ANASAYFA arrow right Güncel

Güvenli, nitelikli ve erişilebilir bir eğitim ortamı yaratılamadı

Güvenli, nitelikli ve erişilebilir bir eğitim ortamı yaratılamadı
YAYINLAMA: 08 Şubat 2026 / 17.12
GÜNCELLEME: 08 Şubat 2026 / 17.12

Güvenli barınma ve nitelikli eğitim hakkı, yalnızca depremin yıkımıyla değil, iktidarın tercihlerinin sonucu olarak gasp ediliyor

Eğitim Sen Gaziantep Şubesi, deprem bölgesinde çocuklar ve eğitim emekçileri için güvenli, nitelikli ve erişilebilir bir eğitim ortamının yaratılamadığını vurguladı.

Eğitim lütuf değil anayasal bir hak

Şube Başkanı Ömer Parlakçı, ‘’Eğitim lütuf değil; anayasal bir hak. Güvenli barınma ve nitelikli eğitim hakkı, yalnızca depremin yıkımıyla değil, iktidarın tercihlerinin sonucu olarak gasp ediliyor. Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo, afetlere hazırlıksızlığın değil; kamusal kaynakların sermaye lehine kullanılmasının ve bilimin sistematik biçimde dışlanmasının ürünü’’ dedi.

4 milyon öğrenci ve 200 bin öğretmen doğrudan etkilendi

‘Yaklaşık 4 milyon öğrencinin ve 200 bin öğretmenin doğrudan etkilendiği bir felaketten söz ediyoruz’ diyen Parlakçı, ‘’Üç yılın sonunda hâlâ ikili eğitim, konteyner sınıflar ve güvensiz okul çevreleri “normalleştirilmeye” çalışılıyor. Eğitim altyapısı, kalıcı konutların ve kentsel dönüşüm projelerinin dahi gerisinde bırakılmış; çocukların ve eğitim emekçilerinin geleceği ikincil bir mesele olarak görüldü’’ eleştirisini yaptı.

Çocukların geleceği, sermayenin  kâr hesaplarına feda edilemez

Enkazı kaldırmanın yolunun, yalnızca binaları değil, bu yıkımı yaratan siyasal ve ekonomik anlayışı da sorgulamaktan geçtiğini kaydeden Parlakçı, ‘’Afetlere karşı gerçek bir hazırlık; ranttan değil kamudan, piyasadan değil bilimden, geçici çözümlerden değil kamusal, laik, bilimsel, cinsiyet eşitlikçi ve anadilinde eğitim anlayışından geçer. Çocukların geleceği, sermayenin kâr hesaplarına feda edilemez’’ ifadelerini kullandı. Haber Merkezi

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *