TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Gaziantep Bölge Sekreteri Sinan Kenanoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne 9 Ocak tarihinde sunulan “Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile ilgili uyarılarda bulundu.
Söz konusu kanun teklifinde Jeoloji ve Jeofizik Mühendislerini doğrudan ilgilendiren önemli maddelerin yer aldığını ifade eden Kenanoğlu, ‘’Özellikle teklifin 21, 22, 23 ve 24. maddeleriyle getirilen yeni düzenlemelerin, binlerce mühendis ve mühendislik bürosunu işsiz bırakabileceği endişesi dile getiriliyor’’ ifadelerini kullandı.
Zemin etütleri bağımsız mühendislik
projesi olarak tanımlanmalı
Zemin etütlerinin bağımsız mühendislik projesi olarak tanımlanması gerektiğini sözlerine ekleyen Kenanoğlu, ‘’Uzmanlara göre bu düzenlemelerin geri çekilmesi ve yapı denetimi mevzuatının yeniden ele alınması gerekiyor. 4708 sayılı Yapı Denetim Kanunu içinde zemin ve temel etütlerinin statik projeye bağlı bir unsur olmaktan çıkarılması, bunun yerine bağımsız bir mühendislik projesi olarak tanımlanması gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca yerinde denetimi esas alan, bilimsel ve teknik esaslara dayalı bir yaklaşımın benimsenmesi şart. Aksi halde hem mühendislik hizmetleri ciddi şekilde zarar görecek hem de yapı güvenliği riske atılmış olacak’’ şeklinde konuştu.
Meslek hizmetleri kısıtlandı
ve meslek alanı daraltıldı
Meslek hizmetlerinin kısıtlandığını ve meslek alanının daraltıldığını söyleyen Kenanoğlu, ‘’Tasarıda öne çıkan en dikkat çekici maddelerden biri, yapı projeleri içinde jeoloji ve jeofizik mühendisliğinin rolünü kısıtlayan düzenleme oldu. Mevcut sistemde her yapının zeminine özel analizler yapılması gerekirken, yeni teklif bu esnekliği ortadan kaldırıyor. Bu durum, mühendislerin yapının gerçek zemin koşullarına göre özgün çözümler üretmesini engelleyecek’’ uyarısında bulundu.
Küçük ve orta ölçekli mühendislik
büroları için ciddi mali yük oluşturacak
Zemin-etüt analizlerinin yüzeysel hale gelmesinin, yapı-zemin etkileşimini göz ardı eden bir yaklaşımı beraberinde getirebileceğini ve bunun sadece mühendislerin değil, yapı güvenliğinin de doğrudan riske girmesi anlamına geldiğini vurgulayan Kenanoğlu, ‘’Teklife göre, zemin ve temel etütleri konusunda çalışan firmalar için yeni sınırlamalar getiriliyor. Firma sayısı, çalışan mühendisler ve hatta hangi ilde kaç firma faaliyet gösterebileceği gibi detaylar doğrudan Bakanlık tarafından belirlenecek. Ayrıca getirilen yüksek harçlar ve kota uygulamaları, özellikle küçük ve orta ölçekli mühendislik büroları için ciddi mali yük oluşturacak. Bu durum, hali hazırda odaya kayıtlı olan çok sayıda firmanın faaliyetlerine son vermesine neden olabilir’’ açıklamasını yaptı.
Gerçek dışı, sağlıksız analizlerin önünü
açabilecek bir ortam yaratacak
Kenanoğlu, ‘’Kanun teklifinin 23. maddesiyle getirilen bir diğer değişiklik, zemin laboratuarlarının faaliyetlerini doğrudan etkileyecek nitelikte. Yeni düzenlemeye göre laboratuarlar, zemin deney numunelerini kendileri almak zorunda olacak. Bu uygulama, laboratuarların bağımsız çalışabilmesini zorlaştıracağı gibi, deney sonuçlarının güvenilirliğini de tehlikeye atabilir. Tolga Çetin’e göre bu durum, fiilen zemin laboratuarlarını çalışamaz hale getirecek ve gerçek dışı, sağlıksız analizlerin önünü açabilecek bir ortam yaratacak’’ dedi. Haber Merkezi
