ANASAYFA arrow right Güncel

Dere yataklarına yakın yapılar can ve mal kayıplarına neden olabilir

Dere yataklarına yakın yapılar can ve  mal kayıplarına neden olabilir
YAYINLAMA: 02 Haziran 2026 / 21.30
GÜNCELLEME: 02 Haziran 2026 / 21.30

Yerel yönetimlerin kentin nefes alacakları yerleri ranta çevirdiğini söyleyen Yüksek Peyzaj Mimarı Celal Akcan, dere yataklarına yakın bölgelerdeki yapılaşmaların taşkın riskini artırarak can ve mal kayıplarına neden olabileceğine dikkat çekti.
Dere koridorlarının rehabilite

edilmesi önemli bir peyzaj stratejisi
Dere koridorlarının korunmasının ve rehabilite edilmesinin önemli bir peyzaj stratejisi olduğunu vurgulayan Akcan, ‘’Dere yataklarının doğal yapısının korunması, çevresinin ağaçlandırılması ve taşkın alanlarının yapılaşmaya kapatılması, aşırı yağış dönemlerinde suyun güvenli şekilde taşınmasını sağlayabilir. Bunun yanında kent içinde oluşturulacak yeşil koridorlar, yağmur sularının kontrollü şekilde yönlendirilmesine ve ekolojik dengenin güçlendirilmesine katkıda bulunacak’’ değerlendirmesini yaptı.
Dere taşkınları, kentsel peyzaj planlamasının
yeniden gözden geçirilmesini gerekli kılıyor

Akcan, ‘’Şehirde son dönemlerde artan yağış miktarları ve buna bağlı olarak yaşanan su birikintileri ile dere taşkınları, kentsel peyzaj planlamasının yeniden gözden geçirilmesini gerekli kılıyor. Sürdürülebilir peyzaj uygulamaları ve yeşil altyapı çözümleri sayesinde kentin iklim değişikliğine karşı direnci artırılabilir, taşkın riskleri azaltılabilir ve daha güvenli bir yaşam çevresi oluşturulabilir. Bu nedenle gelecekteki kentsel gelişim projelerinde su yönetimi ile peyzaj planlamasının birlikte ele alınması büyük önem taşıyor’’ ifadelerini kullandı.
İklim değişikliğinin etkileri daha
belirgin şekilde hissedilmeye başlandı

Son yıllarda kentte iklim değişikliğinin etkilerinin daha belirgin şekilde hissedilmeye başlandığını açıklayan Akcan, ‘’Özellikle kısa süreli ancak şiddetli yağışların artması, kent genelinde su birikintileri, sel olayları ve dere taşkınları gibi sorunları beraberinde getiriyor. Bu durum yalnızca ulaşımı ve günlük yaşamı etkilemekle kalmayıp, kentsel peyzaj planlamasının önemini de ortaya koyuyor’’ şeklinde konuştu.
Yoğun yapılaşma, yağmur sularının toprağa
sızmasını engelleyerek yüzey akışını artırıyor

Gaziantep’te hızlı kentleşme ve betonlaşma sonucunda geçirimsiz yüzeylerin oranının önemli ölçüde arttığına dikkat çeken Akcan, ‘’Asfalt yollar, beton kaldırımlar ve yoğun yapılaşma, yağmur sularının toprağa sızmasını engelleyerek yüzey akışını artırıyor. Bu nedenle yoğun yağışlar sonrasında suyun doğal yollarla uzaklaştırılması zorlaşmakta ve birçok noktada su birikintileri oluşuyor. Ayrıca dere yataklarına yakın bölgelerdeki yapılaşmalar, taşkın riskini artırarak can ve mal kayıplarına neden olabilecek tehlikeler oluşturuyor’’ açıklamasında bulundu.
Sorunların çözümünde doğa temelli
yaklaşımlar büyük önem taşıyor

Sorunların çözümünde doğa temelli yaklaşımların büyük önem taşıdığını belirten Akcan, ‘’Yağmur bahçeleri, biyolojik hendekler, geçirgen zemin uygulamaları ve yeşil altyapı sistemleri yağış sularının kontrol edilmesine yardımcı olabilir. Özellikle parklar ve açık yeşil alanlar, yağmur suyunun depolanması ve toprağa sızdırılması için doğal rezervuar görevi görebilir. Böylece hem taşkın riski azaltılır hem de yeraltı su kaynaklarının beslenmesine katkı sağlanır’’ dedi. Haber Merkezi

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *