Döviz ve faizlerdeki üç haftalık dalgalanma inşaat sektörünün hızını kesti
İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Serdar Uygur, döviz ve faizdeki üç haftalık aşırı dalgalanmanın inşaat sektörüne de olumsuz etki yaparak sektörün hızını kestiğini söyledi.
Yüzde 35-40 ani fiyat artışları oldu
"Dövizde ve faizlerdeki üç haftalık dalgalanma inşaat sektörünün süratini azalttı" diyen Uygur. "Son üç haftada ana girdi malzemelerinden demir, çimento, kereste gibi kalemlerde yüzde 35-40’lara varan ani fiyat artışları oldu. Bu fiyat istikrarsızlığı sonucu kaba inşaatların yapımında sektörün büyümesi azalmıştır. Bu kadar yüksek bir fiyat artışını sektör çok kısa süre içerisinde kaldıramaz" dedi.
Fiyat artışları kısa sürede atlatılacak bir sorun değil
İnşaattaki girdi malzemelerine gelen artışların inşaat maliyetlerine de yansıyacağına, sabit ödeme ile inşaat yaptıran müteahhitlerin zarar edeceğini söyleyen Uygur, “Bu rakamlar inşaat maliyetlerine yansıyacağı için sabit fiyatla inşaat satmış olan müteahhitlerin ve yeni konut ve işyeri edinmek isteyen alıcıları olumsuz etkileyecektir. Bilhassa demir ve çimentonun spekülatif fiyat artışının inşaat sezonunda önlenmesi gerekir. Ne yazık ki buna benzer bir dalgalanmayı geçtiğimiz ayın aynı döneminde yine yaşamıştık” diye konuştu.
Döviz arttığında fiyatı artırıyorlar döviz düştüğünde fiyat indirmiyorlar
Döviz fiyatlarındaki artışın inşaat girdi malzemelerine anında yansıdığını, bir anda fiyatların arttığını, ancak üretici firmaların döviz düştüğünde inşaat malzemeleri fiyatlarını düşürmesi gerekirken herhangi bir indirim yapmadığına da dikkat çeken Uygur, “Dövizde ki düşüş girdi fiyatlarına döviz fiyatı arttıkça artıyor. Fakat aynı döviz düştükçe girdi malzemelerinin de düşmesi lazım ama çıkan fiyat geri inmiyor. Döviz düşse de üreticiler malzeme fiyatlarını indirmemektedir. Bu şekildeki uygulama aşırı fiyatlar maliyetin artmasına enflasyonun da yükselmesine, işsizliğin artmasına sebep olmaktadır" şeklinde açıklama yaptı.
İnşaat sektörünün devamı için tedbir alınması gerekli
Bacası halen tüten inşaat sektörünün kan kaybetmemesi için tedbir alınması gerektiğini hatırlatan Uygur, “Geçtiğimiz yıldan itibaren hareketlilikte yükselme yaşayan sektör, bu yılın ilk aylarında da başarılı bir şekilde faaliyetini gösterirken, son günlerde yaşadığımız olumsuzlukların önlemi alınarak inşaat sektörü verimli bir şekilde üretim yapmalıdır” dedi.
10 Yılın üzerinde kredi kullanmayın
Kredi ile konut ve işyeri sahip olmak isteyen vatandaşlarında uzun vadeli kredilerden uzak durmasını ve kredi kullanım azami süresini en fazla 10 yılla sınırlandırması gerektiğini hatırlatan Uygur, “Kredi kullanacak vatandaşlara 10 yılın üzerinde ve gelirlerinin üçte birinden fazla bir kredi kullanmamalarını aksi takdirde birikimlerin de ellerinden icra yoluyla gideceğini hatırlatmak isterim. Bu durum vatandaş üzerinde psikolojik yıkıntı da yapar. Oysa şimdi görüyorum aylık geliri kadar kredi kullanan vatandaşlarımız bile var" diye konuştu.
AB sürecindeki Türkiye’de halen müteahhitliğin tanımı yapılamadı
İnşaat sektörünün canlanmasıyla birlikte meslekten anlamayan firma ve kişilerin inşaat sektörüne kaydığını, bu durumun da müteahhitliğin tanımının yapılamamış olmasından kaynaklandığını söyleyen Uygur, “Müteahhitliğin tanımının halen yapılmamış olması meslekten anlamayan pek çok kişiyi inşaatçılığa özendirdi. İnşaat sektörünün de şu anki konjonktürde verimli bir yatırım aracı olması, birçok sektördeki elde edilen artı değerlerin inşaat sektörüne kaymasına neden oldu. Bu durum sektörün canlanması açısından olumlu ama bir çok bilinçsiz üreticinin faaliyet göstermesi açısından da genel "kalite anlamında olumsuzluklar oluşturmuştur" şeklinde açıklama yaptı.
Sıcak havalarda beton da daha fazla su ister
İnşaatların ehil kimselerin elinde olması gerektiğini, sadece beton sulamasının bile ihmal edilmesinin telafisi mümkün olmayan hatalar yapılmasına neden olacağını söyleyen Uğur, “Havaların mevsim şartlarının üzerinde sıcak olmasından olayı beton ve harçlı imalatlarda serin zamanlarda beton dökümü yapılması ve sulama sürelerinin sıklaştırılması gerekir. Yoksa beton yanar ve çürük olur. Konya'daki zümrüt apartmanındaki olayları yaşamamak için bu konuya çok önem göstermeliyiz” dedi.
