Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) 2026 Küresel Haklar Endeksi’ni yayınladı. Raporda, Türkiye’nin 2018 yılından beri işçiler açısından dünyanın en kötü 10 ülkesi içerisinde yer alması dikkat çekti.
Endeks, işçilerin devlet kaynaklı müdahalelerle
karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor
DİSK Gaziantep Bölge Temsilcisi Ali Güdücü, ‘’Endeks, Türkiye’de işçilerin yalnızca işveren baskısıyla değil, aynı zamanda devlet kaynaklı müdahalelerle de karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor. Bu nedenle rapor, örgütlenme özgürlüğüne yönelik saldırıları yalnızca çalışma yaşamının değil, demokratik haklar alanının da bir sorunu olarak değerlendiriyor’’ ifadelerini kullandı.
Toplu pazarlık hakkı ve grev hakkı üzerindeki
baskılar, demokratik alan da daralıyor
ITUC’un 2026 Küresel Haklar Endeksi’nin işçi haklarında yaşanan küresel gerilemenin tesadüfi ya da geçici bir olgu olmadığını ortaya koyduğuna dikkat çeken Güdücü, ‘’Dünya genelinde örgütlenme özgürlüğü, toplu pazarlık hakkı ve grev hakkı üzerindeki baskılar artarken, demokratik alan da daralıyor. Türkiye’nin yıllardır işçiler açısından en kötü 10 ülke arasında yer alması da bu tablonun bir parçası. Sendika karşıtı uygulamalar, grev yasakları, yargısal baskılar ve örgütlenme özgürlüğüne yönelik müdahaleler, çalışma yaşamındaki hak kayıplarının süreklilik kazandığını gösteriyor’’ açıklamasını yaptı.
Ülkemizde gelirde ve vergide
adaletsizlik giderek artıyor
Demokrasinin işçinin ekmeği olduğunu sözlerine ekleyen Güdücü, ‘’ Ülkemizde gelirde ve vergide adaletsizliğin giderek artması, işçi haklarındaki bu tablonun doğrudan bir sonucu. ITUC’un “milyarderlerin darbesi” diye nitelendirdiği süreç, ülkemizde seçme ve seçilme hakkımızı fiilen ortadan kaldırmaya yönelik girişimlere dönüşmüş durumda. Bir kez daha görülmüştür ki, örgütlenme özgürlüğünün, toplu pazarlık hakkının ve grev hakkının savunulması, yalnızca çalışma yaşamına ilişkin bir mücadele değil, aynı zamanda demokrasi, sosyal adalet ve eşitlik mücadelesinin de ayrılmaz bir parçası. Bizler ülkemizin bu kara tablodan kurtulması için, milyarderlerin değil halkın söz ve karar sahibi olduğu bir ülke için her türlü engeli aşarak örgütlenmek zorundayız’’ değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin en kötü 10 ülke arasında yer almasının başlıca nedenlerinden birinin grev hakkına yönelik müdahalelerin sürmesi ifadesini kullanan Güdücü, ‘’Alınan grev kararlarının “milli güvenlik” gerekçesiyle ertelenmesi, ITUC tarafından doğrudan bir hak ihlali olarak değerlendiriliyor. Türkiye’de uzun yıllardır uygulanan grev erteleme mekanizması, iş uyuşmazlıklarının zorunlu tahkime taşınması nedeniyle fiilen grev yasağı anlamına geliyor. Bu nedenle uluslararası sendikal hareket, grev ertelemelerini yalnızca geçici bir idari işlem olarak değil, toplu pazarlık sürecinin en önemli aracının ortadan kaldırılması olarak görüyor’’ şeklinde konuştu. Haber Merkezi
