ANASAYFA arrow right Güncel

Halkın yüzde 57'si erken seçim istiyor

Halkın yüzde 57'si erken seçim istiyor
YAYINLAMA: 31 Ekim 2026 / 16.23
GÜNCELLEME: 31 Ekim 2026 / 16.23

ASAL'ın ekim anketinde erken seçim isteyenlerin oranı yüzde 57,2'ye yükseldi. İki yıl içinde iktidar değişikliği talebi 14,6 puan arttı. Önce "ne seçimi" diyen Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın istediği tarihe "olur" verdi. Yeni Parti artık bastırmıyor, DEM Parti'nin gündeminde "erken seçim" yok.

ASAL Araştırma'nın 4-10 Ekim'de 28 ilde 2 bin 20 kişiyle yaptığı ankete göre Türkiye'de erken genel seçim isteyenlerin oranı yüzde 57,2'ye çıktı, karşı çıkanlar ise yüzde 33,5'e geriledi. Oran Ekim 2024'te yüzde 42,6 idi ve iki yılda 14,6 puan arttı.Tartışmalar Erdoğan'ın yeniden adaylığı etrafında düğümleniyor.

Mehmet Uçum, Erdoğan'ın adaylığını mümkün kılmak için olağan seçim tarihi olan 7 Mayıs 2028'i üç hafta öne çekerek 16 Nisan 2028'e almayı öneriyor. Anayasa'nın 116. maddesine göre bunun için Meclis'te en az 360 oy gerekiyor.

CHP'nin başına mutlak butlan kararıyla dönen Kemal Kılıçdaroğlu, 22 Ekim'de "yangın yerindeyken hangi erken seçimi yapacaksınız" dedi, 24 Ekim'de ise erken seçimden yana olduğunu söyledi. Nisan 2028 teklifine destek verip vermeyeceği sorulunca "Hayır, varız" yanıtını verdi. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel bu öneriyi "anayasanın arkasından dolaşmak" diye niteledi.

Uzmanlar, muhalefet seçmenindeki öfkenin örgütlenmezse umutsuzluğa dönüşebileceği uyarısında bulundu.

Türkiye'de erken genel seçim isteyenlerin oranı yüzde 57,2'ye ulaşırken, siyasi partiler arasında seçimlerin ne zaman ve hangi koşullarda yapılacağına ilişkin tartışmalar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden adaylığı sorunu etrafında düğümleniyor.

ASAL Araştırma'nın 30 Ekim'de kamuoyuna yansıyan kamuoyu yoklaması sonuçlarına göre erken seçim istemeyenlerin oranı yüzde 33,5'e gerilerken, yüzde 9,3'ü görüş bildirmedi.

Seçmen çoğunluğunun olağan seçim tarihini beklemek istemediğini gösteren anket, CHP yönetimine yargı kararıyla yeniden getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun erken seçime ilişkin birbiriyle gerilimli açıklamalar yaptığı, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in ise Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un 2028 seçim formülüne karşı çıktığı dönemde yayımlandı.

Erken seçim isteyenler iki yılda 14,6 puan arttı

ASAL'ın 4-10 Ekim tarihlerinde 28 ilde, 18 yaş üstü 2 bin 20 kişiyle bilgisayar destekli telefon görüşmesi yöntemiyle gerçekleştirdiği araştırmada, katılımcılara "Sizce erken genel seçim yapılmalı mı?" sorusu yöneltildi.

Erken seçim isteyenlerin oranı Ekim 2024'te yüzde 42,6 iken Ocak 2025'te yüzde 50,3'e, Ocak 2026'da yüzde 54,4'e çıktı. Mart 2026'da yüzde 58,9'a ulaşan talep, nisanda yüzde 54,5'e geriledikten sonra ekimde kısmi yükselişle yüzde 57,2 olarak ölçüldü.

İki yıllık artış 14,6 puan. Aynı dönemde erken seçime karşı çıkanların oranı yüzde 51,5'ten yüzde 33,5'e indi.

Araştırmanın hata payı yüzde 95 güven düzeyinde artı-eksi 2,41 puan olarak açıklandı. Dolayısıyla nisan-ekim arasındaki 2,7 puanlık fark tek başına kesin bir yön değişikliği kanıtı sayılmasa da iki yıllık ölçümler erken seçim isteyenlerin belirgin biçimde çoğaldığını gösteriyor.

