Türk Tarım Orman Sen Gaziantep Şube Başkanı Cuma Erol, yaptığı açıklamada ithalat ve dolar kurundaki artışın üreticileri zor durumda bıraktığını vurguladı.
Cuma Erol, “Küçük ve orta ölçekli işletmelerin sürekli artan girdi maliyetleri karşısında devletten aldıkları destek maalesef yaralarına ilaç olmamaktadır. Dolayısıyla küçük ve orta ölçekli üretici sektörden uzaklaşmaktadır. İthalatın çözüm olmadığı çok net bir şekilde görülmektedir. Çözüm üreticiye yem ilaç gibi girdilerin uygun fiyata verilmesi ve üreticinin sektörden uzaklaşmasını önleyip yerli milli üretimin teşvik edilip desteklenmesidir. Aksi taktirde tüketicinin uygun fiyata sağlıklı et yemesi mümkün değildir” dedi.
İthal edilen protein kaynaklı
ürünlerde devasa artışlar meydana geldi
“Ülkemizde son yıllarda hayvancılık sektöründe yaşanan sıkıntılarının en başında ithalat ve dolar kurundaki artışlar gelmektedir” diyen Erol, “Bu sıkıntıların sektöre yansıması hayvancılık işletmesi olan köylüyü ve büyük çiftlik sahiplerini büyük sıkıntıya sokarak sektörden uzaklaştırmaktadır. Örneğin; 2018 yılında yapılan ithalat sayısındaki artış ülke içindeki üretilen hayvanlara olan talebin azalmasına yol açmış, besiciler ülke içerisindeki hayvan fiyatlarını pahalı bularak ithalata yönelmiş ve ihtiyaç fazlası hayvan ithal etmemize neden olmuştur. Aynı yıl içerisinde kurdaki artış yem bitkisi üretimi bakımından ihtiyacımızı karşılayamadığımız ülkemizde ithal edilen özellikle protein kaynaklı ürünlerde devasa artışlar meydana geldi” tespitinde bulundu.
Talebin olmaması dişi hayvanların
kesilmesine neden oldu
Yem maliyetlerinin yükselmesine karşın üreticilerin hayvanlarını satmak istemesinin damızlık fiyatlarının düşüşüne neden olduğunu anlatan Erol, “Piyasada damızlık hayvan talebinin olmaması damızlık dişi hayvanlarının kaçak kesimine yol açmıştır. Erkek hayvanlar kesime gelmediği için mecburiyetten beslemesini yapan üretici, ucuz et politikası sebebiyle piyasada karkas etin fiyatının ESK tarafından sübvanse edilmesi sonucu besi süresi bitmiş hayvanlarını yem maliyetlerinin yüksek olması ve hayvanın artık günlük canlı ağırlık artışının azalması sebebiyle mecburiyetten kesime göndermiş ve zararına kesim yapmıştır. 2018 yılı sonunda ve 2019 yılı ilk yarısında artan yem maliyetleri ve diğer giderlerdeki kur artışına bağlı fiyat artışları karkas ete ucuz et politikasıyla yansıtılmamasından ötürü sektör en büyük darbeyi yemiştir. Aynı dönemde bir çok malın arz fiyatındaki artışlar karkas fiyatına yansıtılmış olsaydı belki bugün et fiyatları bu kadar artmamış olacaktı” şeklinde konuştu.
Başkan Erol, besilik erkek sığır desteklemesinin politikacılar tarafından çok büyük bir icraat gibi anlatılmasına rağmen hayvanın 10 günlük yem ihtiyacını bile karşılanmamasını sitem etti. “250 lira olan destekleme bazı küçük işletmelerin arada vergi mükellefi olmayan kasaplara hayvan satması sonucu müstahsil alamamaktadır. Dolayısıyla üreticiye müstahsilin stopajını yansıtarak bir başka vergi mükellefi olan işletmelerden müstahsiller alınmakta ve öyle desteklemeye başvuru yapabilmektedir. Bu süreçte yetiştiriciye 100-150 lira arası stopaj ücreti yansıtılıyor. Tarım bakanlığına verilen 10 lira dosya ücreti düşüldüğü takdirde bu tür sorunları yaşayan küçük işletme sahiplerinin eline ortalama 100 lira kadar destekleme ücreti geçebilmektedir” diye konuştu.
Orta ve küçük işletmeler
2018’in Ocak ayından beri zarar ediyor
Türk Tarım Orman Sen Gaziantep Şube Başkanı Cuma Erol, konuşmasına şu cümlelerle son verdi: “Dengesiz ve ihtiyaç fazlası sığır ve sığır eti ithalatı ve kurdaki artışlarla, artan yem maliyetleri iç piyasada karkas fiyatlarını dengelese de üreticiyi mağdur etmiştir, zarara uğratmıştır. Bu zarar sektörde sığır besiciliğinde talebin azalmasına yol açmış. Hayvanın besleme maliyeti ile karkas kesim fiyatlarının birbirini karşılamaması sebebiyle zarar eden üretici bu sektördeki sermayesini farklı sektörlerde değerlendirerek sektörden çekilmiştir. Şimdilerde karkas fiyatlarının hızlı bir şekilde artması sektördeki üreticilerin yüzünü güldürse de sektöre dışarıdan yatırımcı bulmak artık çok daha zor olacaktır. Bu süreç sektör içinde tekelleşmeye de yol açmaktadır. Son yıllarda besi çiftlik sayıları azalmış, hayvan sayısı büyük olan işletmeler kurulmaya başlanmıştır. Düzenli bir şekilde para kazananlar bunlar olmuştur. Orta ve küçük işletmeler 2018’in Ocak ayından bu yana zarar etmişlerdir.” Hüseyin Karataş
Cuma Erol, “Küçük ve orta ölçekli işletmelerin sürekli artan girdi maliyetleri karşısında devletten aldıkları destek maalesef yaralarına ilaç olmamaktadır. Dolayısıyla küçük ve orta ölçekli üretici sektörden uzaklaşmaktadır. İthalatın çözüm olmadığı çok net bir şekilde görülmektedir. Çözüm üreticiye yem ilaç gibi girdilerin uygun fiyata verilmesi ve üreticinin sektörden uzaklaşmasını önleyip yerli milli üretimin teşvik edilip desteklenmesidir. Aksi taktirde tüketicinin uygun fiyata sağlıklı et yemesi mümkün değildir” dedi.
İthal edilen protein kaynaklı
ürünlerde devasa artışlar meydana geldi
“Ülkemizde son yıllarda hayvancılık sektöründe yaşanan sıkıntılarının en başında ithalat ve dolar kurundaki artışlar gelmektedir” diyen Erol, “Bu sıkıntıların sektöre yansıması hayvancılık işletmesi olan köylüyü ve büyük çiftlik sahiplerini büyük sıkıntıya sokarak sektörden uzaklaştırmaktadır. Örneğin; 2018 yılında yapılan ithalat sayısındaki artış ülke içindeki üretilen hayvanlara olan talebin azalmasına yol açmış, besiciler ülke içerisindeki hayvan fiyatlarını pahalı bularak ithalata yönelmiş ve ihtiyaç fazlası hayvan ithal etmemize neden olmuştur. Aynı yıl içerisinde kurdaki artış yem bitkisi üretimi bakımından ihtiyacımızı karşılayamadığımız ülkemizde ithal edilen özellikle protein kaynaklı ürünlerde devasa artışlar meydana geldi” tespitinde bulundu.
Talebin olmaması dişi hayvanların
kesilmesine neden oldu
Yem maliyetlerinin yükselmesine karşın üreticilerin hayvanlarını satmak istemesinin damızlık fiyatlarının düşüşüne neden olduğunu anlatan Erol, “Piyasada damızlık hayvan talebinin olmaması damızlık dişi hayvanlarının kaçak kesimine yol açmıştır. Erkek hayvanlar kesime gelmediği için mecburiyetten beslemesini yapan üretici, ucuz et politikası sebebiyle piyasada karkas etin fiyatının ESK tarafından sübvanse edilmesi sonucu besi süresi bitmiş hayvanlarını yem maliyetlerinin yüksek olması ve hayvanın artık günlük canlı ağırlık artışının azalması sebebiyle mecburiyetten kesime göndermiş ve zararına kesim yapmıştır. 2018 yılı sonunda ve 2019 yılı ilk yarısında artan yem maliyetleri ve diğer giderlerdeki kur artışına bağlı fiyat artışları karkas ete ucuz et politikasıyla yansıtılmamasından ötürü sektör en büyük darbeyi yemiştir. Aynı dönemde bir çok malın arz fiyatındaki artışlar karkas fiyatına yansıtılmış olsaydı belki bugün et fiyatları bu kadar artmamış olacaktı” şeklinde konuştu.
Başkan Erol, besilik erkek sığır desteklemesinin politikacılar tarafından çok büyük bir icraat gibi anlatılmasına rağmen hayvanın 10 günlük yem ihtiyacını bile karşılanmamasını sitem etti. “250 lira olan destekleme bazı küçük işletmelerin arada vergi mükellefi olmayan kasaplara hayvan satması sonucu müstahsil alamamaktadır. Dolayısıyla üreticiye müstahsilin stopajını yansıtarak bir başka vergi mükellefi olan işletmelerden müstahsiller alınmakta ve öyle desteklemeye başvuru yapabilmektedir. Bu süreçte yetiştiriciye 100-150 lira arası stopaj ücreti yansıtılıyor. Tarım bakanlığına verilen 10 lira dosya ücreti düşüldüğü takdirde bu tür sorunları yaşayan küçük işletme sahiplerinin eline ortalama 100 lira kadar destekleme ücreti geçebilmektedir” diye konuştu.
Orta ve küçük işletmeler
2018’in Ocak ayından beri zarar ediyor
Türk Tarım Orman Sen Gaziantep Şube Başkanı Cuma Erol, konuşmasına şu cümlelerle son verdi: “Dengesiz ve ihtiyaç fazlası sığır ve sığır eti ithalatı ve kurdaki artışlarla, artan yem maliyetleri iç piyasada karkas fiyatlarını dengelese de üreticiyi mağdur etmiştir, zarara uğratmıştır. Bu zarar sektörde sığır besiciliğinde talebin azalmasına yol açmış. Hayvanın besleme maliyeti ile karkas kesim fiyatlarının birbirini karşılamaması sebebiyle zarar eden üretici bu sektördeki sermayesini farklı sektörlerde değerlendirerek sektörden çekilmiştir. Şimdilerde karkas fiyatlarının hızlı bir şekilde artması sektördeki üreticilerin yüzünü güldürse de sektöre dışarıdan yatırımcı bulmak artık çok daha zor olacaktır. Bu süreç sektör içinde tekelleşmeye de yol açmaktadır. Son yıllarda besi çiftlik sayıları azalmış, hayvan sayısı büyük olan işletmeler kurulmaya başlanmıştır. Düzenli bir şekilde para kazananlar bunlar olmuştur. Orta ve küçük işletmeler 2018’in Ocak ayından bu yana zarar etmişlerdir.” Hüseyin Karataş