Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, yargıda yapılacak değişiklikler kapsamında 1 Ocak 2019 tarihinden sonra açılan davalar için kota verileceğini ifade etti. Bakan Gül, “Bir davanın 200 günü ya da 100 günü aşmaması için hedef koyduk. Bu dava 101’inci güne gelince hakkında teftiş başlayacak, notu düşecek ve hakim gerekirse hakim eğitime alınacak” şeklinde açıklama yaptı.
Davalara kota uygulanacak olmasının avantaj ve dezavantajlarını Sabah’a değerlendiren Avukat Bektaş Şarklı, davalara kota konulmasının olumlu bir gelişme olduğunu ve desteklediklerini belirtirken, adliyelerdeki sorunun sadece dava sürelerinden ibaret olmadığını söyledi. “Bir davayı100 günde karara bağlayacaksın demek, Anayasa ve yargıç bağımsızlığına da aykırı bir durum olacak. Çünkü bir hakim 100 günde sağlıklı bir karar verebilecek mi?” diye sordu.
İlk dereceli mahkemelerde sıkıntılar var
Yıllardır süren davaların bulunduğunu ifade eden Şarklı, “Bir hakimin 100 günde bitmesi gereken bir dava için ne kadar sağlıklı karar verebilecek? diye sorarken, “Sorun sadece bir davanın 200 ve 100 günde bitirilmesi değil, daha sağlıklı bir şekilde en kısa sürede bitirilmesi tartışılmalıdır. Ayrıca 1 veya 2 günlük stajla hakimlik yapanlar var. İstinaf Mahkemeleri, kurulduktan sonra tecrübeli hakimler buralara alınınca, ilk dereceli mahkemelerde sıkıntılar yaşanmaya başlandı” şeklinde değerlendirme yaptı.
Gaziantep’te hakim ve
savcı sayısı yetersiz
Açılan davaların kısa sürede sonuçlanmasının hem avukatlar hem de vatandaşlar için avantajlarının bulunduğunu sözlerine ekleyen Şarklı, çalışandan çok çalışmayan hakim ve savcıların olduğuna vurgu yaparken, “Çoğu hakim öğleden sonra duruşma yapmaz ve yerlerinde bulamazsınız. O yüzden davaların sonuçlanması gecikiyor. Hakim ve savcılar ekonomik şartlardan dolayı Gaziantep’te çalışmak istemiyor. Psikolojik olarak rahatlamayan hakimden 100 günde sağlıklı bir karar vermesini bekleyemezsin. Onun için bu sorunlarında çözümlenmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Hem Türkiye hem de Gaziantep’te hakim ve yargıç sayısının yetersiz olmasından dert yanan Avukat Bektaş Şarklı, konuşmasına şöyle devam etti: “Hakimlerin avukatlardan alınmasını istiyoruz. Çünkü kürsünün iki tarafına da hakim olacak, tarafların beklentilerini iyi bilip daha kolay karar verebilecek. Ayrıca vatandaşla kolay şekilde empati kurabiliyor.” Hüseyin Karataş
Davalara kota uygulanacak olmasının avantaj ve dezavantajlarını Sabah’a değerlendiren Avukat Bektaş Şarklı, davalara kota konulmasının olumlu bir gelişme olduğunu ve desteklediklerini belirtirken, adliyelerdeki sorunun sadece dava sürelerinden ibaret olmadığını söyledi. “Bir davayı100 günde karara bağlayacaksın demek, Anayasa ve yargıç bağımsızlığına da aykırı bir durum olacak. Çünkü bir hakim 100 günde sağlıklı bir karar verebilecek mi?” diye sordu.
İlk dereceli mahkemelerde sıkıntılar var
Yıllardır süren davaların bulunduğunu ifade eden Şarklı, “Bir hakimin 100 günde bitmesi gereken bir dava için ne kadar sağlıklı karar verebilecek? diye sorarken, “Sorun sadece bir davanın 200 ve 100 günde bitirilmesi değil, daha sağlıklı bir şekilde en kısa sürede bitirilmesi tartışılmalıdır. Ayrıca 1 veya 2 günlük stajla hakimlik yapanlar var. İstinaf Mahkemeleri, kurulduktan sonra tecrübeli hakimler buralara alınınca, ilk dereceli mahkemelerde sıkıntılar yaşanmaya başlandı” şeklinde değerlendirme yaptı.
Gaziantep’te hakim ve
savcı sayısı yetersiz
Açılan davaların kısa sürede sonuçlanmasının hem avukatlar hem de vatandaşlar için avantajlarının bulunduğunu sözlerine ekleyen Şarklı, çalışandan çok çalışmayan hakim ve savcıların olduğuna vurgu yaparken, “Çoğu hakim öğleden sonra duruşma yapmaz ve yerlerinde bulamazsınız. O yüzden davaların sonuçlanması gecikiyor. Hakim ve savcılar ekonomik şartlardan dolayı Gaziantep’te çalışmak istemiyor. Psikolojik olarak rahatlamayan hakimden 100 günde sağlıklı bir karar vermesini bekleyemezsin. Onun için bu sorunlarında çözümlenmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Hem Türkiye hem de Gaziantep’te hakim ve yargıç sayısının yetersiz olmasından dert yanan Avukat Bektaş Şarklı, konuşmasına şöyle devam etti: “Hakimlerin avukatlardan alınmasını istiyoruz. Çünkü kürsünün iki tarafına da hakim olacak, tarafların beklentilerini iyi bilip daha kolay karar verebilecek. Ayrıca vatandaşla kolay şekilde empati kurabiliyor.” Hüseyin Karataş