DYP Hatay Milletvekili Mehmet Erarslan, Türkiye’nin 177.9 katrilyon olan dış borcunun 2004 sonu itibariyle 329 katrilyona yükseldiğini söylerken, “Ekonomideki olumsuz gelişmeler, ülkedeki 72 milyon insanı umutsuzluğa itmektedir” diye konuştu.
İç ve dış borç yüzde 150 arttı
Gaziantep il örgütünü ziyaret eden DYP Hatay Milletvekili Mehmet Erarslan, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan’a bir soru önergesi verdim. Ülkemizin geçişte borcu ne kadardı, şimdi ne kadar? Günde, haftada, saatte ne kadar borç faizi ödüyoruz? Bu sorularımı cevaplandırın dedim. Resmi rakamlarla verilen cevapta ise; 2001 krizinde bile Türkiye’nin 177. 9 katrilyon iç ve dış borcu vardı. Borç 2004 Yılı sonu iti bari ile yüzde 150 artış göstermiş ve İç ve dış borcumuz 329 katrilyona yükselmiştir” dedi.
Türkiye bir günde 154 trilyon borç faizi ödüyor
Seçim yılında, cari açığını 1.5 milyon dolar olduğunu, bugün ise cari açığın 8.8 milyar dolara yükseldiğini kaydeden Eraslan, "Dış ticaret açığımız 40 milyar dolar düzeyine gelmiştir. 2003 Yılı'nda 59 katrilyon borç faizi ödenmiş. 2004'te 56.5 katrilyon borç faiz ödenmiş. Türkiye bir günde 154 trilyon, saatte 6.4 trilyon, dakikada 107.4 milyar, saniyede 1.7 milyar lira, salisede 29.8 milyon lira borç faizi ödemektedir" diye konuştu.
72 Milyon insanımız büyümeyi hissetmiyor
Hükümetin kendini biz ekonomiyi borçlu aldık diye savunduğunu belirten Mehmet Erarslan, "Ekonomiyi borçlu aldığınız doğudur. Ama bu borç 177.9. katrilyondan 329.5 katrilyona çıkmıştır. Ekonomideki olumsuz gelişmeler ülkedeki 72 milyon insanı umutsuzluğa itmektedir. 2004 Yılı'nda 62.8 milyar dolar ihracat, 97.2 milyar dolar ithalat yapmışız ve ithalat her geçen gün ihracatı katlamaktadır. Bütün ihracatımız maalesef faiz harcamalarına gitmiştir. 9.9 Oranında büyüme, sanal bir büyümedir. Bu büyümenin esnafta, çiftçide, çarşı-pazarda, emekçide yeri yoktur ve 72 milyon insan büyümeyi hissetmemektedir. Büyüme hayali bir büyümedir. Büyüme rakamları her şeyin güllük gülistanlık olduğunu göstermez" diye açıklamada bulundu.
Arz talep olmazsa enflasyon da olmaz
Erarslan, 1999 yılında kişi başına borç 220 dolar iken, bugün kişi başına düşen borç miktarının 4 bin 328 dolar olduğunu belirttiği açıklamasını, "Kişi başına düşen borç her geçen gün katlanmaktadır. Bunlar enflasyon düştü diyorlar enflasyon düşmemiştir. Enflasyonun düşmesine sebep hükümetin bütün desteklerini kaldırması, ücretler düşürmesi, maaşlara zam vermemesi, insanlara biraz daha kemerini sık politikası uygulamasıdır. İnsanların alım gücünün kalmamasıdır. Alışverişlerin ve piyasalarını durduğu bir dönemde arz talep olmazsa enflasyon da olmaz. Hem harcama hem gelir olmalı hem de enflasyon düşmelidir, bu şekilde enflasyon düşerse enflasyon düştü denir" diye sürdürdü.
Enflasyon yüzde 9 deniyor, esnafa yüzde 16.5'tan kredi kullandırılıyor
Erarslan, Sanayi Bakanı Ali Çoşkun'a, hükümetin ilk 15 ayı içinde kaç esnaf kepenk kapatmıştır ve kaç kişi iflas etmiştir diye sorduklarını, 15 ayda 139 bin 500 esnafın kepenk indirdiğini, 8 bin 511 büyük şirketin iflas ederek kapandığını öğrendiklerini belirtirken şöyle konuştu: "Bunlar resmi rakamlardır. Esnaf ve sanatkar siftah edememektedir. Esnaf sanatkar Bağ Kur primini ödeyemez durumdadır. Esnaf sanatkar çoluk çocuğunu geçindiremez ve borçlarını ödeyemez durumdadır. Başbakan çıktı müjde veriyoruz dedi. Esnaf sanatkar yüzde 18'den kredi kullanıyormuş, bunu 1.5 puan düşürerek yüzde 16.5 yapmışlar. Hani Türkiye'de yüzde 9 enflasyon vardı? Eğer yüzde 9 enflasyon varsa esnaf ve sanatkara neden 16.5'tan kredi veriyorsun. Esnaf sanatkardan kâr etmeye mi çalışıyorsun?" dedi.
AKP, birkaç holdingin ve işadamının hükümeti haline geldi
Türkiye'de 12 milyon insanın işsiz olduğunu. AKP iktidarının işsizliğin üzerine de işsizlik ordusunu katlayarak insanımızın yaşam sevincini tükettiğini dile getiren Eraslan sözlerini, "Memurlarımız açlık sınırının altında maaş almaktadır. DİE açlık sınırını 700 mil-yon olarak belirlerken, memurlarımızın yüzde 70-80’i 700 milyonun altında, açık sınırına yakın maaş almaktadır. Emekçilerimizin tamamı açlık sınırının altında maaş al-maktadır. Artık bu gelirsizliğe vatandaşımızın dayanacak gücü kalmamıştır. AKP iktidarının oy aldığı kesim çiftçi köylü fakir fukara, esnaf olmuştur. Bugün AKP iktidarı bu yoksul ve aç kesimi unutmuştur. AKP çiftçiyi, esnafı ve milletini unutmuştur. AKP iktidarı birkaç holdingin birkaç işadamının bir kaç ihracatçının hükümeti haline gelmiştir. Milletin hükümeti değildir, patronların büyük ağaların hükümetidir" şeklinde sürdürdü.