Siyaset Bilimi Uzmanı Abdullah Yeniekinci, ‘’Türkiye’nin en ciddi meselelerinden biri gençlerin gelecek umudunu kaybetmesi. Üniversite mezunu gençler eğitim gördükleri alanlarda iş bulamıyor. Buldukları işler çoğu zaman aldıkları eğitimin ve harcadıkları emeğin karşılığını vermiyor. Torpil, siyasi yakınlık ve kişisel bağlantılar liyakatin önüne geçiyor’’ eleştirisini yaptı.
Bireysel değil, yapısal bir sorun var
Gençlerin başka ülkelere gitmek istediğinde vatan sevgilerinin sorgulandığını kaydeden Yeniekinci, ‘’Oysa sorgulanması gereken, eğitimli gençleri kendi ülkesinde yaşamak istemeyecek noktaya getiren düzen. Bir genç, yıllarca eğitim aldıktan sonra asgari ücretle çalışmak, mülakatlarda elenmek ve yıllarca ailesine bağımlı yaşamak zorunda kalıyorsa burada bireysel değil, yapısal bir sorun var. Fakat televizyonlarda gençlerin barınma, eğitim, istihdam ve gelecek kaygıları yerine siyasetçilerin kişisel kariyerleri tartışılıyor’’ şeklinde konuştu.
Pazarda, markette, kirada ve
faturalarda fiyatlar yükseliyor
Haziran’da yıllık enflasyonun yüzde 32,11 düzeyinde olduğunu sözlerine ekleyen Yeniekinci, ‘’Mayıs ayında açıklanan yıllık enflasyon ise yüzde 32,61. Enflasyonun hızının bir miktar düşmesi, fiyatların düştüğü anlamına gelmez; yalnızca fiyat artış hızının yavaşladığını gösterir. Vatandaşın pazarda, markette, kirada ve faturalarda karşılaştığı fiyatlar yükselmeye devam ediyor’’ ifadelerini kullandı.
Gençler ve kadınlar çok daha
ağır bir tabloyla karşı karşıya
İşsizlik konusuna değinen Yeniekinci, ‘’Resmi verilere göre işsizlik oranı Mayıs 2026’da yüzde 8,2. Genç işsizliği ise yüzde 14,8’e yükseldi. Genç kadınlarda işsizlik oranının yüzde 21,8’e ulaşması, meselenin yalnızca genel bir istihdam sorunu olmadığını; gençler ve kadınlar açısından çok daha ağır bir tablo bulunduğunu gösteriyor. Dar tanımlı işsizlik oranları, iş aramaktan umudunu kesenleri, çalışmaya hazır olduğu hâlde iş aramayanları ve haftada birkaç saat çalıştığı için istihdamda kabul edilenleri tam olarak yansıtmaz. Geniş tanımlı işsizlik konusunda yapılan hesaplamalar, oranın Mayıs’ta yüzde 31 düzeyinde bulunduğuna işaret ediyor. Başka bir ifadeyle mesele yalnızca işsiz kalan birkaç milyon insandan ibaret değil; yetersiz, güvencesiz ve düzensiz istihdam da toplumun büyük bölümünü etkiler’’ değerlendirmesinde bulundu.
Her iktidar eğitimi kendi dünya görüşüne
göre şekillendirmeye çalışıyor
Eğitim sisteminin çöktüğünü aktaran Yeniekinci, ‘’Eğitim sistemi yıllardır sınav, müfredat ve yönetmelik değişiklikleri arasında savruluyor. Devlet okulları ile özel okullar arasındaki imkân farkı giderek büyüyor. Yoksul ailelerin çocukları eğitime daha dezavantajlı şartlarda başlıyor; özel ders, yabancı dil, teknoloji ve sosyal imkânlardan yararlanabilen çocuklarla aynı sınava sokuluyor. Ardından bu eşitsiz yarış “başarı” ve “başarısızlık” kavramlarıyla açıklanıyor. Siyaset kurumu ise eğitimde fırsat eşitliğini, öğretmenlerin sorunlarını, öğrencilerin beslenmesini ve üniversitelerin bilimsel özgürlüğünü tartışmak yerine okul yöneticilerinin kimlerden atanacağıyla ilgileniyor. Her iktidar eğitimi kendi dünya görüşüne göre şekillendirmeye çalışıyor’’ ifadelerini kullandı.
Ürünün fiyatını çoğu zaman üretici değil,
aracılar ve büyük şirketler belirliyor
Çiftçinin artan mazot, gübre, yem, elektrik ve sulama maliyetleri altında üretim yapmaya çalıştığını kaydeden Yeniekinci, ‘’Ürünün fiyatını çoğu zaman üretici değil, aracılar ve büyük şirketler belirliyor. Çiftçi zarar ediyor, tüketici ise ürünü pahalıya alıyor. Bir tarafta ürettiğinin karşılığını alamayan köylü, diğer tarafta temel gıdaya ulaşmakta zorlanan şehirli var. Bu düzenin kazananı üretici veya tüketici değil, aradaki çıkar ağları. Tarım ülkesi olduğu söylenen Türkiye, birçok üründe ithalata bağımlı hale gelmişse burada yalnızca ekonomik değil, millî güvenlik sorunu da bulunmaktadır. Gıda üretimini sürdüremeyen bir ülke, siyasi bağımsızlığını da uzun vadede koruyamaz. Fakat medya, çiftçinin borcunu ve köylerin boşalmasını konuşmak yerine hangi milletvekilinin hangi partiye geçtiğini tartışıyor. Çünkü siyaset magazini, tarımsal çöküşün nedenlerini sorgulamaktan daha kolay ve daha güvenli’’ dedi. Haber Merkezi
YAYINLAMA: 26 Temmuz 2026 / 16.20
GÜNCELLEME: 26 Temmuz 2026 / 16.20
İlginizi Çekebilir
Basın özgürlüğü herkes için güvencedir
#Güncel / 26 Temmuz 2026
Gelen tebligatların yüzde 70’i hacizle ilgili
#Güncel / 23 Temmuz 2026
Her bir beyaz eşyanın fiyatı bir asgari ücrete eşit oldu
#Güncel / 23 Temmuz 2026
Karşılık çek sayısında yaşanan artış ürkütücü boyutun da ötesine geçti
#Güncel / 23 Temmuz 2026
Kömür esnaf aracılığı ile dağılmalı
#Güncel / 23 Temmuz 2026
Model, GAÜN, SANKO, HKÜ ve GİBTÜ’de de uygulanacak
#Güncel / 23 Temmuz 2026
Yorumlar
Yorumlar
Kendi koyacağınız özel bir adla yorum yapmak için giriş yapabilir veya kayıt olabilirsiniz.
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *
