ANNELER GÜNÜ ve BENİM ANNEM, GÜZEL ANNEM, MİNİK DEVİM

YAYINLAMA: 09 Mayıs 2024 / 00.00 | GÜNCELLEME: 10 Mayıs 2024 / 15.22

Bu Pazar anneler günü.

Herkesin annesi çok özeldir mutlaka. Anneler gerçekten, doğaları gereği önce çocuklarını düşünen, limitsiz hoşgörü ve fedakarlık sahibi özel insanlardır. Benim hayattaki en büyük ödüllerimden birinin annem Kamuran Yılmazer olduğunu düşünürüm.  Gerçekten de yaşadığı sürede her anıyla, her hareketiyle, her kararıyla gurur duyduğum, hayran olduğum, hayata karşı muhteşem duruşuyla bana ders veren, cesaretlendiren annem şahane bir kadındı. Benim rol modelimdi.

Babam gibi efsane bir sosyal demokratı müthiş bir sevdayla destekleyen, Gaziantep gibi önemli bir kentte açtıkları ilk özel hastanenin kuruluşunda muhteşem bir iş kadını idareciliğiyle hastanenin saat gibi işleyen düzenini tepeden tırnağa sağlayan harikulade bir kadındı. Gaziantep'te iş kadını olmanın, ilkleri kabul ettirmenin, güvenilir olmanın kurallarını o kadar net koymuştu ki . Mertliği, dürüstlüğü, net duruşuyla Gaziantep'in "ABLA"sıydı.

Onun idari işleri ustalıkla yönetmesi, aldığı eğitim gereği sağlık camiasının içinde olması, babamın hem muhteşem bir operatör olarak mesleğini kusursuzca yapmasını sağlıyordu hem de babam , çok sevdiği sosyal faaliyetlerine büyük zaman ayırabiliyordu.

Biz çocukları da hayatının merkezindeydik. Okulumuzdan, eğitimimizden, yetiştirilmemiz sırasındaki içten ilgisinden tutun da çok sık soframızı onurlandıran arkadaşlarına hazırladığı törensel ikramları, birbirinden lezzetli yemekleri hala konuşulur, aynı mahallemizdeki tüm çocukların aşılarına, hastalıklarına kadar takip edip şifa dağıtmasına duyulan hayranlık gibi..

Müthiş bir ustalıkla ördüğü ve yedi kat ellere bile armağan ettiği hırkalar, şık kazaklar, bebe patikleri, battaniyeler beni hep şaşırtırdı. Zamanını bu kadar iyi yöneten başka bir insan tanımadım.

17 Eylül 1979 da babamı alçak bir siyasi cinayete kurban verdiğimizde henüz 44 yaşında genç bir kadındı. Tüm arkadaşlarının Gaziantep’ten uzaklaşmasını önerdiği bu zamanda, tam tersine dipçik gibi dimdik durup hastanenin yaşatılması kararını aldı ve “devam” dedi. Onu 12 Eylül 2008 de kaybedinceye kadar da hastanemizin adını asla zirveden düşürmedi. Vefatında gazeteler “Gaziantep ablasını kaybetti” yazdılar.

Son derece öngörülü ve inanılmaz mistik bir yapısı vardı. Bir gün rüyasında gördüğü milli piyango biletini tüm Gaziantep’te aratmıştı. Bulamadılar. Çekilişte o bilete büyük ikramiyenin isabet ettiğini gözleriyle gören arkadaşları çok şaşırmışlardı.16 Eylül 1979 günü de babamın bir suikasta kurban gideceğini rüyasında görmüştü. İnançlı kişiliğinin yanında çok sosyal demokrat, çağdaş, Atatürkçü, cesur bir kadındı. Hastaneyi birlikte işlettikleri doktorları onu hem çok sever, sayar hem de biraz çekinirlerdi. Ameliyat saatlerine, hasta takibine olan titizliğini, doktorlarının ve hizmetlilerinin sosyal yaşantılarına destekte de sürdürürdü. Ölümünden yıllar sonra aile dostumuz bir doktor “Ben ablanın sayesinde emekli oldum. Bana titizlikle ve biraz da zorlayarak aylık ödemelerimi yaptırmasaydı, bugün emekli maaşım olmayacaktı” demişti. Annem ve babam çevrelerindeki insanların, çalışanlarının dertlerini benimseyip hep çözmekten yana oldular. Üstelik bunu kimselere duyurmadan yaptılar. Kaç kişiyi ev sahibi ettiklerini anlatamam.

Onlardan öğrendiğimle ben de çalışanlarımla kocaman bir aile kurduğumun bilinciyle dertlerini dert edinmem gerektiğini asla unutmadım.

O kadar sosyal bir kadındı ki Gaziantep Turizm Derneği’nin ilk başkanı, Yardımsevenler Derneği’nin başkanı, birçoğumuzun çocukluğundaki çikolatalı pastaların, çay partilerinin mekanı Karakedi Pastanesi’nin kurucusuydu.  Vefatında taziyeye gelen bir arkadaşı “Biz Beş çayını Kamuran’dan öğrendik. Hepimizi toplayıp, çok hoş buluşmalara imza atardı” diye onu anlatmıştı. Sevgili ünlü restoran işletmecisi Burhan Çağdaş ‘ta annemin vefatında içten bir üzüntüyle “Abla bizim dükkanın Vehbi Koç’uydu. Acımız çok büyük, onu çok özlüyoruz” demişti.

Herkesin annesi muhteşemdir, biliyorum ama benim annem gerçekten olağanüstü bir kadındı. Hem iyi bir anne hem iyi bir eş, hem iyi bir iş kadını hem gerçek bir sosyal demokrat, en önemlisi de doğru yaptığına inandığı kişiye gerçek bir dosttu. Kendi doğrularını dimdik ve yüksek sesle savunur, yanlış olduğuna inandığını şeyleri kabul etmediği gibi görmezden de gelmezdi.73 yıllık ömrüne kocaman sevgileri, inanılmaz dostlukları, paha biçilmez zenginlikleri doldurmuş. Cenaze töreni muhteşemdi. Ona yakıştığı gibi içten sevgiyle uğurlandı.

 Ufak tefek vücudu, kısacık beyaz saçları, dimdik Osmanlı duruşu, kalın sesi ama kocaman kocaman kalbiyle benim "Minik Dev"imdi. Onu 13 Eylül 2008 cumartesi günü toprağa verdik. Cumartesi gecesi gökyüzü hüngür hüngür ağladı.

Duygularımı sizlerle paylaşıp, eğer yaşıyorlarsa; benim için de, bir kez annelerinize sımsıkı sarılıp, kocaman öpün istedim.

 

ANNELER GÜNÜ ve BENİM ANNEM, GÜZEL ANNEM, MİNİK DEVİM
YORUMUNUZU YAZIN, TARTIŞMAYA KATILIN!
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *