ANASAYFA arrow right Güncel

Sağlık sistemi hizmet veren emekçileri hasta ediyor ve yaşamlarına mal oluyor

Sağlık sistemi hizmet veren emekçileri  hasta ediyor ve yaşamlarına mal oluyor
YAYINLAMA: 21 Haziran 2026 / 21.44
GÜNCELLEME: 21 Haziran 2026 / 21.44

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Gaziantep Şubesi yaptığı açıklamada, Türkiye’de bir sağlık emekçisi AB ve OECD ülkelerindeki emsallerine göre yarı ücretle 4 kat daha fazla çalıştığını ifade ediyor.

Şube Başkanı Serpil Dağdemir, ‘’Uygulanan politikalar sağlık emekçilerine tükenmişlik, meslek hastalıkları ve şiddet olarak geri dönüyor. “Dönüşüm” adı altında uygulanan bu sağlık sistemi hizmet veren emekçileri de hasta ediyor yaşamlarına mal oluyor. Halk açısından da sağlık hizmetlerine erişimin zorlaşması ve paran kadar sağlık dönemi olarak dönüyor’’ şeklinde konuştu.

Toplumsallaşan ve siyasallaşan
bir mücadele hattına ihtiyaç var

Sağlıkta dönüşüm denilen programın, uluslararası bir sermaye projesi olduğunu bildiklerini kaydeden Dağdemir, ‘’Kapitalist ülkelerin tamamında uygulanmaya çalışılan bir model. Doğallığında politik ve siyasal bir tercih. O nedenle de başka bir sağlık sisteminin mümkünlüğü sadece emek ve meslek örgütlerinin tek başına değil, halkın örgütlü tüm yapılarının ortak mücadelesi ile gerçekleşebilir. Toplumsallaşan ve siyasallaşan bir mücadele hattına ihtiyaç var’’ ifadelerini kullandı.

Yoksullar, dar gelirliler cepten artan
ödemeler nedeni ile daha da yoksullaşıyor

Sağlıkta Dönüşümün geldiği boyutun sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sıkıntılarla ortaya çıktığını kaydeden Dağdemir, ‘’Cepten ödemeler her gün artıyor. Katkı katılım payları ilave ücretler artıyor. SUT kapsamında ödenmesi gereken ilaçların sayısı azalıyor. Yoksullar, dar gelirliler cepten artan ödemeler nedeni ile daha da yoksullaşıyor. Eskiden hastanede yaşadığımız muayene ve ilaç kuyrukları şimdi sanal kuyruklara (MHRS) dönüşmüş durumda. Randevu bulamama, görüntüleme vb işlemler için aylarca, yıllarca bekleme bizlere reva görülüyor’’ değerlendirmesinde bulundu.

Sağlık emekçileri düşük
ücretlere mahkum ediliyor

Sağlık emekçilerinin düşük ücretlere mahkum edildiğini sözlerine ekleyen Dağdemir, ‘’Üniversitelerde belirli branşlarda çok az sayıda bulunan hekimler de özelde daha fazla kazanabildiği için özeli tercih etmeye başlıyor. Üniversitelerde geçinemeyen hocalar mesai dışı öğretim üyesi muayenesi adı altında birazcık ta olsa gelirlerini arttırmak için daha çok muayene yapmak zorunda kalıyorlar. Bu nedenle tıp eğitiminde öğrenci yetiştirmeye zaman ayırmaları azalıyor. Bu da tıp eğitiminin bile niteliksiz hale gelmesini sağlıyor’’ şeklinde konuştu.

Koruyucu sağlık hizmetlerine bütçe ayrılmıyor

Başkan Dağdemir, ‘’Koruyucu sağlık hizmetlerine bütçe ayrılmıyor. Aile hekimliği modeli ile de daha çok muayenecilik öne çıkarılıyor. OECD ve AB ülkelerinde bizim ülkemize göre daha fazla yaşlı nüfus var. Yaşlı nüfus demek daha çok kronik hastalık demek ve sağlık kuruluşlarına daha çok ihtiyaç anlamına geliyor.  Ama bizdeki sağlık kurumlarına yıllık başvuru oranı 1 milyar 200 bine ulaşmış durumda. Yani bizde bir kişi yılda 12 kezden fazla sağlık kurumlarına başvururken AB ve OECD ülkelerinde 6.2-6.4 civarı başvuru var. Üstelik bizdeki sağlık personeli onların yarısı kadar. Aldığımız ücretler de onların yarısı. Aslında bu sağlık sisteminin kendisi hastalık üretiyor ve talep sürekli kışkırtılıyor’’ ifadelerini kullandı.

Halk ve emekçiler yararına
bir sağlık sistemi mümkün

Halk ve emekçiler yararına bir sağlık sisteminin mümkün olduğunu dile getiren Dağdemir, ‘’Sağlık hizmetlerinin planlanmasından sunulmasına kadar; halkın örgütlü yapıları aracılığıyla, emekçilerin sendikaları ve meslek örgütleri aracılığıyla karar alma süreçlerine katıldığı bir mekanizmaya ihtiyaç var. Yeni bir sağlık sisteminin inşasında bu kritik olan karar alma sürecine katılım içinde sağlık hizmeti sunanlar ve alanların birleşik mücadelesine ihtiyaç var. Buda yetmez toplumsallaşan mücadelenin siyasallaştırılması da gerekiyor’’ tespitini yaptı. Haber Merkezi

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *