarak tütün ve alkol kullananların oranı 20 milyon civarında yani nüfusun ortalama yüzde 25’i fakat enflasyon sepetinde alkol ve tütün ağırlığı yüzde 4. Yani bu kalemlere gelen zamlar sepeti o kadar da etkilemiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Enflasyon sepetindeki
rakamlar pazardan farklı
Enflasyon sepetindeki rakamların pazardan farklı olduğunu ifade eden Aydın, “Yaptığımız araştırmalarda durum farklı doğal gaza 1 yılda yüzde 50 den fazla zam geldi, elektriğe de yapılan zamlar son 2 senede yüzde 70’i geçti. Üreticinin enerji maliyetlerini ürüne yansıtmaması mümkün mü? Değil tabiki. Gıdaya 1 yılda ortalama yüzde 40 zam geldi. Enflasyon sepetindeki oranı düşünüldüğünde düşük gelirli vatandaş için enflasyon yüzde 9,2’lerde falan değil, gelirinin yarısından fazlasını gıdaya ayıran vatandaşlarımızdan bahsediyorum ki bu kesimin oranı son yıllarda giderek artmakta; düşük ve orta gelirli vatandaşın enflasyonu çok daha yüksek” ifadelerini kullandı.
Rakamlar, nereden baktığınıza
göre size farklı şeyler söyleyebiliyor
Gıda Mühendisleri Odası Gaziantep İl Temsilcisi Onur Aydın, konuşmasını şu cümlelerle sonlandırdı: “Tabi ki istatistik ve matematik konusu olan enflasyonda baz etkisi tabloyu toz pembe göstermek için iyi kullanılıyor. Enflasyon geçen sene yüzde 20 idi. Bu yılın enflasyonu geçen yıla göre oranlandığından sanki artışlar az gibi bir hava yaratılmaya çalışılıyor. Fakat geçen sene orantısız artışlar yaşanmıştı ve yüzde 20 enflasyon son yılların rekoruydu. Bu yıl işte biz o rekor enflasyonla karşılaştırıldığımızda yüzde 9,2 daha fakirleştik. Yani rakamlar nereden baktığınıza göre size farklı şeyler söyleyebiliyor.” Hüseyin Karataş
Yaşam koşullarının zorlaştığı ülkemizde ve şehrimizde kira, gıda, ulaşım, sağlık ve gider giderler artarken, enflasyonun yüzde 9 çıkması kafaları karıştırdı, “Bu işte bir terslik var” dedirtti.
Enflasyonun tek haneli
olması herkesi şaşırttı
Eylül ayı enflasyon oranlarını değerlendiren Gıda Mühendisleri Odası Gaziantep İl Temsilcisi Onur Aydın, “Enflasyonun tek haneli olması bir çok kişi ve kurumda şaşkınlık yarattı. Çünkü vatandaşın bütçesi enflasyonu hiç de tek haneli hissetmiyor” diye konuştu.
Aydın, “Geçtiğimiz günlerde açıklanan rakamlara bakarsak genel enflasyon sepetinde artış bir önceki yıla göre yüzde 9,2 artmış olması ilk bakışta ekonomi için umut vadeden bir veri olarak görünse de sepeti ve detayları incelediğinizde yüzde 9,2’lik verinin yaşamın içinde pek de anlamlı olmadığını anlıyorsunuz. Bunun 2 sebebi var; birincisi gelir ve alım gücü düşen vatandaşların gelirleri içerisindeki gıda payı çok yüksek. Basitcesi orta ve düşük gelir grubundaki vatandaş gelirinin yarısından fazlasını beslenmeye ayırırken enflasyon sepeti içerisinde gıdanın ağırlığı yüzde 23 yani 4’te birinden bile az. Hal böyle olunca gıda fiyatlarındaki artış sepeti çok etkilemiyor. Düzenli olarak tütün ve alkol kullananların oranı 20 milyon civarında yani nüfusun ortalama yüzde 25’i fakat enflasyon sepetinde alkol ve tütün ağırlığı yüzde 4. Yani bu kalemlere gelen zamlar sepeti o kadar da etkilemiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Enflasyon sepetindeki
rakamlar pazardan farklı
Enflasyon sepetindeki rakamların pazardan farklı olduğunu ifade eden Aydın, “Yaptığımız araştırmalarda durum farklı doğal gaza 1 yılda yüzde 50 den fazla zam geldi, elektriğe de yapılan zamlar son 2 senede yüzde 70’i geçti. Üreticinin enerji maliyetlerini ürüne yansıtmaması mümkün mü? Değil tabiki. Gıdaya 1 yılda ortalama yüzde 40 zam geldi. Enflasyon sepetindeki oranı düşünüldüğünde düşük gelirli vatandaş için enflasyon yüzde 9,2’lerde falan değil, gelirinin yarısından fazlasını gıdaya ayıran vatandaşlarımızdan bahsediyorum ki bu kesimin oranı son yıllarda giderek artmakta; düşük ve orta gelirli vatandaşın enflasyonu çok daha yüksek” ifadelerini kullandı.
Rakamlar, nereden baktığınıza
göre size farklı şeyler söyleyebiliyor
Gıda Mühendisleri Odası Gaziantep İl Temsilcisi Onur Aydın, konuşmasını şu cümlelerle sonlandırdı: “Tabi ki istatistik ve matematik konusu olan enflasyonda baz etkisi tabloyu toz pembe göstermek için iyi kullanılıyor. Enflasyon geçen sene yüzde 20 idi. Bu yılın enflasyonu geçen yıla göre oranlandığından sanki artışlar az gibi bir hava yaratılmaya çalışılıyor. Fakat geçen sene orantısız artışlar yaşanmıştı ve yüzde 20 enflasyon son yılların rekoruydu. Bu yıl işte biz o rekor enflasyonla karşılaştırıldığımızda yüzde 9,2 daha fakirleştik. Yani rakamlar nereden baktığınıza göre size farklı şeyler söyleyebiliyor.” Hüseyin Karataş