Anketin saha çalışması, siyasi liderlerin ekim ayının ikinci yarısındaki açıklamalarından önce yapıldı. Sonuçlar söz konusu açıklamalara tepki değil, daha önce oluşmuş bir seçmen eğiliminin göstergesi.  olarak değerlendirilmeli.

Kılıçdaroğlu: "Yangın yerindeyken hangi erken seçimi yapacaksınız?"

CHP'nin başına mutlak butlan kararıyla yeniden getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, 22 Ekim'de Ankara'da gazetecilerle buluşmasında erken seçim talebine mesafeli yaklaşmıştı:

"Ülke bu haldeyken, yangın yerindeyken hangi erken seçimi yapacaksınız?"

Kılıçdaroğlu, ekonomideki kötüleşmeyi, yolsuzlukları, gelir dağılımındaki bozulmayı ve yaygınlaşan yoksulluğu sıralayarak erken seçimin gerekçesini sorguladı.

Ancak Kılıçdaroğlu'nun erken seçimin neden yapılamayacağına gerekçe olarak gösterdiği sorunlar, erken seçim isteyenlerin taleplerinin üzerinde yükseldiği başlıca toplumsal ve politik koşullar arasında yer alıyor.

Kılıçdaroğlu, açıklamalarına yönelik eleştirilerin ardından 24 Ekim'de Gaziantep'in Karkamış ilçesinde gazetecilerle yeniden konuştuğunda ilk beyanını Erdoğan'ın seçime gitmeyeceğine dair öngörüne dayandırdığını iddia etti ve erken seçimden yana olduğunu söyledi:

"Erken seçim kararı alınabilirse bir an önce seçim olmasını isteriz."

Ancak bu açıklama, kendisinin erken seçim ve iktidar değişikliği için bir siyasal inisiyatif alma iradesini değil, kendileri dışında alınacak bir karara ayak uydurma eğiliminin dile getirilmesinden öteye gitmedi.

Kılıçdaroğlu'nun ikinci konuşmasında asıl dikkat çekici olan ise seçimlerin Nisan 2028'de yenilenmesine ilişkin soruya verdiği yanıttı.

Erdoğan'ın adaylık formülüne de "Varız"

Gazeteciler, Kılıçdaroğlu'na seçimlerin Nisan 2028'e alınması teklifine destek verip vermeyeceğini sordu.

Kılıçdaroğlu'nun yanıtı kısa ve açıktı:

"Hayır, varız."

Nisan 2028, yalnızca genel seçimleri erkene almak için öylesine ortaya atılmış bir tarih değildi. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum Erdoğan'ın yeniden adaylığını mümkün kılmak amacıyla aylardır savunduğu takvimde 16 Nisan 2028'i "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın adaylığının hukukileştirilmesi" tarihi olarak öneriyordu.

Kılıçdaroğlu gazetecilerin bu tutumunun Erdoğan'ın önünü açabileceğini hatırlatmasını Erdoğan'ın yeniden aday olacağını düşünmediği varsayımıyla  reddetti.

Üç haftalık değişiklikle dördüncü adaylık

Erdoğan, 2014, 2018 ve 2023'te cumhurbaşkanı seçildi. 2028'deki adaylığı, tarihsel olarak dördüncü cumhurbaşkanlığı adaylığı olacak.

İktidarın hukuki yorumu ise 2018'de yürürlüğe giren cumhurbaşkanlığı sistemini esas alıyor. Bu yoruma göre Erdoğan 2023'te ikinci dönemine başladı ve Anayasa'nın 116. maddesindeki istisnadan yararlanabilir.

Söz konusu madde, cumhurbaşkanının ikinci döneminde TBMM'nin seçimleri yenilemesi halinde bir kez daha aday olmasına izin veriyor.

Meclisin seçimleri yenileyebilmesi için en az 360 milletvekilinin oyu gerekiyor.

Olağan seçim tarihi 7 Mayıs 2028. Uçum'un önerdiği 16 Nisan 2028 ise yalnızca 21 gün önceye denk geliyor.

Dolayısıyla üç haftalık bir tarih değişikliği, iktidarın savunduğu hukuki yoruma göre Erdoğan'ın yeniden adaylığını mümkün kılacak Meclis kararının alınmasına hizmet edebilecek.

Uçum da haziran ayında yaptığı değerlendirmede 16 Nisan tarihinin siyasi ve toplumsal anlamda erken seçim olmadığını, olağan seçimin üç hafta öne alınmasından ibaret bulunduğunu söylemişti.

Kılıçdaroğlu'nun bu formüle destek verebileceğini açıklaması, erken seçim talebine yönelik ilk sözleriyle birlikte değerlendirildiğinde CHP'nin başına geri getirilişine ilişkin yorumları pekiştiriyor.

Özel: "Anayasanın arkasından dolaşmak"

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ise 19 Ekim'de DEM Parti eş genel başkanlarıyla görüşmesinin ardından Uçum'un önerisine karşı çıkmıştı:

"Biz seçimlerin birkaç hafta ya da 1 ay öne alınmasını erken seçim değil, anayasanın arkasından dolaşmak olarak görüyoruz."

Özel, iktidarın Mecliste gereken 360 oya sahip olmadığını hatırlatarak Uçum'a seçimlerin yenilenmesine ilişkin siyasi desteği kimden aldığı sorusunu yöneltti.

Özel'in açıklaması, erken seçim talebinin bütünüyle reddi değil, Erdoğan'a yeniden adaylık olanağı sağlayabilecek sınırlı tarih değişikliğine itiraz niteliğinde. Ancak erken seçim konusundaki bu anayasal itiraz, "sandığı önünde isteyen" seçmenlerin talebini karşılayacak bir siyasi seferberlik programıyla nasıl örtüştürüleceğine dair bir ima içermiyor.

TBMM'deki güç dengeleri, iktidar bloku dışında bir erken seçim kararı alınmasını zorlaştırıyor. Buna karşılık, kamuoyu araştırmalarında ortaya çıkan çoğunluğuk, seçimlerin yenilenmesi talebinin parlamentodaki mevcut ittifaklar aritmetiğinden tamamen farklı, çok geniş bir toplumsal zemine sahip olduğunu gösteriyor.

Uzmanlar: Öfke örgütlenmezse umutsuzluğa dönüşebilir

Reuters'ın 30 Ekim'de yayımladığı Türkiye muhalefetine ilişkin araştırma, siyasi temsil sorununun başka bir boyutunu ortaya koydu.

İstanPol Enstitüsü kurucu eş direktörü Seren Selvin Korkmaz, muhalefet seçmenindeki tepkinin ortadan kalkmadığı görüşünde:

"Bu öfkenin yok olduğuna inanmıyorum."

Korkmaz, toplumsal öfkenin siyasi veya örgütsel enerjiye dönüştürülememesi halinde hayal kırıklığına, umutsuzluğa ya da kayıtsızlığa dönüşebileceğini belirtti.

Ege Üniversitesi siyaset bilimi profesörü Tanju Tosun ise seçmenin değişim umudunu kaybetmesinin siyasal katılım üzerindeki olası etkisine dikkat çekti:

"Seçmen değişimin mümkün olduğuna inancını yitirirse neden oy kullansın?"

Tosun'a göre bu durum özellikle muhalefet seçmeninin sandığa katılımını zayıflatabilir..

Seçmen sandık isterken siyaset neyi tartışıyor?

ASAL'ın anketi, erken seçim isteyen herkesin iktidar değişikliği istediğini veya aynı siyasi seçeneği desteklediğini göstermiyor. Ancak araştırmanın ölçtüğü talep açık: Katılımcıların çoğunluğu 2028'deki olağan seçim tarihinin beklenmesini istemiyor.

Buna karşılık TBMM partilerinin tartışmasında erken seçime gitmek için izlenecek yoldan çok, seçimlerin hangi tarihte ve hangi anayasal sonuçlarla yenilenebileceği tartışması öne çıkıyor.

Kılıçdaroğlu'nun önce erken seçimin gerekçesini sorgulaması, ardından Erdoğan'ın yeniden adaylık hesabıyla bağlantılı Nisan 2028 formülüne de destek verebileceğini açıklaması, bu iki gündem arasındaki gerilimin en çarpıcı yansısı.

Son anket ve siyaset bilimcilerin uyarıları birlikte okunduğunda ortaya çıkan tablo, erken seçim isteyen toplumsal çoğunluğun talebiyle, mevcut siyasi aktörlerin iradesi arasıdaki kopuşun devamı halinde 2028'in hangi ayında seçim yapılırsa yapılsın, TBMM'nin halk iradesinin "tecelligahı" işlevine tamamen yabancılaşmasının kaçınılmazlaşacağına işaret ediyor. Bianet

 

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *