Kuşkaya’daki Nuran öğretmen

YAYINLAMA: 19 Ocak 2026 / 00.00 | GÜNCELLEME: 18 Ocak 2026 / 16.38

Resimdeki öğretmenle her zaman olduğu gibi telefonla tanıştım. Yeşim Havza, benim tespit ettiğim okullara çocuk botu ve mont göndermek istediğini belirtmişti. Ben de yaşadığım yerdeki iki okuluma telefon ettim. Arzu öğretmenim: “Bizim hakkımızı doğudaki bir okul için kullanın” dedi. Bir iki telefondan sonra Nuran öğretmene ulaştım.

Hani var ya, tam yerine gittim. Kuşkaya, Mardin’in Nusaybin ilçesinin dağ köyü… Tarif edilene göre her yer kayalık olduğu için ağaç da yok. Doğa fakir… Köy halkı da çocuklar da çok fakir. Öyle ki, bir kız çocuğunun ayakkabısı patlak olduğu için, Nuran öğretmen ona kendi kızının ayakkabısını vermiş. Nuran öğretmenin öğrencilerinden hiçbiri ilçe merkezine gitmemiş mesela… Bütün dünyaları kayalık Kuşkaya köyü…

Çok sevindi Yeşim’in onlara bot ve mont göndereceğine. Gayri ihtiyari dedim ki: “Başka ne tür ihtiyacınız var?” “Kitap istiyorum, çocuklar neredeyse hiç hikaye kitabı okumadılar” dedi. Telefonu kapadım, Arzu Hanım’a ve Mustafa Bey’e telefon edip, onlardan üçüncü ve dördüncü sınıflar için hikaye kitabı istedim.

19 Ocak pazartesi günü, her iki okuldan da hikaye kitaplarını alacağım, üzerine Sevgili Ayşegül’ün bana gönderdiği İKEA marka ayıcıkları ekleyip ve hatta, bulabildiğim turunçgili koyup Nusaybin’e göndereceğim. Onun öğrencileri okuyacak, sonra da diğer köylerdeki okullara gidecek kitaplar, diğer çocuklar da okuyacak.

Nuran öğretmen her gün ilçe merkezinden köye kendi arabasıyla gidiyor, yanlış anlamadıysam komşu köyün öğretmenini de götürüyor. Nuran öğretmen vekil öğretmen… Şimdi tatile girdik ya, o maaş da alamayacak. Ancak çalıştığı sürede maaş ödeniyor. Nuran öğretmenin okuluna gitmek için yaktığı benzinin hiç olmazsa bir kısmını ödeyebilsek ne hoş olur; morali düzelir, daha iştahla çalışır.

Birleştirilmiş sınıfta 25 öğrencisi var, bir kere olsun o çocukları ilçe merkezine götürse bir dolmuşla; orada bir sinemaya gitseler; eee… bir öğün yemek de yese çocuklar, çok şahane olmaz mı?

O kadar zor şartlar altında okumuş ki… o kadar zor şartlar altında yaşamış ki… canım benim yaa… Sesim, konuşmam ona güven verdiği için bana, yaşadıklarını yazmış, çok dokundu. İşimi gücümü bir yana atıp, bu paylaşımı yapmak istedim. Lütfen bu gönlü güzel öğretmene destek olalım… Belki sizlerin farklı fikir ve yaklaşımları olacaktır.

 

Acı bir ölüm haberi, Armen Aroyan'ı kaybettik

Büyük bir üzüntüyle Armen Aroyan’ın vefat ettiğini öğrenmiş bulunuyorum. Aroyan, ABD’de yaşayan hemen her Ermeni’nin tanıdığı bir isimdi. Yıllar boyunca, defalarca, Amerika’daki Ermenileri anne babalarının ata topraklarına götürdü.

Antepli idi, çok iyi Türkçe konuşurdu. O, gerçek anlamda bir barış elçisi, iki halk arasında bir köprüydü. Yıllar süren bu yolculuklarını filme aldı, notlar tuttu ve tüm bu birikimi birkaç ciltlik kapsamlı eserler halinde yayımladı.

Tarihi Ermenistan olarak bilinen bölgenin her taşını tanırdı. Onunla seyahat etmek, tarihin karanlık dehlizlerinde dolaşmak gibiydi. Tanışıklığımız 1999 yılına uzanır. O yıla ait bir fotoğrafımız var; bulabilirsem paylaşacağım. Bir gezisine katılmayı planlamıştım, ancak 2016’dan sonra buna imkân bulamadık.

Armen, 2016 yazında, başta Richard Hovannisian olmak üzere bir NAASR ekibini Kars-Ardahan bölgesine götürmüştü. Tüm ekibi bizim köye de getirmiş, annemi ziyaret etmişlerdi. Resimde Armen annemin sağ yanında oturuyor. Solunda Richard var. Armen, Türkler ve Ermeniler arasında çok önemli bir köprüydü. Bize düşen, o köprünün hatırasını canlı tutmaktır. (Taner Akçam paylaştı)

 

Kuşkaya’daki Nuran öğretmen
YORUMUNUZU YAZIN, TARTIŞMAYA KATILIN!
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *