SİYASİ AHLAK

YAYINLAMA: 18 Mayıs 2026 / 00.00 | GÜNCELLEME: 17 Mayıs 2026 / 15.46

Ata rahmetlinin bir sözü vardır, 1937 senesinde söylediği ‘Ben sporcunun zeki çevik ve aynı zamanda iyi ahlaklısını severim’. Burada en önemli vurgu İYİ AHLAKLI olmak. Ahlak veya dürüstlük kavramlarının günümüz insanları tarafından nasıl anlaşılıp, nasıl ifade edildiğini düşünmekteyim. Ahlak veya etik, para ile satın alınacak bir eşya veya mal olmamalı. Herkes için doğru olan, sizin için de doğru olmalıdır. Aksini düşünmek bile istemem.  Her konuda etik değerler vardır, yani ahlak bir kriterdir. Bizatî utanma duygusu olanlarda oluşan bir karakter yapısı da diyebiliriz. Bu konunun bilhassa siyasiler tarafından iyi anlaşılmadığı bir gerçek olduğunu düşünmekteyim. Bu nedenle bir zamandır ‘SİYASİ AHLAK YASASI’ konusunda meclis rahatsızlık duymakta.  

 Ahlak yapısının bir anlamı olmalı. Hani para ile ahlaklı olmanın bir bağlantısı olacağını düşünmemekteyim. Ahlakın bir bedeli olmaması gerek. Ahlak konusu AR ile bağlantılı olduğunu kesin. Kişiye ‘Al Şu Parayı, Doğru Dürüst Davran’ diyebilir miyiz? Hangi davranış kime göre doğrudur. Kime inanacağız ve kime güveneceğiz?  

Hazret salonlarda toplanan insanlara hitap ederken, bazen prompterden okuduğu cümleleri, iyi anlamadan bazı istatistiki bilgileri verip, dinleyenlerin inanmasını beklemekte. İnsanların gözlerinin içine bakarak söylenen bu yalan cümleler, toplanan halk tarafından anlaşılmadan alkışlanmakta. Ancak meraklı gazeteciler tarafından araştırılıp incelenmekte. Gerçekleri öğrenen muhabirler, konuyu topluma yansıtmakta zarar görmediğinden yayınlamakta. Bu nedenle adli takibe uğramaktalar.  

Ekranlarda izlediğim bir önemli akademisyenin söylediği çok çarpıcı bir rakamı duyunca üzüldüm. Türkiye’nin son 10 sene içinde yaşlı nüfusa doğru gittiğini söylemekte değerli hoca. Doğurganlık 1.38 kadar düştüğü bir gerçek. Nedeni çok basit. Genç nüfus ülkede istikbal görmediklerinden ne evlenmek ne de çocuk yapmak istememekte.  Ülkemde ciddi bir küçülme bulunmakta. Yatırım yapılmadığından işsizlik artışı tarihimizin en yüksek seviyesinde. Kuruma müracaat eden işsiz sayısı resmi rakam 3 milyon işsiz olarak söylenmekte, aslında 4.5 milyon işsiz ülkede iş aramakta. Bulamayanlar ise yurt dışına gidip iş imkanı bakmaktalar. Ülkede işsizlik ana nedeni; Mevcut tesislerin kapanması ve yeni   yatırımlar yapılmadığından kaynaklanmakta. Bir ülkede HUKUK ve ADALET’e güven olmazsa, sermaye o ülkede yatırım yapmaz. Bu bir evrensel kaidedir. 

Hani bir tarihte, bir araştırma firması halk yoklaması yaparak   neticenin iktidar partisinin aleyhine büyük oy kaybının olduğunu gazetede yazma cesareti gösterince, ertesi gün kapılarına mali müfettişlerin dayandığını görmüştük. Hemen sonrası, söyledikleri rakamlardan ricat ederek, yanlış verileri aktarıp, müfettişlerden kurtulmuşlardı. Bu da etik kurallardan bir manzume. İyi Ahlak konusunda bir arayış içinde ülkemiz. Atatürk 1937’de söylemiş sporcunun iyi ahlaklı olması gerektiğini. Başka nerede ahlak aranır ki?   

Aklıma KEİR STARMER geldi, yani İngiltere başbakanı. Elinde torbası tek başına çarşı Pazar dolaşmakta, alış-veriş yapmakta. Yanında belli belirsiz sivil polisler mutlaka vardır amma, bir Polis ordusu bulunmaz hiçbir zaman. Adamın halktan çekindiği hiçbir konusu yok ki polis ordusuna ihtiyacı olsun. Esnafla sohbet edip, yolda karşılaştığı insanların ellerini sıkıp, hatır sorar. Çekindiği hiçbir konu bulunmadığından halkın arasına girebilmekte. 

İngiltere Başbakanı mütevazı Downing Street 10 numaradaki konutta oturur. Rüşvet gibi bir konusu olmamaktadır, bu muhterem Başbakanın. Downing Sokağı Parliment Caddesi’ne bakar, o da Times nehrinin bir yakasındadır. 

İngiltere’de bir millet vekilinin eşi, muhtarlığa gidip fakirlik konusunda muhtaç belgesi alıp, mahkemede dava açmak için vergi vermemeye uğraşmaz. Etik değildir, yani ahlak dışı bir davranış olduğunu bilirler. İngiltere’de Milletvekilliğinin emekliliği yoktur. Vekil olarak hizmet verdiği sürece ücret alır, vekillik sona erince ücret de kesilir. Sadece İngiltere’de değil, İSVEÇ, DANİMARKA, FİNLANDİYA ve AVUSTURYA gibi medeni ülkelerde Millet Vekilliği sonrası bir emeklilik maaşı bulunmamaktadır. 

Hani Mecliste birçok konuda muhalefet, iktidarın davranışının ahlak dışı olduğunu söyleyerek ‘Yahu Hiç Mi Utanmıyorsunuz?’ diye soru sorduğunda iktidar sıralarından gelen cevabı hala unutamıyorum: ‘Evet Utanmıyoruz’ diyen bir kadın milletvekili vardı. Tabii utanmanın bir ahlak göstergesi olduğuna inanırım. Mevcut olmayan bir Milletvekilinin mecliste var gibi göstermek, Fakirlik belgesi alarak vergi ve harçlardan kaçmak bir ahlak ve etik yansıması olduğu için UTANMAYAN insanda bu değerleri aramak boşunadır, diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına. 

 

SİYASİ AHLAK
YORUMUNUZU YAZIN, TARTIŞMAYA KATILIN!
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *