Türkiye'de et ürünlerinde ortaya çıkan hijyen sorunları halk sağlığı açısından ciddi riskler yaratıyor. Veteriner Hekimler Derneği Genel Başkanı Dr. Gülay Ertürk, "Sağlıklı hayvandan güvenli gıda üretimi, veteriner hekimlik hizmetlerinin temel ilkesidir" dedi.
Türkiye’de et ürünlerinde ortaya çıkan hijyen sorunları, tüketici güvenini zedelerken halk sağlığı açısından ciddi riskler yaratıyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı denetimlerinde bazı ürünlerde tek tırnaklı hayvan eti tespit edilmesi, gıda güvenliğini yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı. Ramazan ayında güncellenen listelerde sucuk, kıyma ve köfte gibi ürünlerde at ve eşek eti kullanıldığı belirlendi. Kocaeli Çayırova’da ise küflenmiş ve tarihi geçmiş et sattığı tespit edilen bir kasap kapatıldı.
Cumhuriyet’e konuşan Veteriner Hekimler Derneği Genel Başkanı Dr. Gülay Ertürk, et üretiminde hayvan sağlığı ve kesim öncesi kontrollerin gıda güvenliğinin en kritik aşamalarından biri olduğuna dikkat çekerek “Sağlıklı hayvandan güvenli gıda üretimi, veteriner hekimlik hizmetlerinin temel ilkesidir. Ancak Türkiye’de sahadaki uygulamalara baktığımızda, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerde hayvan sağlığı kayıtlarının yeterince düzenli tutulmadığını ve kesim öncesi kontrollerin her zaman ideal düzeyde yapılmadığını görüyoruz” dedi.
Kesim öncesi muayenenin hayvanın hastalık belirtileri, genel sağlık durumu ve zoonotik riskler açısından değerlendirilmesini içerdiğini aktaran Ertürk, “Bu aşamanın eksik uygulanması, hem hayvan hastalıklarının gıda zincirine girmesine hem de halk sağlığı açısından risklerin artmasına yol açabilir. Bu nedenle mezbahalarda veteriner hekim varlığının ve denetimlerin güçlendirilmesi hayati önemde” diye konuştu.
Hayvanlardan insanlara bulaşabilen birçok hastalığın gıda yoluyla geçebildiğini belirten Ertürk, “Şarbon, tüberküloz, bruselloz, tularemi, leptospiroz salmonelloz ve bazı paraziter hastalıklar bunlara örnek gösterilebilir” diye ekledi.
Türkiye’de bazı mezbahalarda özellikle altyapı yetersizlikleri, personel eğitimi eksikliği ve sürekli veteriner hekim denetiminin bulunmaması gibi sorunlar görüldüğünü söyleyen Ertürk, “Ayrıca küçük yerleşim yerlerinde ruhsatsız veya yetersiz denetime tabii kesim uygulamaları da gıda güvenliği açısından ciddi risk oluşturmakta. Bu nedenle mezbahaların teknik altyapısının güçlendirilmesi ve veteriner hekim denetiminin kesintisiz sağlanması gerekmekte” dedi.
Gıda güvenliğinin tesadüfe bırakılamayacağını vurgulayan Ertürk, “Et üretim zincirinin her aşamasında bilimsel kriterlere dayalı denetimlerin yapılması ve veteriner hekimlerin karar süreçlerinde etkin rol alması gerekir. Son dönemde kamuoyuna yansıyan görüntüler ve haberler gıda güvenliği sisteminde ciddi sorunlar olduğunu göstermektedir. Et üretimi halk sağlığını doğrudan ilgilendiren bir alandır ve bu süreçte bilimsel denetimlerin aksaması ciddi riskler doğurur” diye konuştu.
Önemli sorunlardan birinin denetim kapasitesinin yetersizliği olduğunu belirten Ertürk, “Gıda güvenliği sisteminin en önemli aktörlerinden biri veteriner hekimlerdir. Ancak bugün sahada görev yapan veteriner hekim sayısı, denetlenmesi gereken işletme sayısına kıyasla oldukça sınırlıdır. Bir veteriner hekimin sorumluluk alanında çok sayıda işletme, mezbaha ve üretim tesisi bulunabilmektedir. Bu da etkin ve sürekli denetimi zorlaştırmaktadır. Bunun yanında veteriner hekimler zaman zaman görevlerini yaparken ciddi baskı ve tehditlerle de karşılaşabilmektedir. Mezbaha veya gıda işletmelerinde hijyen ve mevzuata aykırılık tespit edip ‘gıdaya uygun değildir’ raporu düzenleyen veteriner hekimler tehdit edilmekte, hatta fiziksel saldırılara maruz kalabilmektedir. Bu görevini yaparken hayatını kaybeden veteriner hekim var. Dolayısıyla gıda güvenliği yalnızca teknik bir mesele değildir; aynı zamanda veteriner hekimlerin mesleki bağımsızlığının ve can güvenliğinin korunması gereken bir halk sağlığı meselesidir” ifadelerini kullandı. cumhuriyet
