“Derslik başına düşen öğrenci sayıları Türkiye ve OECD ortalamasının çok üzerindedir. Öğretmen açığı ve ücretli öğretmen uygulaması ilimizde devam etmektedir. Derslik ihtiyacı sorunu sürmektedir. LGS, YKS gibi merkezi sınavlarda iller arası sıralamada Gaziantep son sıralarda olmaya devam ediyor.”
Eğitim Sen Şube Başkanı Ali Ersönmez, “MEB’e bağlı kurumlarda siyasal kadrolaşma tüm sürerken, verimlilik ve liyakat adeta yok sayılmaktadır. Ekonomi, ticaret, sanayi kenti Gaziantep’i kültür, eğitim, sosyal yaşam kenti yapmak için eğitime ciddi yatırımlar yapılmalı ve saydığımız sorunların bir an önce adım adım ortadan kaldırılması gerekmektedir. Gaziantep mutlu, güvenli, nitelikli ve iyi yaşamak hepimizin hakkı. Bunun için el ele eğitim sorunlarına evrensel, bilimsel, demokratik ve eşitlikçi temelde yatırım yapma zamanı” dedi.
Eğitimdeki sorunlar devam ediyor
Ersönmez, “Eğitimin niteliğinde yıllar içinde yaşanan gerileme, eğitimde yaşanan ticarileşme, belirsizlikler, okulların fiziki altyapı ve donanım eksiklikleri, kalabalık sınıflar, ikili öğretim, taşımalı eğitim, öğrencilerin cemaat ve vakıfların kreşlerine ve yurtlarına yönlendirilmesi, çocukların taciz ve istismara uğraması, mülakata dayalı sözleşmeli öğretmenlik ve ücretli öğretmenlik uygulamasının sürmesi, ataması yapılmayan öğretmenler sorunu vb. gibi çok sayıda sorun eğitim sisteminin belli başlı sorunları olarak dikkat çekmektedir” ifadelerini kullandı.
Cinsiyetçilik ve cinsiyetçi uygulamaların
en yoğun görüldüğü alan eğitim
Başkan Ersönmez, eğitimde yaşanan ve yapısal hale gelen sorunların devam ettiğini belirtirken, “Çocuklar eğitim hakkından eşit koşullarda yararlanamamakta, çocuk yaşta evlenmenin önüne geçen adımlar atılmamaktadır. Yoksul, emekçi ailelerin çocukları başta olmak üzere, kız çocukları, kırsal kesimde yaşayan çocuklar açısından eğitime erişim konusunda ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Bölgesel, cinsel, sınıfsal vb. eşitsizlikler, anadilinde eğitim gibi en temel sorunlar iktidarın çözmek bir yana daha da derinleştirdiği temel sorunlar olarak varlığını sürdürmektedir. Toplumsal yaşamın her alanında görülen cinsiyetçilik ve cinsiyetçi uygulamaların en yoğun görüldüğü alanların başında eğitim alanı ve okullarımız gelmektedir. Geçtiğimiz dönemde cinsiyetçilik ve cins ayrımcı uygulamaların okullarda etkili şekilde üretilmeye devam ettiği görülmüştür” diye konuşma yaptı.
Eğitim ve bilim emekçileri
üzerinde mobbing daha da arttı
“Öğretmen atamalarında mülakat uygulamasında ısrar, liyakatin adım adım terk edilerek, yerine sadakatin gelmesine neden olmuştur” diyen Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Ali Ersönmez, konuşmasını şu şekilde tamamladı: “15 Temmuz 2016 sonrasında tek bir kadrolu öğretmen ataması yapılmazken, Kasım 2019 itibariyle MEB bünyesinde görev yapan sözleşmeli öğretmen sayısı 103 bine ulaşmıştır. Ülke çapında görev yapan ve tamamına yakını asgari ücretim altında ücret alan ücretli öğretmen sayısı ise 100 bin civarındadır. Sözleşmeli, ücretli güvencesiz çalışma nedeniyle eğitim ve bilim emekçileri üzerinde mobbing daha da artmıştır. Gaziantep’te bir öğretmenin, bir eğitim ve bilim emekçisinin güvencesiz çalışma koşulları nedeniyle yaşamına son vermesi güvencesizliğin yarattığı baskının, mobbingin somut fotoğrafıdır. Sözleşmeli, ücretli ya da başka bir ad altında yapılan öğretmenlik uygulamalarının tamamına son verilmelidir. Ancak yıllardır fiilen uygulanan ücretli öğretmenlik gerçekliği önümüzdeki temel sorunlardan birisi olması nedeniyle eşit işe eşit ücret hakkının ve tüm özlük mesleki hakların bütün öğretmenler için uygulanması gerekmektedir. Bu nedenle öğretmenler arasında kadrolu, sözleşmeli ya da ücretli öğretmen ayrımı yapılması doğru değildir.” Hüseyin Karataş
Eğitim Sen Şube Başkanı Ali Ersönmez, “MEB’e bağlı kurumlarda siyasal kadrolaşma tüm sürerken, verimlilik ve liyakat adeta yok sayılmaktadır. Ekonomi, ticaret, sanayi kenti Gaziantep’i kültür, eğitim, sosyal yaşam kenti yapmak için eğitime ciddi yatırımlar yapılmalı ve saydığımız sorunların bir an önce adım adım ortadan kaldırılması gerekmektedir. Gaziantep mutlu, güvenli, nitelikli ve iyi yaşamak hepimizin hakkı. Bunun için el ele eğitim sorunlarına evrensel, bilimsel, demokratik ve eşitlikçi temelde yatırım yapma zamanı” dedi.
Eğitimdeki sorunlar devam ediyor
Ersönmez, “Eğitimin niteliğinde yıllar içinde yaşanan gerileme, eğitimde yaşanan ticarileşme, belirsizlikler, okulların fiziki altyapı ve donanım eksiklikleri, kalabalık sınıflar, ikili öğretim, taşımalı eğitim, öğrencilerin cemaat ve vakıfların kreşlerine ve yurtlarına yönlendirilmesi, çocukların taciz ve istismara uğraması, mülakata dayalı sözleşmeli öğretmenlik ve ücretli öğretmenlik uygulamasının sürmesi, ataması yapılmayan öğretmenler sorunu vb. gibi çok sayıda sorun eğitim sisteminin belli başlı sorunları olarak dikkat çekmektedir” ifadelerini kullandı.
Cinsiyetçilik ve cinsiyetçi uygulamaların
en yoğun görüldüğü alan eğitim
Başkan Ersönmez, eğitimde yaşanan ve yapısal hale gelen sorunların devam ettiğini belirtirken, “Çocuklar eğitim hakkından eşit koşullarda yararlanamamakta, çocuk yaşta evlenmenin önüne geçen adımlar atılmamaktadır. Yoksul, emekçi ailelerin çocukları başta olmak üzere, kız çocukları, kırsal kesimde yaşayan çocuklar açısından eğitime erişim konusunda ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Bölgesel, cinsel, sınıfsal vb. eşitsizlikler, anadilinde eğitim gibi en temel sorunlar iktidarın çözmek bir yana daha da derinleştirdiği temel sorunlar olarak varlığını sürdürmektedir. Toplumsal yaşamın her alanında görülen cinsiyetçilik ve cinsiyetçi uygulamaların en yoğun görüldüğü alanların başında eğitim alanı ve okullarımız gelmektedir. Geçtiğimiz dönemde cinsiyetçilik ve cins ayrımcı uygulamaların okullarda etkili şekilde üretilmeye devam ettiği görülmüştür” diye konuşma yaptı.
Eğitim ve bilim emekçileri
üzerinde mobbing daha da arttı
“Öğretmen atamalarında mülakat uygulamasında ısrar, liyakatin adım adım terk edilerek, yerine sadakatin gelmesine neden olmuştur” diyen Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Ali Ersönmez, konuşmasını şu şekilde tamamladı: “15 Temmuz 2016 sonrasında tek bir kadrolu öğretmen ataması yapılmazken, Kasım 2019 itibariyle MEB bünyesinde görev yapan sözleşmeli öğretmen sayısı 103 bine ulaşmıştır. Ülke çapında görev yapan ve tamamına yakını asgari ücretim altında ücret alan ücretli öğretmen sayısı ise 100 bin civarındadır. Sözleşmeli, ücretli güvencesiz çalışma nedeniyle eğitim ve bilim emekçileri üzerinde mobbing daha da artmıştır. Gaziantep’te bir öğretmenin, bir eğitim ve bilim emekçisinin güvencesiz çalışma koşulları nedeniyle yaşamına son vermesi güvencesizliğin yarattığı baskının, mobbingin somut fotoğrafıdır. Sözleşmeli, ücretli ya da başka bir ad altında yapılan öğretmenlik uygulamalarının tamamına son verilmelidir. Ancak yıllardır fiilen uygulanan ücretli öğretmenlik gerçekliği önümüzdeki temel sorunlardan birisi olması nedeniyle eşit işe eşit ücret hakkının ve tüm özlük mesleki hakların bütün öğretmenler için uygulanması gerekmektedir. Bu nedenle öğretmenler arasında kadrolu, sözleşmeli ya da ücretli öğretmen ayrımı yapılması doğru değildir.” Hüseyin Karataş
