ANASAYFA arrow right Güncel

Hayvancılıkta da yerli ve milli üretim benimsenmeli

Hayvancılıkta da yerli ve milli üretim benimsenmeli
YAYINLAMA: 16 Nisan 2020 / 05.23
GÜNCELLEME: 16 Nisan 2020 / 05.23
Geçtiğimiz günlerde Et ve Süt Kurumu Brezilya’dan ithal ettiği 4 bine yakın büyükbaş hayvanda şarbon hastalığı tespit edilmiş ve 50 hayvan telef olmuştu. Olayın ardından açıklama yapan Et ve Süt Kurumu, etlerin piyasaya sürülmediğini ve hastalıklı e
Geçtiğimiz günlerde Et ve Süt Kurumu Brezilya’dan ithal ettiği 4 bine yakın büyükbaş hayvanda şarbon hastalığı tespit edilmiş ve 50 hayvan telef olmuştu. Olayın ardından açıklama yapan Et ve Süt Kurumu, etlerin piyasaya sürülmediğini ve hastalıklı etlerin imha edildiğini söyledi.

Şarbon olayının yaşanmasındaki nedenin ithalata dayalı tarım ve hayvancılık politikalarının olduğunu ifade eden Gıda Mühendisleri Odası Gaziantep İl Temsilci Yardımcısı Canan Altan, “Geçmiş yıllarda da benzer sorunlar yaşanmış ve Polonya’dan ithal edilen etlerde de deli dana hastalığı tespit edilmişti. Bu nedenle yerli ve milli üretimi hayvancılıkta da benimsenmelidir. Besiciyi ve üreticiyi destekleyici faaliyetler arttırılmalıdır. Şarbonlu hayvanların gerekli tetkikler yapılmadan ülke sınırlarına içine alınması da ayrı bir ihmaldir. Ayrıca tüketicinin de bu konularda sağduyulu olması, Gıda Mühendisi veya Veteriner Hekim kontrolü olmadan kesim yapılmaması ve denetimsiz olan yerlerden et almaması gerekir” şeklinde konuştu.
Hastalığın insanlara geçmesi
hayvan ile temas sonucu olur
“Şarbon, Bacillus anthracis adlı mikroorganizmanın neden olduğu akut bulaşıcı bir hastalıktır” diyen Altan, enfeksiyon sonrası vücut sıcaklığının yükseldiğini, dalağın şiştiğini, kanın katran gibi koyu renk aldığını ve pıhtılaştığını söyledi. “Bilinen en tehlikeli bakteriyel zoonozlardan biri olan şarbon hastalığının insana geçmesi ise hasta hayvanlara temas veya hasta hayvanların karkas parçalarına temasıyla olur. Süt ile geçmesi söz konusu değildir. Hasta hayvanda süt hemen fark edilecek kadar bozulmakta, sütü kesilmekte ve hayvan kuruya çıkmaktadır. Ancak deri ve kürkün işlenmesi sırasında tozuşma ile de enfeksiyon bulaşabilir. Etin her türlü işlenmesi, hastalığın insana geçmesi önlemez ve insanlarda ölümcül olabilir” ifadelerini kullandı.
Bakteri kana karıştığında
hastalık öldürücü olabilir
Hastalığının deri, akciğer ve ender olarak da bağırsak şarbonu olarak üç ayrıldığının altını çizen Altan, “Deri şarbonunda üzerinde siyah bir kabuk bulunan yaralar şeklinde olabileceği gibi boyun, göğüs, göz kapakları gibi yerlerde deri altı dokusunda ödemler halinde de görülebilir. Akciğer şarbonu ise özellikle hayvan kılları ve yünleriyle uğraşanların sporları solumasıyla meydana gelmektedir. Ağır bir kanamalı akciğer iltihabına neden olur. Bağırsak şarbonu ise genel durum bozukluğu ve şiddetli ishal-kusma ile kendini gösterir. Tanı koymak güç olduğundan bu türün kurtuluşu yok gibidir. Bu türlerin herhangi birinde etken olan bakteri kana karıştığında hastalık öldürücü bir hal alabilir” uyarısında bulundu.
Besicilikle uğraşanların
ciddi kaygıları var
Altan, Şarbon ihbarının mecburi olan bir hastalık olduğunu hatırlatırken, Şarbonlu hayvanların öldürüldükten sonra kanının akıtılmadan yakıldığı bilgisini verdi, şu şekilde devam etti: “Hasta hayvanda veya etiyle akıntılarla temas etmiş olan kişiler mutlaka hekime başvurmalıdır. Şarbon nedeniyle karantinaya alınan bölgenin çevresinde bulunan hayvanlar da mutlaka aşılanmalıdır. Çünkü tozlaşma nedeniyle taşınma riski de bulunmaktadır. Çevrede bulunan yerleşimlerde, besicilikle uğraşanların bu konuda ciddi kaygıları var.” Hüseyin Karataş
Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *