ANASAYFA arrow right Güncel

Gelirin adaletsizliği, milyarlarca insanı yoksulluk ve çaresizliğe itti

Gelirin adaletsizliği, milyarlarca insanı yoksulluk ve çaresizliğe itti
YAYINLAMA: 14 Mayıs 2026 / 18.37
GÜNCELLEME: 14 Mayıs 2026 / 18.37

Gaziantep Eczacılar Odası, eczacılık mesleğinin sorunlarının günü kurtaran geçici yaklaşımlarla değil, akılcı, kalıcı ve sürdürülebilir politikalarla ele alınması gerektiğini vurguladı

Gaziantep Eczacılar Odası tarafından 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda Dünya Bilimsel Eczacılık Günü kutlandı. Genel Sekreter Ecz. Semih Tekerekoğlu tarafından okunan açıklamada, ‘’Mesleğimiz bugün; artan işletme maliyetleri, ilaç yoklukları, istihdam baskısı ve ekonomik zorluklar karşısında çok katmanlı bir mücadele veriyor’’ ifadelerini kullandı.

Toplumların temel önceliğinin, demokrasinin bütüncül bir biçimde uygulanması, yargının bağımsız ve güvenilir olması yanında düşüncenin özgür biçimde ifade edilmesinin önündeki engelleri kaldırmak olması gerektiğini sözlerine ekleyen Tekerekoğlu, ‘’Dünyada ve ülkemizde giderek artan gelirin ve refahın bölüşümündeki eşitsizlik, milyarlarca insanı yoksulluk ve çaresizlik içinde yaşamaya itti. Küçük bir azınlığın dünyadaki gelirin önemli bir bölümüne sahip olması gelir eşitsizliği toplumların çözmesi gereken en temel küresel sorun’’ değerlendirmesini yaptı.
Türkiye, OECD ülkeleri arasında
son sıralara yer alıyor

OECD verilerine göre Türkiye’de sağlık harcamalarının Gayrisafi Yurt İçi Hasıla içindeki payının yaklaşık yüzde 5,3 düzeyinde o ancak OECD ortalamasının ise yüzde 9,3 seviyesinde olduğunu kaydeden Tekerekoğlu, ‘’Kişi başı ilaç harcamasına bakacak olursak OECD ülkelerinde bu rakam ortalama 570 dolar seviyesindeyken, Türkiye’de son 10 yılın en düşük seviyesi olan yaklaşık 131 dolar düzeyinde. OECD ortalamasının oldukça altında kalan bu oranlar, Türkiye’yi OECD ülkeleri arasında son sıralara yerleştiriyor’’ diye konuştu.
Sorunun kalıcı çözümü için daha
planlı ve kalıcı adımlar gerekiyor

Tekerekoğlu, ‘’Sağlık alanındaki bir mesleğin mensuplarının işsiz bırakılması, ülkenin en büyük gücü olan genç insan sermayesinin heba edilmesidir. Bununla birlikte iş bulamayan eczacıların karamsarlığa itilmesi, mesleklerinden ve toplumsal yaşamdan koparılmasıdır. Son yıllarda bu hatanın kısmen fark edildiğini ve sınırlı da olsa bazı düzeltici adımlarla fakülte kontenjanlarının azaltıldığını görüyoruz. Ancak sorunun kalıcı çözümü için daha planlı ve kalıcı adımlar gerekiyor’’ açıklamasını yaptı.
Eğitimde kalite ve
akreditasyon esas alınmalı

Yeni eczacılık fakültesi açılışlarının durdurulması gerektiğine dikkat çeken Tekerekoğlu, ‘’Kontenjanlar ülke ihtiyaçları doğrultusunda bilimsel verilere dayalı olarak yeniden belirlenmeli. Eczacılık eğitimi başarı sıralaması 50 bin ile sınırlandırılmalı. Eğitimde kalite ve akreditasyon esas alınmalı. Akademik kadrosu yetersiz fakültelerde yeterli öğretim üyesi kadroları açılarak eğitim standartları yükseltilmeli, teknik altyapı eksiklikleri giderilmeli. Genç eczacıların istihdamı için kamu eczacılığı, klinik eczacılık ve endüstri eczacılığı alanlarında yeni, nitelikli ve sürdürülebilir istihdam modelleri oluşturulmalı’’ dedi.

Yüksek maliyetli yeni nesil ilaçların Türkiye
pazarına girişini olumsuz etkiliyor

Tekerekoğlu, ‘’Sağlığa ayrılan kaynağın bu seviyelerde olması, doğrudan ilaç politikalarına da yansıyor. Son yıllarda özellikle yenilikçi ve yüksek maliyetli yeni nesil ilaçların Türkiye pazarına girişini olumsuz etkiliyor. Nitekim küresel ilaç şirketleri, düşük geri ödeme seviyeleri ve kur baskısı nedeniyle Türkiye’den yavaş yavaş çekilmekte veya çok sınırlı sayıda yeni nesil ilaçla Türkiye pazarına giriyor. Bu durum artık sıkça yaşadığımız bir sorun halini almıştır ve en çok da hastalarımız zarar görüyor’’ vurgusunda bulundu. Haber Merkezi

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *