Yardımseverliğiyle kent halkının gönlüne taht kuran Mehmet Tekerlek, tüketici toplumu olduğumuzu, oysa yapılması gerekenin israf düşmanlığı olması gerektiğini söyledi.
Öğrencilere yardım edebilmek için yakın çevresinden tepki gördü
43 Yıldır lokantalar ve düğünlerden artan temiz yemekleri bile dar gelirli vatandaşlara büyük bir emek sonucu ulaştıran Tekerlek, "Kendimi bildim bileli israfın düşmanıyım. Hayatım boyunca israfın düşmanı olarak yaşadım ama hepimiz israfın içindeyiz" dedi.
Yoksul öğrencilere yardım edebilmek amacıyla yaklaşık 43 yıl önce kağıt topladığını, kendisinin buna ihtiyacı olmadığı için yakın çevresinden tepki bile gördüğünü söyleyen Tekerlek, "43 Yıl önce çöplerden kağıt toplayarak oradan topladığımız kağıt, cam ve metallerden elde ettiğimiz gelirle çocuklara, kalem, defter ve diğer kırtasiye malzemelerini temin ettik. Ailemden ve yakınlarımdan tepki aldım. Bana 'Sen nasıl çöpten kağıt toplarsın' dediler. Pek çok kişiden azar işittim. Nasrettin hoca göle yoğurt çalamadı ama ben, topladığım cam kırıklarını geçmişte fırıncılara bile sattım ve bu cam kırıklarının gelirini bile çocukların ihtiyacını gidermekte kullanmayı başardım. Bugün mutuyum çünkü benim 43 yıl önce başlattığım bu çalışmalar bugün Türkiye ve dünyanın pek çok ülkesinde kabul görüyor" diye konuştu.
Sebze atıkları değerlendirilse toplumda daha çok süt içilir
Zaman israfı da başta olmak üzere her türlü israfa karşı olduğunu yineleyen Tekerlek, ülkemizde çok az süt tüketildiğini,, bunun da yem pahalılığından kaynaklandığını belirtirken, "Zamanımız kahvehanede, maçta ve belki de boşu boşuna oturmakla dolaşmakla geçip gidiyor. Oysa trafik te sabırsızlanıyoruz. Biraz düşündüğümüzde niçin toplum olarak çok az süt içebildiğimizin bile özünde israf vardır. Oysa keçi iki kilo, koyun bir kilo süt verir. Yem pahalı olduğu için hayvanlar beslenemiyorlar. Yem ucuz olursa, hele hele beleş olsa, süt de ucuz olur. Atıklarımızı değerlendire bilirsek sebze atıkları ve meyvelerin kabuklarıyla hayvanlar beslenebilir. Meraların durumu ortada hayvanlar çoğu zaman meralara tok gidip aç geliyor. Oysa atıklarımızı ayrı ayrı poşetlerde değerlendirebilsek hem çöp derdimiz olmaz hem de hayvanlarımız bedavaya doyar. Bu da ancak atıkların evlerde ve lokantalarda ayrı poşetlemeyle toplanmasıyla mümkün olur" şeklinde açıklama yaptı.
Çöpten kağıt toplayanlara ücret verilse çevre daha temiz olur
"Ben her gün iki-üç çuval ekmek atıkları toplarım. Topladığım ekmekleri üçe ayırırım, bir bölümü insan yiyeceği, bir bölümü hayvan yiyeceği bir bölümünü de yakacak olarak ayırırım" diyen Tekerlek, "Askerlik yapanlar bilirler askerde mıntıka temizliği vardır. Adam askerde mıntıka temizliği yapar ama evine mahallesine gelince unutur. Mıntıka temizliği her zaman hatırlanması ve yaşamda uygulanması gereken bir sorumluluktur. Ben belediye başkanlarının yerinde olsam. Çöpçü kadrosunun bir kısmını lağvederim, ya da başka bir alana kaydırırım. Onların bir kısmının yerine çöpten ve çevreden kağıt, metal ve benzeri geri dönüşümü olan ürünleri toplayanlara küçük bir maaş bağlarım. Bunların nerelerden ne topladığı belli. Bu hem insanlara istihdam sağlar, hem israfı önler ve geri dönüşümü olduğu için ağaçların kesilmesi de başta olmak üzere kaynakların yerinde kalmasını sağlar. Her şeyden önemlisi de temiz bir çevreye sahip oluruz" diye konuştu.
