ANASAYFA arrow right Güncel

Küresel merkez bankaları altına hücum etti

Küresel merkez bankaları altına hücum etti
YAYINLAMA: 16 Haziran 2026 / 13.05
GÜNCELLEME: 16 Haziran 2026 / 13.05

Dünya Altın Konseyi'nin raporu, küresel merkez bankalarının jeopolitik riskler ve enflasyondan kaçmak için tarihin en yüksek iştahıyla altına yöneldiğini ortaya koydu. ABD Doları'nın küresel rezervlerdeki tahtının sallandığına işaret eden araştırmada, bankaların altınlarını güvenli limanlara taşıma stratejilerindeki çarpıcı değişim de dikkat çekti.

Dünya Altın Konseyi (WGC), küresel ekonominin geleceğine ışık tutan "2026 Merkez Bankaları Altın Rezervleri Araştırması" sonuçlarını yayımladı.

Rapora göre, dünya genelindeki merkez bankaları jeopolitik riskler ve enflasyona karşı korunma amacıyla altın rezervlerine yönelmeye devam ediyor.

Araştırmaya katılan merkez bankası yetkililerinin yüzde 89'u, küresel altın rezervlerinin önümüzdeki bir yıl içinde artmaya devam edeceğini öngördü.

Katılımcıların yüzde 45'i kendi kurumlarının da altın rezervlerini artıracağını belirtirken, bu oran WGC araştırmaları tarihinde kaydedilen en yüksek seviye olarak öne çıktı. Altın rezervlerini azaltmayı düşünenlerin oranı ise yalnızca yüzde 1 olarak kaydedildi.

Merkez bankaları, altını rezervlerinde tutmalarının temel gerekçelerini de sıraladı. Araştırmaya göre altını öne çıkaran başlıca unsurlar şunlar oldu:

Kriz dönemlerinde güçlü performans göstermesi ve değerini koruması,

Portföy çeşitlendirmesi sağlaması,

Enflasyona karşı koruma sunması.

Raporda yer alan değerlendirmelere göre, katılımcıların yüzde 74'ü önümüzdeki 5 yıl içinde küresel rezervler içerisindeki ABD doları payının orta düzeyde veya belirgin şekilde azalacağını düşünüyor.

Araştırmada, Euro ve Çin Yuanı'nın küresel rezervlerdeki payının büyük ölçüde sabit kalmasının beklendiği, dolardaki olası gerilemeden en fazla fayda sağlayacak varlığın ise altın olacağı öngörüldü.

Araştırma, merkez bankalarının altın alımlarını hangi kaynaklarla finanse ettiğine ilişkin verileri de ortaya koydu.

Katılımcıların yüzde 50'si, yerel para birimiyle gerçekleştirilen yurtiçi alım programlarını ve doğrudan maden alımlarını temel kaynak olarak gösterdi.

Yüzde 38'lik kesim ise mevcut rezerv varlıklarının bir bölümünü satarak altına yöneldiğini ifade etti.

Küresel altın rezervlerinin depolandığı lokasyonlar incelendiğinde, İngiltere Merkez Bankası (BoE) yüzde 57 ile en çok tercih edilen depolama merkezi olmayı sürdürdü.

Yurtiçi depolama yüzde 49 ile ikinci sırada yer alırken, Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) yüzde 16 pay aldı.

Araştırmada, İsviçre Merkez Bankası'nın tercih edilme oranının bir yıl içinde yüzde 12'den yüzde 6'ya gerilediği görüldü.

Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle merkez bankalarının altın depolama stratejilerinde değişiklikler yaşandığı da raporda yer aldı.

Katılımcıların yüzde 9'u son bir yılda altınlarını kendi ülkelerine taşıdığını belirtirken, yüzde 10'u yurtdışındaki depolama noktalarını çeşitlendirdiğini bildirdi.

Önümüzdeki 12 aylık dönemde ise katılımcıların yüzde 7'si altınlarını yurtiçine taşımayı, yüzde 9'u ise yeni yurtdışı depolama lokasyonları kullanmayı planladığını ifade etti. Cumhuriyet

 

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *