Eğitim-Sen Gaziantep Şube Başkanı Ali Ersönmez, 2017-2018 Eğitim ve Öğretim yılını gazetemize değerlendirdi. Gaziantep’in hem derslik başına düşen öğrenci sayısında, hem de öğretmen başına düşen öğrenci sayısında Türkiye ortalamasının çok üzerinde olduğunu ifade eden Ersönmez, “Derslik başına düşen öğrenci sayısı ortalamasında Gaziantep’in Türkiye ortalamasını yakalaması için bugün itibari ile yaklaşık olarak 10 bin 725 dersliğe ve buna denk düşecek şekilde de ayrıca öğretmene ihtiyaç olduğu verisine ulaşabilmekteyiz” dedi.
Ülkemizin en temel
sorunu olan eğitim
“Ülkemizin en temel sorunu olan eğitimi, eğitim sorunları, müfredat, yeni ders kitapları, yeniden yapılandırılmaya çalışılan eğitim sitemi ve eğitimde öğretmen açığını, okullaşma, eğitimde özelleştirmeler, mülakat, güvencesiz çalışma tartışmalarının ve boyutlandığı süreçte yeni eğitim öğretim yılı başlayacak” diyen Ersönmez, “Milli Eğitim Bakanlığı, 2017/2018 eğitim öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala, 2016-2017 eğitim öğretim yıl sonu örgün eğitim istatistiklerini yayınlayarak, eğitimin içinde bulunduğu durumu istatistiki veriler üzerinden kamuoyu ile paylaşmıştır. Bakanlığın her yıl düzenli olarak açıkladığı örgün eğitim istatistikleri içinde özellikle 4+4+4’ün ilk dört yılına ilişkin güncellenmiş veriler, eğitim sisteminde yaşanan ticarileşme, özelleştirme, özel okullara yönlendirme ve eğitimde yaşanan yoğun muhafazakarlaştırma uygulamalarına ilişkin en temel göstergeleri resmi verilerle açıkça ortaya koymaktadır
Eğitim sisteminin nasıl tehlikeli bir
uçuruma doğru sürüklediğini göstermektedir
Ersönmez, “MEB tarafından açıklanan 2016-2017 örgün eğitim yılsonu istatistikleri, sendikamızın yıllardır ısrarla vurguladığı temel sorunların büyük bir bölümünü içermemesine rağmen, özellikle eğitimde 4+4+4 dayatmasının kamusal eğitimde yarattığı tahribatın somut sonuçlarının daha net görülebilmesi açısından, eğitim sisteminin nasıl tehlikeli bir uçuruma doğru sürüklediğini göstermektedir. 4+4+4 düzenlemesinin asıl amacını oluşturan kamusal eğitimi zayıflatmak ve kamu kaynaklarını özel okullara aktararak özel öğretimi büyük ölçüde devlet desteği ile güçlendirmektir. Türkiye’de 2016-2017 eğitim öğretim yılı sonu itibariyle toplam 10 bin 053 özel öğretim kurumu 4+4+4 öncesinde Türkiye’deki özel okulların resmi okullara oranı yüzde 10’dur” ifadesini kullandı.
Yeni müfredat eğitimde yaşanan
nitelik bozulmasını daha da arttırdı
2017-2018 eğitim öğretim yılından itibaren uygulanacak olan yeni müfredatın eğitimde yaşanan nitelik bozulmasını daha da arttırmasının kaçınılmaz olduğunu savunan Ersönmez, “MEB verilerine göre, 4+4+4 uygulanmadan önce, 2011-2012 eğitim öğretim yılında okul öncesi okullaşma oranı 2011-2015 öğretim yılında yüzde 65,69 iken, 2016-2017 öğretim yılında bu oran yüzde 58,79’a düşmüştür. Yine 2012-2013 eğitim öğretim yılında İmam Hatip Ortaokulları bin 99 iken, 2016-2017 yılında 2 bin 671’e çıkarılmış ve İmam Hatip Liseleri ise 708’den bin 452’ye çıkarılmıştır” şeklinde konuştu.
Açık öğretim lisesinde okuyan öğrenci
sayısı 1 milyon 554 bin 938
MEB verilerine göre açık öğretim lisesinde 940 bin öğrenci bulunduğunu ve 4+4+4 sonrasında hızlı bir artışla bu sayısını 2016-2017 eğitim öğretim yılı sonu itibariyle açık 1 milyon 554 bin 938’e yükseldiğinin altını çizen Eğitim-Sen Gaziantep Şube Başkanı Ali Ersönmez, konuşmasına şöyle devam etti: “Bu artışın temel nedeni muhtemelen TEOG sistemi nedeniyle istemediği halde meslek lisesi ya da imam hatip lisesine otomatik kaydı yapılan öğrencilerin bu okullarda okumak yerine açık liseye kayıt yaptırmalarıdır. 1989 yılında sadece 2 ilde, 305 ilköğretim öğrencisiyle başlattığı taşımalı eğitimin her geçen yıl kapsamı genişlemiştir. 2016-2017 eğitim öğretim yılı sonu itibariyle taşınan ilkokul ve ortaokul öğrenci sayısı toplamda 818 bin 839’dur. Ortaöğretimde taşınan öğrenci sayısının 451 bin 959 olduğu dikkate alındığında, taşımalı eğitimle taşınan öğrenci sayısı toplamda 1 milyon 270 bin 798 gibi ciddi bir rakama ulaşmış durumdadır.”
İlimizde 24 bin 413
öğretmen okullarda görev alacak
Gaziantep’te bin 395 okul-kurum, 15 bin 493 derslikte ve 629 bin 243 öğrencinin olduğuna dikkat çeken Ersönmez, “2017-2018 eğitim ve öğretim yılına başlanacak. İlimizde ise 24 bin 413 öğretmen bu okullarda görev alacaktır. Eğitim de verimliliği düşüren uygulamalardan ikili öğretim, birleştirilmiş sınıf ve taşımalı eğitim uygulaması Gaziantep’te devam etmektedir. Yine ortaya çıkan diğer durumlar ise öğretmen eksiği, derslik ihtiyacı, okullarda yeteri alt yapı yetersizlikleri olarak karşımızda durmaktadır” şeklinde açıklama yaptı.
Ciddi tedbir ve
planlamalara ihtiyaç var
Gaziantep’te derslik başına düşen öğrenci sayısının 35 ve ortaöğretimde ise 28 olduğunu sözlerine ekleyen Ersönmez, “2016-2017 eğitim ve öğretim yılında Gaziantep’te öğretmen başına düşen öğrenci sayısı 26 olarak tespit edebiliriz. 2017-2018 itibari ile Gaziantep’te Suriyeli öğrencilerin de resmi okullarda öğrencilerimizle birlikte eğitime ve öğretime dahil edilmesiyle hem derslik başına düşen öğrenci sayısını artırmakta ve öğretmen ihtiyacını artırmakta, Suriyeli öğrencilerimizin diğer öğrencilerle dil, kültürel, sosyo-ekonomik farklılıklarından uyumu ve nitelikli, verimli eğitimlerini engelleyecektir. Aynı durum bu sınıflarda devam eden diğer öğrenciler için de geçerli olacaktır. Bu duruma yönelik ciddi tedbir ve planlamalara ihtiyaç vardır” ifadelerine yer verdi.
Çağın ihtiyacı olan
eğitim koşulları oluşturulmalıdır
Eğitim-Sen Gaziantep Şube Başkanı Ali Ersönmez, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Okul öncesi eğitimden başlayarak eğitim yatırımlarına, ders kitaplarının hazırlanmasından eğitim yöneticilerinin belirlenmesine; sınıf mevcutlarından eğitimin laik, bilimsel ilkeler doğrultusunda verilmesine, demokratik ve kamusal yönünün geliştirilmesine özen gösterilmelidir. Derslik, okul, öğretmen açıklarından eğitimin genel bütçe içindeki payına kadar, eğitimin hemen her alanında köklü bir değişime gereksinim vardır. Kamusal, parasız, demokratik, nitelikli, bilimsel ve anadilinde eğitimin önündeki engellerin kaldırılması için somut adımlar atılmalıdır. Bir ülkenin gelişmişliği “eğitime verdiği önemle ölçülür” denmektedir. 2015 PİSA sonuçlarının üzerinden objektif değerlendirmeler ışığında, eğitimdeki olumsuz sonuçlar üzerinden dersler çıkarıp, eğitime dair tüm eğitim bileşenleri ile ortak planlama ve yatırımlarla, çağın ihtiyacı olan eğitim koşulları oluşturulmalıdır.” Hüseyin Karataş
Ülkemizin en temel
sorunu olan eğitim
“Ülkemizin en temel sorunu olan eğitimi, eğitim sorunları, müfredat, yeni ders kitapları, yeniden yapılandırılmaya çalışılan eğitim sitemi ve eğitimde öğretmen açığını, okullaşma, eğitimde özelleştirmeler, mülakat, güvencesiz çalışma tartışmalarının ve boyutlandığı süreçte yeni eğitim öğretim yılı başlayacak” diyen Ersönmez, “Milli Eğitim Bakanlığı, 2017/2018 eğitim öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala, 2016-2017 eğitim öğretim yıl sonu örgün eğitim istatistiklerini yayınlayarak, eğitimin içinde bulunduğu durumu istatistiki veriler üzerinden kamuoyu ile paylaşmıştır. Bakanlığın her yıl düzenli olarak açıkladığı örgün eğitim istatistikleri içinde özellikle 4+4+4’ün ilk dört yılına ilişkin güncellenmiş veriler, eğitim sisteminde yaşanan ticarileşme, özelleştirme, özel okullara yönlendirme ve eğitimde yaşanan yoğun muhafazakarlaştırma uygulamalarına ilişkin en temel göstergeleri resmi verilerle açıkça ortaya koymaktadır
Eğitim sisteminin nasıl tehlikeli bir
uçuruma doğru sürüklediğini göstermektedir
Ersönmez, “MEB tarafından açıklanan 2016-2017 örgün eğitim yılsonu istatistikleri, sendikamızın yıllardır ısrarla vurguladığı temel sorunların büyük bir bölümünü içermemesine rağmen, özellikle eğitimde 4+4+4 dayatmasının kamusal eğitimde yarattığı tahribatın somut sonuçlarının daha net görülebilmesi açısından, eğitim sisteminin nasıl tehlikeli bir uçuruma doğru sürüklediğini göstermektedir. 4+4+4 düzenlemesinin asıl amacını oluşturan kamusal eğitimi zayıflatmak ve kamu kaynaklarını özel okullara aktararak özel öğretimi büyük ölçüde devlet desteği ile güçlendirmektir. Türkiye’de 2016-2017 eğitim öğretim yılı sonu itibariyle toplam 10 bin 053 özel öğretim kurumu 4+4+4 öncesinde Türkiye’deki özel okulların resmi okullara oranı yüzde 10’dur” ifadesini kullandı.
Yeni müfredat eğitimde yaşanan
nitelik bozulmasını daha da arttırdı
2017-2018 eğitim öğretim yılından itibaren uygulanacak olan yeni müfredatın eğitimde yaşanan nitelik bozulmasını daha da arttırmasının kaçınılmaz olduğunu savunan Ersönmez, “MEB verilerine göre, 4+4+4 uygulanmadan önce, 2011-2012 eğitim öğretim yılında okul öncesi okullaşma oranı 2011-2015 öğretim yılında yüzde 65,69 iken, 2016-2017 öğretim yılında bu oran yüzde 58,79’a düşmüştür. Yine 2012-2013 eğitim öğretim yılında İmam Hatip Ortaokulları bin 99 iken, 2016-2017 yılında 2 bin 671’e çıkarılmış ve İmam Hatip Liseleri ise 708’den bin 452’ye çıkarılmıştır” şeklinde konuştu.
Açık öğretim lisesinde okuyan öğrenci
sayısı 1 milyon 554 bin 938
MEB verilerine göre açık öğretim lisesinde 940 bin öğrenci bulunduğunu ve 4+4+4 sonrasında hızlı bir artışla bu sayısını 2016-2017 eğitim öğretim yılı sonu itibariyle açık 1 milyon 554 bin 938’e yükseldiğinin altını çizen Eğitim-Sen Gaziantep Şube Başkanı Ali Ersönmez, konuşmasına şöyle devam etti: “Bu artışın temel nedeni muhtemelen TEOG sistemi nedeniyle istemediği halde meslek lisesi ya da imam hatip lisesine otomatik kaydı yapılan öğrencilerin bu okullarda okumak yerine açık liseye kayıt yaptırmalarıdır. 1989 yılında sadece 2 ilde, 305 ilköğretim öğrencisiyle başlattığı taşımalı eğitimin her geçen yıl kapsamı genişlemiştir. 2016-2017 eğitim öğretim yılı sonu itibariyle taşınan ilkokul ve ortaokul öğrenci sayısı toplamda 818 bin 839’dur. Ortaöğretimde taşınan öğrenci sayısının 451 bin 959 olduğu dikkate alındığında, taşımalı eğitimle taşınan öğrenci sayısı toplamda 1 milyon 270 bin 798 gibi ciddi bir rakama ulaşmış durumdadır.”
İlimizde 24 bin 413
öğretmen okullarda görev alacak
Gaziantep’te bin 395 okul-kurum, 15 bin 493 derslikte ve 629 bin 243 öğrencinin olduğuna dikkat çeken Ersönmez, “2017-2018 eğitim ve öğretim yılına başlanacak. İlimizde ise 24 bin 413 öğretmen bu okullarda görev alacaktır. Eğitim de verimliliği düşüren uygulamalardan ikili öğretim, birleştirilmiş sınıf ve taşımalı eğitim uygulaması Gaziantep’te devam etmektedir. Yine ortaya çıkan diğer durumlar ise öğretmen eksiği, derslik ihtiyacı, okullarda yeteri alt yapı yetersizlikleri olarak karşımızda durmaktadır” şeklinde açıklama yaptı.
Ciddi tedbir ve
planlamalara ihtiyaç var
Gaziantep’te derslik başına düşen öğrenci sayısının 35 ve ortaöğretimde ise 28 olduğunu sözlerine ekleyen Ersönmez, “2016-2017 eğitim ve öğretim yılında Gaziantep’te öğretmen başına düşen öğrenci sayısı 26 olarak tespit edebiliriz. 2017-2018 itibari ile Gaziantep’te Suriyeli öğrencilerin de resmi okullarda öğrencilerimizle birlikte eğitime ve öğretime dahil edilmesiyle hem derslik başına düşen öğrenci sayısını artırmakta ve öğretmen ihtiyacını artırmakta, Suriyeli öğrencilerimizin diğer öğrencilerle dil, kültürel, sosyo-ekonomik farklılıklarından uyumu ve nitelikli, verimli eğitimlerini engelleyecektir. Aynı durum bu sınıflarda devam eden diğer öğrenciler için de geçerli olacaktır. Bu duruma yönelik ciddi tedbir ve planlamalara ihtiyaç vardır” ifadelerine yer verdi.
Çağın ihtiyacı olan
eğitim koşulları oluşturulmalıdır
Eğitim-Sen Gaziantep Şube Başkanı Ali Ersönmez, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Okul öncesi eğitimden başlayarak eğitim yatırımlarına, ders kitaplarının hazırlanmasından eğitim yöneticilerinin belirlenmesine; sınıf mevcutlarından eğitimin laik, bilimsel ilkeler doğrultusunda verilmesine, demokratik ve kamusal yönünün geliştirilmesine özen gösterilmelidir. Derslik, okul, öğretmen açıklarından eğitimin genel bütçe içindeki payına kadar, eğitimin hemen her alanında köklü bir değişime gereksinim vardır. Kamusal, parasız, demokratik, nitelikli, bilimsel ve anadilinde eğitimin önündeki engellerin kaldırılması için somut adımlar atılmalıdır. Bir ülkenin gelişmişliği “eğitime verdiği önemle ölçülür” denmektedir. 2015 PİSA sonuçlarının üzerinden objektif değerlendirmeler ışığında, eğitimdeki olumsuz sonuçlar üzerinden dersler çıkarıp, eğitime dair tüm eğitim bileşenleri ile ortak planlama ve yatırımlarla, çağın ihtiyacı olan eğitim koşulları oluşturulmalıdır.” Hüseyin Karataş
