Toplumda okumayan, sorgulamayan, doğru gözlemler yapamayan insanların sürekli üremek ve yemek için yasamasının insanlığa fayda değil, ciddi anlamda zarar vereceğini söyleyen Av. Enver Bakırcı, “Toplumda yaşamanın bir bedeli vardır. Yaşamak demek sadece yemek yemek ve üremek demek değildir. İnsanın kendisinin dışındaki insanlara ve topluma karşı sorumlulukları vardır ki bu gün bu sorumluluk duygusunun çok azaldığını üzülerek gözlemliyoruz” dedi.
Aydınlar sorumluluklarını yerine getirmek zorunda
Cahil insanların içinde bulunduğu durumun farkında olmadıklarını, aydınların da topluma karşı sorumluluğunu yerine getirmeyip bananeci davrandığını dile getiren Bakırcı, özellikle okumuş insanların, toplumun sorunlarını bilen aydınların topluma karşı ciddi sorumlulukları olduğunu belirtirken, “Ülkemiz ve kentimiz aydınları bildiklerini insanlarla paylaşmak zorunda. Toplumun nereye gittiğini insanlara anlatıp onları sorgulamaya ve hesap sormaya itmeli. Oysa bakıyoruz, cahil adam zaten hiçbir şeyin farkında değil, kim nereye çekerse oraya gidiyor. Aydında kendi fildişi kulesi ve dünyasından çıkmıyor” diye konuştu.
Değerler çürümesi toplumu huzursuzluğa sürüklüyor
Toplumu var eden bazı değerlerin çürümeye başladığını, bunun en büyük işaretinin de hırsızlık, haksızlık, zulüm ve fuhuşun artması olduğuna işaret eden Bakırcı, “Sosyal çözülmenin işaretleri olan hırsızlık, fuhuş, dolandırıcılık oldukça fazla. Fakirlik korkunç bir olay, insanlar fakir kaldığı zaman ne yazık ki bir takım toplumsal sorunlar ortaya çıkar. Bir toplumda gelir dengesi bozulursa fuhuş, hırsızlık, dolandırıcılık ve kumar gibi toplumu çökerten sektörler ortaya çıkar. Zulmün, haksızlığın, adaletsizliğin ve fuhuşun arttığı bir toplumda çözülmeler görülür. İslam inancında ve bir çok dini inançta haram kesinlik le yasaklanmıştır. Ülkemizde her türlü suç oranlarının arttığını görüyoruz ki özellikle suç oranlarında yaş oranının düşmesi, çok ürkütücü bir toplumsal sorun. Ama her geçen gün bu sorunun arttığı da bir gerçek” şeklinde açıklama yaptı.
Kendi kendine yetemeyen insan bilgilenemiyor
Fakirlikten dolayı karnını doyuramayan insanın kendisini ve çevresindekileri de eğitemediğini dile getiren Bakırcı, “Toplumların çöküş dönemlerinde, büyük sarsıntılarda, büyük savaş dönemlerinde fuhuş ve benzeri bozulmalar görülür. Bu bir zaruretten kaynaklanan, insanın kendini hayatını devam ettirmek için yapılan bir şeydir. Bir toplumda gelir dengesi bozulmaya başladığı zaman, fuhuş ve kumar gibi toplumsal bozulmaya katkı sunan sorunlar karşımıza çıkıyor. Bakıyorsunuz ki bir sektör oluşuyor. Fakirlikle beraber insanların gelenek ve göreneklerinden arttı inançlarındaki zayıflamalar kopmalar artıyor. Çünkü karnını doyurmaktan aciz insan bilgilenemiyor bilgilendiremiyor, bilgilenemeyince kendi değerlerine yabancı manevi değerlere uzak kalıyor” diye konuştu.
Toplumsal dayanışma artmalı
Toplumsal dayanışmanın artması gerektiğini) kendi kendine yetemeyen insanlara toplumun sahip çıkıp onu kazanmanın yollarını araması gerektiğini hatırlatan Bakırcı, “İnsanların birbirlerine ve topluma karşı sorumlulukları vardır. Toplum sal dayanışma toplumu zor gününde ayakta tutan önemli bir unsurdur. Ancak toplumda ak si yönde bir süreç geliştiriliyor. Bir tarafta hırsızlık, bir tarafta yolsuzluk, bir tarafta ahlaksızlık, bir tarafta fuhuş, bir tarafta fakirlik ve cehalet bunları üst üste koyduğunuz zaman, bir toplumun temel değerlerini ayakta tutamazsınız. Sizin temel değerleriniz çökertildiği zaman fiziki bir nesnesiniz. Bu toplum daha fazla yozlaşır, bu gemi batar ve hepimize yazık olur” dedi.
