Gaziantep, yemeğin kitabını yazan gazetecileri ağırladı
“Yemek Kültürünün Beşiği Gaziantep Fıstık Bulgur ve Baklava Tanıtım Günleri” programı kapsamın da kentimizde ağırlanan yabancı gazeteciler, Gaziantep mutfağına hayran kaldıklarını ifade etti.
Yabancı gazeteciler olumlu izlenimlerle kentimizden ayrıldı
Çoğu Gaziantep'e ilk defa gelen gazeteciler, kentten çok iyi izlenimlerle ayrıldıklarını belirtirken Kanada’da yaşayan Byron Viran Gaziantep’i çok fantastik bir kent bulduğunu söyledi. 12 yaşına kadar İstanbul'da yaşayan ve daha sonra ailesiyle birlikte Kanada'ya giden ve “İstiridye Üstü Girid" isimli bir de yemek kitabı bulunan Byron Viran, Gaziantep’e ilk kez geldiğini ve buradaki yemeklere hayran kaldığını dile getirdi.
Geleneklerle modernizmi aynı anda görmek mümkün
Yurt dışında pek çok ilginç etkinliğe katıldığını, ancak Gaziantep gibi doğu ve batımın sentezini bir arada bulunduran bir yerde bulunmanın kendisini fazlasıyla memnun ettiğini söyleyen Byron Viran, “Toranto’da Gaziantep yemekleri yapan bir restoran vardı. Şimdi bu yemeklerin yapıldığı Gaziantep’e geldim. Gaziantep’i fantastik buldum. Hayat stili Ortadoğu’yu anımsatıyor ama çok modern bir yer. Urfa’ya da gittim, ama Urfa Gaziantep’e göre çok geleneksel bir il. Gaziantep'te de eskinin izleri var, ama geleneksel bir kentle modern bir kenti aynı anda barındırıyor. Yemek kültüründe de bu görülüyor, geleneklere çok uygun olarak yaşatılmış" dedi.
Simit kebabı üzeri baklava
Yemeklerden simit kebabı, tatlılardan baklava ve künefeyi çok beğendiğini söyleyen Byron Viran," Künefe ve baklavayı çok beğendim. En kaliteli baklavayı Gaziantep'te yedim. Künefenin iki çeşidini yedim ama en güzeli ve özel olanı fıstıklı künefeydi. Bir de yalnız Antepfıstıklı künefe yapmışlardı o da olağanüstü güzeldi. İrmik helvası da çok güzeldi. Pastırmalı bir şey yedim o da çok lezzetli. Yemekleri de çok güzel. Özellikle de simit kebabı çok güzel" diye, konuştu.
“Benim işim, yemek yemek diyeti tatilde yapıyorum”
Bu tür etkinliklere iş olarak baktığını ve işinin bir parçası olarak üç gündür yemek yediğini söyleyen Byron Viron, diyeti ise tatilde yaptığını belirtirken, “İş peşindeyim o nedenle rahat rahat yiyorum. Diyeti tatilde yapıyorum. Restoran kritiği yapıyorum. Kanada’da beğenmediğim lokantaları uyarıyorum. Hiç beğenme diklerimi ise kapattırıyorum. Küçük yerlerde yapmam. Büyük lokantalara giderim, ama yediğim yemeklerin de mutlaka parasını öderim. Çünkü gazetem bana değerlendirmelerin yanı sıra yediğim yemeklerin de parasını öder. Burada ''nesnellik ve beğenmediğimi kesinlikle ifade etmem çok önemli. Çünkü insanlar benim kritiklerime güvenerek oraya gidi yor. Benim kritiğimi okuyacak o restorana gidecek" şeklinde açıklama yaptı.
Türkiye’de doğdu, ama Gaziantep’e ilk kez geldi
Türkiye ve Türk kültürüne yabancı olmadığını, ancak Gaziantep’e ilk kez geldiğini söyleyen Byron Viron, ”12 Yaşına kadar şişmandım. Bu nedenle sürekli kitap okurdum. 12.Yaşına kadar Türkiye'de yaşadım, en iyi arkadaşlarımdan biri Erol Evgin'di. Yazar Firuzan da en iyi arkadaşlarımdan biridir. Halen görüşürüz. Firuzan’ın İngilizce Türkçe kitapları vardır. Onları okumaktan keyif alırım bu şekilde Türkçe bilgimi de korumuş hatta geliştirmiş oluyorum” şeklinde ifade etti.
Kanada’ya Antep fıstığı ithal edecekler
Gaziantep'teki etkinliğin çok olumlu ve başarılı geçtiğini, organizeden yemek se çimine kadar her şeyi çok beğendiğini söyleyen Byron Viron, ülkesine buradan Antepfıstığı ithal edeceğini belirtirken. "Organize çok güzel yapılmış bir etkinlik. Her şey çok mükemmel. Amacımıza ulaştık. Antepfıstığı ithal edeceğiz" dedi.
Bulguru Kanada’ya Hippiler soktu
Simit kebabını çok beğendiğini, proteini çok yüksek olan bulguru Kanada’ya Hippilerin soktuğunu söyleyen Byron Viron, “Bulgur Kanada’ya Hippilerle girdi. Hippiler et yemedikleri için bulgur yiyorlardı. Çünkü bulgurun proteini çok yüksektir. Ayrıca Hippiler çok fazla yoğurt tüketirler" diye konuştu.
Misafirperverlikten çok etkilendi
Yabancı konuklar içerisinde yer alan ve Gaziantep mutfağına hayran kalan gazeteci yazarlardan biri de Yunanlı Mirsini Lamprali oldu. Gaziantep'i ve yemeklerini beğendiğini Eylül Ekim ayı içinde bir gurup arkadaşı ile Gaziantep'e gelmeyi düşündüğünü söyleyen Lamprali, buradaki misafirperverlikten çok etkilendiğini söyledi.
Bulguru ve pişirme yöntemlerini sordu
“Gaziantep’e ilk defa geldim. Gaziantep’te Ege ve İzmir mutfağından çok daha farklı bir mutfak var. Kullanılan malzemeler çok farklı” diyen Gazeteci Yazar Mirsini Lamprali, Bulgurun çok çeşitli türevleri, pişirme yöntemleri var. Burada öğrendiğim her şey yeni ve farklı” dedi.
Ödüllü yemek kitabı bulunan gazeteci yazar baklavayı yazacak
Yazdığı yemek kitabıyla 2004’te ödül aldığını söyleyen Lamprali, baklava ve bulgura ayrıca bir önem vereceğini, diğer yemeklerden ayrı olarak tatlılardan baklavayı yazacağını söyledi. Baklavanın sadece tadını değil, yapılış sürecini de merak ettiği için atölyede baklavanın yapılış şekliyle ilgili bilgi aldığını söyleyen Lamprali, "Baklavayı yazacağım. Atölyeye gittim. Baklavanın imalatını gördüm. Ayrıca bulguru da yazacağım ve tabi ki Antepfıstığı' da. Burada Gaziantep'in glabol anlamda kültürüne tanık oldum” diye konuştu.
