AK IL

YAYINLAMA: 02 Şubat 2026 / 00.00 | GÜNCELLEME: 01 Şubat 2026 / 14.20

Bir konunun başında AK varsa biraz düşünmekte yarar var. Nerede AK kelimesi geçiyorsa o kilimin altında ne yattığına bakmak, doğru bir davranış olmalı. Bir aile işletmesi olan Diyarbakır’da Faik Ali İlkokulu kantin işletmeciliğinde AKTAŞ ailesinin anne ve babasına yardım eden bir evlat, Aziz İhsan Efendi. Bakın ailenin soyadı da AK ile başlamakta. 2010 yılına kadar tost yapıp gazoz satan ailenin oğlu bir şekilde Cengizler’den birisi ile tanışır. Tanıştığı kişi yeğen Nurettin’le bir ortaklık kurar ve ‘Perla’ adlı bir şirketle yolculuğa başlanır. Burada bir AK IL ona daha fazla şirket, daha fazla iş ortaklığı ve daha fazla iş sağlayacağını öğütler.  

Nitekim BİLGİNAY-BARKA-İÇKALE-PROVEK-VEKONTEK-GÜVEN-INTURSA-TURKUAZ-İLDENİZ-BABİL-ELİF LPG- AK TAŞ-BIG-YSF ARAÇ-gibi sürüp gitmekte sac ayağının kurduğu şirketler.  Bu kurulan şirketlerin faaliyet konuları hep değişik dalları içerip, Kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine girmek amaçlı olmuşlar. İktidar yanlısı belediye ve kurumların hizmet ve mal alım işleri olmuş hedefleri. 

AK TAŞ, ELİF Petrol OPET olarak İstanbuGaziosmanpaşa’da, TEM otoyolu üzerinde, Avrupa’nın en büyük akaryakıt istasyonunu kurarlar. Dedim ya bir şeyin başında AK varsa biraz durmak gerek. Bu oluşumda AK partinin Ankara İl Başkan yardımcısı ile Erzurum Belediye Başkanı’nın akrabası Dölekli de pastanın içinde yer almaktan geri kalmaz. Bu arada bu istasyonun yanında bulunan araziye AVM yapımı için izin istenir.  

İstanbul Büyükşehir belediyesi tarafından bu izin verilmez. İznin çıkarılması için kişiye özel bir kanun çıkarılır. Hani tıpkı 2007 yılında doçentlik alan Yusuf TEKİN’in 5 sene dolmadan ve kendi bilim dalında çalışma yapmadan profesörlük sürecini tamamlamadan, 2011 yılında Profesör olarak atanması gibi bir şey. 

5 Aralık 2024 gecesi TBMM’nde, gece verilen bir önerge ile İstanbul Belediyesi’nin karşı çıktığı AVM projesi konusunda ‘Büyük şehirlerdeki ana arterler üzerindeki benzin istasyonlarının ruhsat yetkisi belediyeler değil Çevre Bakanlığına verilir’ cümlesinin eklenmesi, kişiye özel kanun çıkarılmasını konusunu gündeme getirir.  Büyük Millet Meclisi’nden bu kanun geçirilir. Ne kadar da güzel keyfi idare. Nerede Hukuk veya Adalet diyebilirsiniz.

Yine bu sac ayağı birçok kurumun araç kiralama ihalelerine girer. Bu iş için kurulmuş birden fazla şirketleri faaliyet gösterir. Bunlardan en önemlisi BİLGİNAY, birçok şehrin belediye başkanlığının ihtiyacı olan araçları kiralıyorlar. 2019 yılında Isparta Belediye Başkanlığı’nın verdiği ihalede firma o kadar coşmuş ki Audi A 8 marka bir aracı da belediyeye hediye etmiş. 

Aklınıza ne geldiğini düşünebiliyorum, olabilir, neden olmasın, Audi A8’in fiyatı, alınan ihaledeki fahiş fiyatın yanında, çerez gibi kalmış olduğunu düşünmekteyim. 

Nasreddin Hoca’nın itibar kürklü kaftanına söylediği gibi ‘YE KÜRKÜM YE’ misali. Bu ülkenin malı deniz talan etmeyen domuz diye de bir tabir vardır.  Devran bu devran ancak bu ziyafetin bir gün sona ereceğinden hiç kuşkum yoktur. 

Ne kadar ilginç sonuçlara varmaktayız. Televizyonda benim gördüklerimi sizin de gördüğünüze inanmaktayım. Aziz AK TAŞ duruşmaya giderken yüzü ‘BİN ATLI AKINLARDA ÇOCUKLAR GİBİ ŞENDİK ‘gibi gülmekteydi.  Bin atlı o gün dev gibi Adaleti yendi. Sanki Ak Tolgalı Beylerbeyi, 9 koruma ile duruşma salonun dışında çevresiyle şakalaşmasını izledik. 

Ne kadar da ilginç konular var ayrıntıda. Bu kişinin ortağı olduğu şirketler çeşitli kurum ve kuruluşlardan 594 ihale almış. Bu ihalelerden 121 adeti Muhalefet Partili Belediyelerden, geri kalan 473 adet ihale ise mevcut iktidar partisine bağlı belediyelerden alınmış. Muhalefet partili belediye başkanları hakkında yolsuzluk aranması konusunda bütün bu ihale dosyaları incelenmekte. 473 adet dosya hakkında ise bir tek vızıltı duyulmamakta. 

Bu bir rastlantı olabilir mi? Bence olamaz. AK TAŞ ‘ı yöneten bir AK IL’ın varlığına inanmaktayım. Yoksa ekranda gördüğümüz adamın bunu planlayıp yapabilecek kültür seviyesinde olduğuna inanmamaktayım. Bu sıkı bir ekip işi, koordinasyon ve destek, konuyu bu seviyeye çıkarmış. 

Şimdi ise AK TAŞ itirafçı olarak muhalefet belediye başkanlarını ‘İhaleye Fesat Karıştırmak, Rüşvet’ konusunda ifade beyan etmiş. Kendisi örgüt kurmak suçundan tutuksuz ve 704 yıla kadar hapis istemi ile yargılandığını görüyoruz. Ancak bilirkişi raporunda, ‘ihalelerde fesat veya rüşvet konusuna dair bir ipucu bulunmamaktadır’ cümlesi ile ortada bir suç unsurunun olmadığını ifade etmekteler. 

Hala anlamakta güçlük çektiğim husus, ortada ‘FESAT’ yoksa, onlarca insanların SİLİVRİ’de neden hayatları kısıtlanmakta?   

Neden hala HUKUK veya ADALET ‘i TUZ’a benzetirler bilir misiniz? Kimyasal dili ile NaCl olarak ifade edilen bildiğimiz TUZ, kokusuzdur da ondan . Hani tuz renginin de AK olduğunu bilir herkes.

Ancak son bir iki yıldır bu tuzun kokmaya başladığını düşünmekteyim tıpkı AK olan bir çok şey gibi diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına. 

AK IL
YORUMUNUZU YAZIN, TARTIŞMAYA KATILIN!
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *