ANASAYFA arrow right Güncel

Kayıt dışı çalıştırılan milyonlarca kadın güvencesiz işlere mahkum

Kayıt dışı çalıştırılan milyonlarca  kadın güvencesiz işlere mahkum
YAYINLAMA: 20 Eylül 2026 / 13.04
GÜNCELLEME: 20 Eylül 2026 / 13.04

DİSK Gaziantep Bölge Temsilciliği, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin çalışma yaşamının her alanında karşımıza çıktığına dikkat çekti

Çalışma yaşamında ayrımcılığın daha işe alım aşamasında başladığına dikkat çeken Bölge Temsilcisi Ali Güdücü, ‘’Milyonlarca kadın iş bulma ümidini kaybediyor. İstihdam edilen kadınların ise çok büyük çoğunluğu kısmi süreli ve güvencesiz işlere mahkum ediliyor. 33,9 milyon kadının yalnızca 6,7 milyonu kayıtlı ve tam zamanlı istihdam edilebiliyor. 27 milyon kadın ise kayıt dışı ve yarı zamanlı işlerde çalışmak zorunda bırakılıyor’’ şeklinde konuştu.

OVP, kadınların esnek çalışma
biçimlerini yaygınlaştırmayı hedefliyor

Kadınların üzerine yıkılan bakım yükü nedeniyle kadınların işgücüne katılımının erkeklerin gerisinde kaldığını, kadınlar daha düşük ücretli, güvencesiz ve kayıt dışı işlerde yoğunlaştığını kaydeden Güdücü, ‘’Türkiye’de 5,5 milyon kadın ev işleri nedeniyle işgücü piyasasına giremiyor. Erkeklerde yüzde 70,6 olan işgücüne katılım oranı kadınlarda yarısı kadar, yüzde 35,3 düzeyinde kalıyor. Siyasal iktidar ücret eşitliğini sağlamak, kadınlara güvenceli, sendikalı işler yaratmak yerine, Orta Vadeli Programlarında kadın istihdamını artırma adı altında esnek çalışma biçimlerini yaygınlaştırmayı hedefliyor’’ ifadelerini kullandı.
Ayrımcılık olmaksızın eşit ücret
alma ilkesini güvence alınmalı

Kadın işçilerin erkeklerden daha düşük ücret alması, daha kötü çalışma koşullarına mahkum edilmesi veya terfi olanaklarından dışlanmasının kabul edilemez olduğunu kaydeden Güdücü, ‘’Türkiye’nin 1966 yılında onayladığı, ILO’nun 100 No’lu Eşit Ücret Sözleşmesi, kadın ve erkek işçilerin eşit değerdeki işler için ayrımcılık olmaksızın eşit ücret alma ilkesini güvence altına alıyor. Eşit ücret hakkının gerçek anlamda hayata geçmesi için etkin denetim, ücret şeffaflığı, sendikal örgütlenme, toplu pazarlık ve eşitliği esas alan kamusal politikalar gerekir’’ dedi.
Erkekler, kadınlardan daha
fazla gelir elde ediyor

Güdücü, ‘’Türkiye’de erkeklerin gelirleri kadınlardan yüzde 30 daha fazla. Yani kadınlar 100 lira gelir elde ederken erkekler 130 lira elde ediyor. Bu oran ücretli ve maaşlılarda yüzde 19 olarak gerçekleşirken, yevmiyelilerde ise yüzde 89’a kadar yükseliyor. Ücret eşitsizliği yalnızca ay sonunda kadın işçilerin daha az ücret alması anlamına gelmiyor. Daha düşük ücret kuşaklar boyunca büyüyen bir eşitsizlik anlamı taşıyor. Eşdeğer işe eşit ücret yoksullukla mücadelenin, biz kadınların ekonomik bağımsızlığının, sosyal adaletin ve eşitliğin temel unsurlarından birini oluşturuyor’’ açıklamasını yaptı.
ILO’nun 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi

derhal onaylanmalı ve uygulanmalı

Eşdeğer işe eşit ücret politikasının yasal güvenceye alınması çağrısını yineleyen Güdücü, ‘’Eşdeğer işe eşit ücret politikasının her işyerinde uygulanması için etkin denetim mekanizmaları oluşturulmalı. Kadın istihdamını artırma adı altında dayatılan esnek çalışma biçimleri yerine, tam zamanlı ve güvenceli istihdam olanakları yaratılmalı. Kadınların üzerindeki bakım yükünü kadınların üzerinden almak için kreş, gündüz bakım evi, hasta ve yaşlı bakım merkezleri gibi kamusal sosyal politikalar yaygınlaştırılmalı ve herkes için ücretsiz bir hak olarak tanımlanmalı. İstanbul Sözleşmesi’nin fesih kararından derhal vazgeçilmeli, Sözleşme ve 6284 sayılı Kanun etkin bir biçimde uygulanmalı. 25 Haziran 2021’de yürürlüğe giren ILO’nun 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi derhal onaylanmalı ve uygulanmalı’’ çağrısında bulundu. Haber Merkezi

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *