ANASAYFA arrow right Güncel

Yüksek girdi maliyetleri, plansız üretim sürdürülebilir tarımı zorlaştırıyor

Yüksek girdi maliyetleri, plansız üretim sürdürülebilir tarımı zorlaştırıyor
YAYINLAMA: 08 Şubat 2026 / 17.13
GÜNCELLEME: 08 Şubat 2026 / 17.15

Ziraat Mühendisi Karaca Bozgeyik, küçük ölçekte üretim yapan çiftçilerin bir araya gelerek güç birliği yapması gerektiğini belirtti

Küçük çiftçiler üretimden pazarlamaya güç birliği oluşturmasının önemine vurgu yapan Bozgeyik, ‘’Türkiye’de küçük çiftçilerin karşı karşıya kaldığı yüksek girdi maliyetleri, plansız üretim, depolama ve pazarlama sorunları sürdürülebilir tarımı her geçen gün zorlaştırıyor. Bu koşullarda bireysel üretim modeliyle ayakta kalmak giderek olanaksız hale geliyor. Çözüm, üreticilerin demokratik, şeffaf, üretim ve pazarlama odaklı bir örgütlenme altında güçlerini birleştirmesi’’ dedi.

Tüm süreci kapsayan bir kooperatifleşme modeli üzerinde çalışmalar yapmalıdırlar

Bozgeyik, ‘’Çiftçilik faaliyeti yürüten 'küçük ölçekli' çiftçiler; üretimden, işlemeye ve pazarlamaya kadar tüm süreci kapsayan bir kooperatifleşme modeli üzerinde çalışmalar yapmalıdırlar. Kooperatifleşme modelinin temelinde; üretimde ortak planlama, girdilerin toplu alımı, kalite standartlarının oluşturulması ve ürünlerin aracıya bağımlı kalmadan pazara ulaştırılması yer almalı. Amaç, küçük çiftçinin hem üretim maliyetlerini düşürmek hem de emeğinin karşılığını almasına sağlamalı’’ şeklinde konuştu.

Kooperatif markasıyla doğrudan  satış kanalları oluşturulmalı

‘Gaziantep bölge tarımına uygun olarak Antep fıstığı, zeytin, sebze, hububat ve üzüm ürünleri öncelikli alanlar’ diyen Bozgeyik, ‘’Çiftçi yararına ürün bazlı örgütlenmeyi esas alan patronu olmayan bir üretici kooperatifi kurulduğunda her ürün grubunda üretim planlaması yapılarak, arz fazlası ve fiyat çöküşlerinin önüne geçilmiş olunacak. Model kapsamında; gübre, tohum, ilaç ve diğer girdilerin toplu alımıyla maliyetlerin düşürülmesi, Ziraat Mühendisleri eşliğinde üretimde kalite ve verimliliğin artırılması, ortak depolama, soğuk hava ve basit işleme–paketleme tesisleriyle hasat sonrası kayıpların azaltılması, ürünlerin işlenerek katma değerli hale getirilmesi, kooperatif markasıyla doğrudan satış kanallarının oluşturulması sürdürülebilir tarım için şart oldu’’ açıklamasını yaptı.

Kooperatif şeffaf, demokratik ve profesyonel bir yönetim anlayışını temel ilke olarak benimsemeli

Yerel pazarların, belediyelerin, gıda işletmelerinin, lokantaların ve tüketim kooperatifleriyle doğrudan satış ilişkileri kurmasının pazarlamayı kolaylaştıracağını, bu sayede hem üreticinin daha adil gelir elde edeceğini hem de tüketicinin sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşacağına dikkat çeken Bozgeyik, ‘’Bu girişim yalnızca ekonomik bir örgütlenme değil. Aynı zamanda kırsalda üretimi sürdürmeyi, gençleri ve kadınları tarımsal üretimin içinde tutmayı, yerel ürünleri ve emeği korumayı amaçlayan bir dayanışma hareketi. Kooperatifin şeffaf, demokratik ve profesyonel bir yönetim anlayışıyla faaliyet göstermesi temel ilke olarak benimsenmeli’’ değerlendirmesinde bulundu.

Güvenilir gıdanın üretilmesi ve tüketilmesi sadece çiftçilerin sorunu değil

Ziraat Mühendisi Karaca Bozgeyik, konuşmasını şu cümlelerle devam ettirdi: ‘’Küçük çiftçilerin desteklenmesi ve kooperatifleşmesi için; belediyeler, ilgili kamu kurumları, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve tüm duyarlı kesimleri bu üretici odaklı örgütlenme sürecine destek vermelidirler. Çünkü Tarımın örgütlenme ve üretme sorunu sadece küçük çiftçinin değil, ülkede yaşayan her kesimin sorunu. Çünkü güvenli gıdaya erişim, güvenilir gıdanın üretilmesi ve tüketilmesi sadece çiftçilerin sorunu değil bir ülkede yaşayan herkesin sorunu.’’ Haber Merkezi

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *