CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, Gaziantep’i vuran doğal afeti, TBMM gündemine taşıdı. Meclis’te gündem dışı söz alan Öztürkmen, kendisinden önce konuşma yapan AKP Gaziantep Milletvekili Derya Bakbak’ın “devlet tüm imkânlarıyla milletinin yanında” açıklamasında tepki gösterdi.
Gaziantep’te CHP heyetiyle birlikte köyleri ve mahalleleri dolaştığını belirten Öztürkmen, pazartesi günü akşam saatlerine kadar afetten zarar gören köylere, ilgili ekiplerin gitmediğini söyledi.
Gaziantep'in afet bölgesi ilan edilmesi için TBMM Araştırma Önergesi hazırladığını belirten Öztürkmen, “Hasar tespit çalışmaları hızla tamamlanmalıdır, çiftçilerimizin uğradığı zarar hemen karşılanmalıdır” dedi.
Öztürkmen’in TBMM’de yaptığı konuşma şu şekilde…
“Gaziantep genelinde etkili olan ve “süper hücre” olarak tanımlanan şiddetli sağanak yağış, dolu ve fırtına, şehir genelinde geniş çaplı bir afet tablosu yarattı. 2-3-4 Mayıs günlerinde yaşanan görülmemiş hava olayları kent genelinde ve özellikle de tarım alanlarında büyük yıkıma yol açtı.
Fırtına ve sağanak yağışın sele dönüşmesiyle birlikte, özellikle bölgenin en önemli geçim kaynaklarından biri olan Antep fıstığı üretimi ağır darbe aldı. Şiddetli rüzgar ve sel sularına dayanamayan onlarca yıllık fıstık ağaçlarının köklerinden söküldü, bazı bahçeler ise tamamen kullanılamaz hale geldi. Devrilen ağaçlar ve çamurla kaplanan tarım arazileri felaketin boyutunu gözler önüne serdi. Gaziantep merkezde yerleşim yerleri sular altında kalırken, özellikle Şahinbey, Şehitkamil, Oğuzeli, Nizip ve Karkamış ilçelerimizde hem yaşam alanları hem de tarım arazileri ağır zarar gördü.
Bu felaketi sadece metrekareye düşen yağmurun çokluğu ile açıklayamayız. Dere yatağına yapılan konutlar, yetersiz altyapı, plansız şehirleşme, yeşil alan düşmanlığı... Tüm bu yetersizlikler felakete zemin hazırladı. “Marka şehir” diye övündükleri Gaziantep'i “Afetantep”e çevirdiler! Çiftçimizi de kaderiyle baş başa bıraktılar. “Sahipsiz Gaziantep” demeyelim de ne diyelim!
Metrekareye düşen 60 kilograma yakın yağışla birlikte, şehrin ana tahliye hatlarından biri olan Alleben Deresi’nde taşkınlar meydana geldi. Çok sayıda mahallede sel baskınları yaşandı. Dolu yağışı ve oluşan hortumlar, çok sayıda noktada maddi hasara neden oldu. 100'e yakın binanın çatısı uçtu, 39 okul hasar gördü.
Aynı hava olaylarının komşu ilimiz Şanlıurfa'da da yıkıcı etkiye neden olduğu bildirilmektedir.
Meteorolojik tahminlerin üzerine çıkan bu tablo, Gaziantep’in son yıllarda karşı karşıya kaldığı en şiddetli doğal afetlerden biridir.
Yıllarca emek verilerek yetiştirilen binlerce fıstık ağacı bir gecede yok olan, bahçeleri yıkılan üreticiler büyük mağduriyet yaşamaktadır. Büyük bir ekonomik yıkımla karşı kaşıya kaldık. Sökülen Antep fıstığı ağaçlarının yerine yenilerinin yetiştirilmesi ve aynı verimi sağlaması yıllar alacak.
Kentimizde yaptığımız incelemeler ve mağdur hemşehrilerimizle yaptığımız görüşmeler neticesinde acil yapılması gereken bazı başlıklar tespit etmiş bulunmaktayız.
İlk aşamada yapılması gerekenler şunlardır:
Gaziantep acilen afet bölgesi ilan edilmelidir,
Hasar tespit çalışmaları hızla tamamlanmalıdır,
Çiftçilerimizin uğradığı zarar hemen karşılanmalıdır,
Mağdur çiftçilerin Tarım Kredi Kooperatifleri ile kamu bankalarına olan kredi borçları en az iki yıl faizsiz şekilde ertelenmelidir. Çiftçilerimiz doğal afetin yanında “faiz afeti”nden de korunmalıdır.
Doğal afetten zarar gören çiftçilerimiz için destek paketleri hemen devreye sokulmalıdır!
Çiftçimizin yanı sıra özellikle Gaziantep merkez, Şahinbey, Şehitkamil, Oğuzeli, Nizip ve Karkamış ilçelerimizde afetten etkilenen esnafımızın kredi borçları ve SGK ödemelerinin de ötelenmesi önem arz etmektedir.
Kimse bütçe hesapları yaparak Gaziantep’teki durumu gizlemeye, yaşananları küçümsemeye kalkmasın. Çiftçimizden ve üretimden tasarruf etmeye yeltenmesin! Gaziantep’te üretimin devam etmesi için destek mekanizmaları hızlıca devreye alınmalıdır!
Biz gazi kentimizi asla sahipsiz ve kimsesiz bırakmayacağız!”Haber Merkezi
