Emek ve Demokrasi Güçleri barış çağrısı yaptı
Her türlü sorunun çözümünün demokratik siyaset ve diyalog olduğunu vurgulayarak, herkesi demokratik çerçevede sorunları çözmeye, “hak ve özgürlüklere” sahip çıkarak bunları geliştirmeye çağıran Emek ve Demokrasi Güçleri, Yeşilsu’da eylem yaptı. “Çocuklarımızın ölmemesi, birlikte yaşama zemininin ortadan kaldırılmaması, kardeşlik içinde yaşama isteği ve barış talebimizi bir kez daha haykırmak istiyoruz. Ortadoğu ve ülkemizde barışa, demokrasiye, insan haklarına ve sorunların diyalogla çözülmesine dair daha çok ses çıkmasına ihtiyaç var” diye açıklama yapıldı.
İktidar kin ve nefret kusanları hedef almıyor
Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından düzenlenen eylemde yapılan açıklamalarda, “Her geçen gün daha fazla savaş ve şiddet sarmalına itilen Türkiye’de hepimizin yaşam güvenliğini tehdit eden gelişmeler artarak sürüyor. Ne yazık ki ülkemizde artık her vatandaş ne zaman, nerede bir kör kurşunun, bir canlı bombanın hedefi haline geleceğinin tedirginliği ile yaşıyor. Reyhanlı, Diyarbakır, Suruç, Paris ve Ankara katliamlarının ardından İstanbul Sultanahmet’te yaşanan patlama savaş, kan, nefret ve k,nden beslenenlerin alçakça saldırılarının bedelinin masum insanlara ödetildiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Savaş ve şiddet politikalarında ısrar eden siyasi iktidar kin ve nefret kusanları değil, barış ve kardeşlik talep edenleri hedef almakta, yaşanan katliamların üzerini örtmeye çalışmaktadır. Sivillerin yaşan hakkına yönelik saldırılar kabul edilemez. Günlerce cenazelerin sokaklarda kaldığı, yaralılara sağlık hizmeti götürülmediği ve tedavi edilmediği hak ihlallaerinin yaşanmasına derhal son verilmelidir” çağrısı yapıldı.
Cenevre Sözleşmelerine aykırı uygulamalar var
“Türkiye’nin doğu ve güneydoğusunda Kürt nüfusun ağırlıklı olarak yaşadığı bölgemizde yaşanan çatışmalar insancıl hukuk kapsamında ele alınması gereken ve doprudan doğruya Cenevre sözleşmelerinin ortak 3. Maddesinin uygulanması gereken somut bir durum yaratmıştır” denilen eylemde, “Sokağa çıkma yasakları adı altında Kürt kentşerinin ablukaya alınarak yapılan askeri operasyonlarda oldukça yüksek sayıda sivilin yaşamını yitirmesi ve Diyarbakır Çınar ilçesindeki bombalı araç saldırısı, yaşanan silahlı çatışmalarda Cenevre Sözleşmelerine uyum yükümlülüğünün yerine getirilmediğini göstermektedir. Şiddet, çatışma, sokağa çıkma yasakları, ölüm, yaralanmaların günlük yaşamda rutin bir hal alması sonu gelmez sorunlar yumağı doğuracaktır. Aylardır sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı Cizre, Silopi, Nusaybin, Sur ve birçok kentteki öğrencilerin eğitim hakkının ellerinden alındığı hatırlatılarak, “Halkın sağlık, eğitim, kamusal hizmet hakları ve yaşm güvencelerinin sağlandığı bir döneme geçilmelidir. Ülkemizin ihtiyacı oln olağan koşullar bir an önce sağlanmalıdır” denildi.Adem Kesenek
Her türlü sorunun çözümünün demokratik siyaset ve diyalog olduğunu vurgulayarak, herkesi demokratik çerçevede sorunları çözmeye, “hak ve özgürlüklere” sahip çıkarak bunları geliştirmeye çağıran Emek ve Demokrasi Güçleri, Yeşilsu’da eylem yaptı. “Çocuklarımızın ölmemesi, birlikte yaşama zemininin ortadan kaldırılmaması, kardeşlik içinde yaşama isteği ve barış talebimizi bir kez daha haykırmak istiyoruz. Ortadoğu ve ülkemizde barışa, demokrasiye, insan haklarına ve sorunların diyalogla çözülmesine dair daha çok ses çıkmasına ihtiyaç var” diye açıklama yapıldı.
İktidar kin ve nefret kusanları hedef almıyor
Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından düzenlenen eylemde yapılan açıklamalarda, “Her geçen gün daha fazla savaş ve şiddet sarmalına itilen Türkiye’de hepimizin yaşam güvenliğini tehdit eden gelişmeler artarak sürüyor. Ne yazık ki ülkemizde artık her vatandaş ne zaman, nerede bir kör kurşunun, bir canlı bombanın hedefi haline geleceğinin tedirginliği ile yaşıyor. Reyhanlı, Diyarbakır, Suruç, Paris ve Ankara katliamlarının ardından İstanbul Sultanahmet’te yaşanan patlama savaş, kan, nefret ve k,nden beslenenlerin alçakça saldırılarının bedelinin masum insanlara ödetildiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Savaş ve şiddet politikalarında ısrar eden siyasi iktidar kin ve nefret kusanları değil, barış ve kardeşlik talep edenleri hedef almakta, yaşanan katliamların üzerini örtmeye çalışmaktadır. Sivillerin yaşan hakkına yönelik saldırılar kabul edilemez. Günlerce cenazelerin sokaklarda kaldığı, yaralılara sağlık hizmeti götürülmediği ve tedavi edilmediği hak ihlallaerinin yaşanmasına derhal son verilmelidir” çağrısı yapıldı.
Cenevre Sözleşmelerine aykırı uygulamalar var
“Türkiye’nin doğu ve güneydoğusunda Kürt nüfusun ağırlıklı olarak yaşadığı bölgemizde yaşanan çatışmalar insancıl hukuk kapsamında ele alınması gereken ve doprudan doğruya Cenevre sözleşmelerinin ortak 3. Maddesinin uygulanması gereken somut bir durum yaratmıştır” denilen eylemde, “Sokağa çıkma yasakları adı altında Kürt kentşerinin ablukaya alınarak yapılan askeri operasyonlarda oldukça yüksek sayıda sivilin yaşamını yitirmesi ve Diyarbakır Çınar ilçesindeki bombalı araç saldırısı, yaşanan silahlı çatışmalarda Cenevre Sözleşmelerine uyum yükümlülüğünün yerine getirilmediğini göstermektedir. Şiddet, çatışma, sokağa çıkma yasakları, ölüm, yaralanmaların günlük yaşamda rutin bir hal alması sonu gelmez sorunlar yumağı doğuracaktır. Aylardır sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı Cizre, Silopi, Nusaybin, Sur ve birçok kentteki öğrencilerin eğitim hakkının ellerinden alındığı hatırlatılarak, “Halkın sağlık, eğitim, kamusal hizmet hakları ve yaşm güvencelerinin sağlandığı bir döneme geçilmelidir. Ülkemizin ihtiyacı oln olağan koşullar bir an önce sağlanmalıdır” denildi.Adem Kesenek