Çocuklarımızın yeri ağır sanayi değil değil, güvenli ve sağlıklı okul ortamı
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Mesleki Eğitim Merkezlerine (MESEM) yönelik yürütülen nitelikli dolandırıcılık ve rüşvet soruşturması çerçevesinde aralarında eski okul müdürleri ve müdür yardımcılarının bulunduğu 37 kişi gözaltına alındı.
Dosyaya göre oluşan kamu zararının 36 milyon TL’nin üzerinde olduğunu söyleyen Eğitim İş Gaziantep Şube Sekreteri Nizamettin Uzun, ‘’MESEM, hem çocuklarımızın canını alan hem de kamu kaynaklarının hortumlandığı bir sistem. Sorun birkaç yöneticinin gözaltına alınmasıyla veya denetimlerin sıklaştırılmasıyla çözülemez. Ucuz ve güvencesiz çocuk emeği üzerine kurulu MESEM modeline derhal son verilmeli’’ çağrısında bulundu.
Halkımızın vergileri patronların çocuk
sömürüsünü finanse etmek için kullanılıyor
Bu tablonun kendileri için sürpriz olmadığını dile getiren Uzun, ‘’Eğitim-İş olarak defalarca dile getirdiğimiz gibi MESEM çocuk işçiliğidir, eğitim hakkının gaspıdır, kamu kaynaklarının sermayeye aktarılmasıdır; çocukların yaralandığı, yaralı halde çalıştırıldığı, ölüme sürüklendiği bir düzen. MESEM cinayet. Lise çağındaki çocuklarımız haftanın bir günü okula, kalan günler denetimsiz işyerlerine gönderilmekte; mesleki eğitim adı altında ucuz ve güvencesiz çocuk işçi olarak çalıştırılıyor. Halkımızın vergileri, okullarda bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek için kullanılmak yerine, patronların çocuk sömürüsünü finanse etmek için kullanılıyor’’ ifadelerini kullandı.
Bu düzen yöneticilerin çocuklar üzerinden
haksız kazanç sağladığı bir alana dönüşüyor
Uzun, ‘’Aynı sistemde hem çocuklar ölüyor hem de milyonlarca liralık kamu zararı oluşuyor, ama Milli Eğitim Bakanlığı ikisini de görmüyor. MEB’in 3 Eylül 2026 tarihinde TBMM’ye verdiği resmi yanıta göre yalnızca 2025 ve 2026 yıllarında MESEM’lerde 9 bin 950 iş kazası gerçekleşmiş, 37 çocuğumuz iş cinayetlerine kurban gitti. Gözaltına alınanlar arasında okul yöneticilerinin bulunması ise bir başka gerçeği gözler önüne seriyor. Kamu kaynaklarının sermayeye aktarıldığı bu düzen, iktidarın atadığı yöneticilerin çocuklar üzerinden haksız kazanç sağladığı bir alana dönüşüyor’’ değerlendirmesini yaptı.
Bu durum sistem içi bir bozukluk değil,
MESEM modelinin doğal işleyişi
Anayasa’nın 41. maddesinin devlete çocukları her türlü istismara karşı koruma; 50. maddesinin ise kimsenin yaşına ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamayacağını hükme bağladığını vurgulayan Uzun, ‘’MESEM, bu iki hükmün de MEB ve siyasi iktidar eliyle çiğnendiği bir model. Daha önce de Kocaeli’nde sahte öğrenci kayıtlarının açıldığı, işletmelerin mevcut çalışanlarını çırak göstererek kamu kaynaklarını hortumladığı iddiaları kamuoyuna yansımıştı. Bu durum sistem içi bir bozukluk değil, MESEM modelinin doğal işleyişi’’ şeklinde konuştu.
MESEM’de çalıştırılan çocukların
ücreti bu fondan karşılanıyor
Şube Sekreteri Uzun, ‘’Emekçilerin ücretlerinden yapılan kesintilerle, işsizlik halinde güvence sağlamak amacıyla kurulan İşsizlik Sigortası Fonu’ndan yalnızca 2025 yılında işverenlere 126 milyar TL aktarıldı. MESEM’de çalıştırılan çocukların ücreti bu fondan karşılanıyor. Bu düzenin asıl sorumlusu, işçinin güvencesini patronun kârına dönüştürerek ucuz ve güvencesiz çocuk işçiliğini finanse eden Milli Eğitim Bakanlığı. Çocuklarımızın yeri ağır sanayiler, inşaat iskeleleri, merdiven altı atölyeler değil; güvenli ve sağlıklı okul ortamı. Çocukların canını ve kamu kaynaklarını patronların kârına feda eden bu düzene karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz’’ mesajını verdi. Haber Merkezi
