ANASAYFA arrow right Güncel

Antep, en çok çocuk işçi cinayetinin yaşandığı kentler arasında

Antep, en çok çocuk işçi  cinayetinin yaşandığı kentler arasında
YAYINLAMA: 01 Şubat 2026 / 16.40
GÜNCELLEME: 01 Şubat 2026 / 16.40

Yüzde 71’ini ulusal basından; yüzde 29’unu ise çocuk işçilerin aileleri, mesai arkadaşları ve yerel basından alınan bilgilere göre, 2025 yılında en az 94 çocuk işçi hayatını kaybetti. Son 13 yılda çalışırken kaybettiğimiz çocuk işçi sayısı ise 836…

 

Türkiye’de çocuk işçi ölümleri saklanıyordu. Çalışma Bakanlığı’nın sitesinde yer alan istatistikleri incelediğimizde resmi olarak her yıl 13-14 çocuk işçi ölümü kayıtlara geçiyor ve bu ölümler duyu(ru)lmuyordu. Ancak son on üç yıllık kayıtlara göre her yıl 63-64 çocuk hayatını kaybediyor. Bu tablo son iki yılda daha da derinleşti. 2024 yılında 71 çocuk işçi ölürken bu yıl ölen çocuk işçi sayısının 94 olması çocuk emeğinin durumunu özetliyor.

En çok ölüm Hatay, Şanlıurfa, Mersin, Gaziantep, Konya, Manisa, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kocaeli, Niğde ve Sivas’ta meydana geldi. Diğer yandan mevsimlik tarım işçisi olarak çalışmaya gidenlerin çoğunluğu Şanlıurfa ve bölge şehirlerden geldi.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi 2011 yılından beri kurumsal olarak yürüttüğü çalışma sonucuna göre, “Türkiye’de 2025 yılında; tarım sektöründe 31 çocuk işçi, sanayi sektöründe 27 çocuk işçi, hizmet sektöründe 20 çocuk işçi ve inşaat sektöründe 16 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti.Tarım sektöründe; mevsimlik işçi, gezici mevsimlik işçi (kırın en kötü çalışma biçimi), bulunduğu bölgede çalışan tarla işçisi, çoban, besi çiftliği işçisi, orman işçisi, balıkçı ve çiftçi olmak üzere yüz binlerce çocuk var.Sanayi sektöründe; merdiven altı işyerlerinde, atölyelerde, eskiden büyük kentlerde iken şimdi Anadolu kentlerinin tamamına yayılan OSB’lerde, metalde, deride, kimyada, ağaçta çalışan on binlerce çocuk var. Hizmet sektöründe; son dönemde özellikle moto kurye olan, AVM’lerdeki her dükkanda, yemek satılan her yerde satışta veya mutfakta yer alan, ayrıca sokakta; ayakkabı boyacılığı, seyyar satıcılık, araba camı silme, atık toplama gibi işlerde çalışan; her şehirde her ana caddede çalışan on binlerce çocuk var.İnşaat sektöründe; sıvacı, duvarcı, ortacı gibi çırak ve kalfa adıyla çalışan ama iş yükü bakımından yetişkinlerle aynı şekilde çalışan genellikle ailenin diğer üyeleriyle ya da akrabalarıyla gelen on binlerce çocuk var.

Bir de sanayi-inşaat-hizmet sektörlerinde eğitim sistemine entegrasyon adı altında işçileştirilen çocuklar var. Bu gerçekliği Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ifade ediyor: “2024-2025 eğitim öğretim yılı itibarıyla toplam 3 bin 954 meslek okulunda 1 milyon 536 bin 242 öğrencimiz, 408 MESEM’de 420 bin öğrencimiz var.” Yani işçileştirilme sürecinde olan yaklaşık 2 milyon öğrenci demek bu.”

3 milyon civarında çocuk farklı biçimlerde çalışıyor

 “2025-2026 eğitim öğretim yılında 509 bin 85 MESEM öğrencisi 224 bin 346 işletmede, 254 bin 60 Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi (MTAL) öğrencisi ise 111 bin 578 işletmede mesleki eğitimi alıyor. Yani bu öğrencilerin (MESEM+MTAL) 765 bini de işyerlerinde “bizzat işçi olarak çalışıyor”. Özetle:Türkiye’de sanayi, tarım, inşaat ve hizmet sektörlerinde 3 milyon civarında çocuk farklı biçimlerde çalıştırılıyor. Bunun en çıplak sonucu olan iş cinayetleri de gerçekliğin gözler önüne serilmesini sağladı.”

Hayatını kaybeden 94 çocuğun 13’ü kız ve 81’i oğlan çocuk işçiydi; 26’sı 14 yaş ve altı, 68’i 15-17 yaş aralığındaydı; 4’ü Suriyeli ve 1’i Afganistanlı olmak üzere 5’i göçmendi. Tarımda ölen 31 çocuğun 19’u işçi, 12’si çiftçi yani ailesinin yanında ücretsiz olarak çalışan çocuklar. Sanayi sektöründe ölen çocuklar gıda, maden, kimya, tekstil, ağaç, çimento, metal, enerji, taşımacılık ve genel işler işkollarında çalışıyordu. Ticaret, metal, enerji ve genel işler işkolunda çalışan 4 çocuk da kendi nam ve hesabına çalışan aile üyelerinin yanında iş öğrenmek için çalışıyordu.

Çocuklar şiddete karşı savunmasız durumda

Trafik ve servis kazaları en çok çocuk işçi ölüm nedeni olarak görülürken, mevsimlik tarım işçisi olan çocuklar tıka basa dolu minibüslerde, traktör kasalarında veya açık kasa kamyonetlerin yaptıkları kazalarda yollara savruluyor. Buna artan moto kurye çocukların ölümlerini de eklemek gerekiyor. Ezilmeler metal, gıda, tekstil, inşaat ve ağaç işçisi çocukların sıkça karşılaştığı bir ölüm nedenidir. Yüksekten düşmeler ise inşaat işçisi çocukların ilk sıradaki ölüm nedeni. Yine önemli bir neden de boğulmalardır. Mevsimlik tarım işçisi çocuklar içme suyu veya genel kullanım için ihtiyaç olan suları derelerden ve su kanallarından sağlamaktadır. Ayrıca yazın 40 dereceyi aşan sıcaktan korunmak ve yine yıkanma ihtiyacı için girilen bu derelerde ve su kanallarında çocuklar boğuluyor.Şiddet de korunmasız olan çocukların en başta tarımda olmak üzere işyerlerinde ve sokakta karşılaştıkları bir ölüm nedeni. Çocuk işçiler için maruz kalınan fiziksel ve psikolojik şiddet çoğu zaman gündelik yaşamın bir parçası haline geldi.

Yüzbinlerce çocuk eğitim adı altında çalıştırılıyor
İSİG raporunda, “Türkiye’de çocuk emeğinin sömürüsünde yaygın bir şekilde kullanılan temel yasal model çıraklıktı. 1977 yılında çıkarılan 2089 Sayılı Çırak, Kalfa ve Usta Kanunu ile çırak, kalfa ve usta yetiştirme görevi MEB’e bağlanarak mesleki eğitimin parçası haline geldi. 1986 yılında çıkarılan 3308 Sayılı Meslek Eğitimi Kanunu ile mesleki eğitimde köklü biçimde değişiklik yapılarak okul dışında işyerinde çalışmanın yasal dayanağı oluşturuldu. Belirli dönemlerde çıraklığa ilişkin mevzuat düzenlemeleri yapıldı ancak bu düzenlemeler çıraklığı ortadan kaldırmak ya da azaltmak üzere değil tam tersine mevcut yeni piyasa koşullarına ya da yasal değişikliklere uyum sağlamak üzere geliştirildi. Bu noktada Çıraklık Eğitim Merkezlerinin adı da 2001 yılında Mesleki Eğitim Merkezleri olarak değiştirildi ve 2016 yılı ile beraber eğitim sistemine entegre edildi. Süreç içinde çıkarılan genelgeler ve özellikle pandemi ile birlikte MESEM’ler kitleselleştirildi. MESEM’lerde yoğunlaşan çocuk işçiliğin nesnel zeminini yoksullaştırma ve eğitim sisteminin dışına itilme politikaları oluşturmaktadır”. Yüzbinlerce çocuk eğitim adı altında bir gün okula dört gün işyerine gitmektedir. İşyerlerinde çalışma 5-6 gün ve 10-12 saate çıkmakta ‘işi öğrenme bizzat işçi olarak çalışarak’ gerçekleştirilmektedir” denildi. Haber Merkezi

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *