Antepfıstığı Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Nevzat Aslan ile fıstığın verimi ve kalitesini yükseltmeye yönelik yapılan çalışmalar üzerine konuştuk. Aslan, ahır gübresi ile mineral gübrenin birlikte ağaca atılması sonucunda üründe yüzde 40 oranında verim artışı olduğunu söyledi.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki
topraklar kireçli ve killi
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki toprakların kireçli olduğunu ifade eden Aslan, “Türkiye geneline baktığımızda kireç miktarı en yüksek bölge diyebiliriz. Aynı zamanda topraklar killi. Bu tarımda dezavantaj oluşturuyor. Bu şekilde kireçli ve killi topraklar bazı gübreler etkisini yeterince gösteremiyor. Bunun nedeni de gübre toprak tarafından bitkinin alamayacağı şekilde tutuluyor. Bunu önlemek ve etkinliğini arttırmak için mutlaka ahır gübresi yani organik gübre ile birlikte kullanması lazım” dedi.
Ahır gübresi mineral
gübrenin etkinliğini arttırıyor
Organik gübrenin hem kendi tabiatı itibariyle natürel olarak elde edilen bir gübre olması nedeniyle bitki ve toprak sağlığı açısından önemli görevi bulunduğunu hatırlatan Aslan, aynı zamanda mineral gübrenin de etkinliğini arttırdığını belirtti. “Bununla ilgili 2010 yılında başlattığımız bir çalışma var. Bir yıl doz ayarlaması ve bir yılda soğuk olması nedeniyle 4 yılın ortalamasını aldık. Ahır gübresi ve toprak analizleri sonucunda bahçe ihtiyaç duyulan mineral gübre miktarını kullanılarak ağaç başı 25 kilogram gübre verdik. 4 yıl ortalamasına göre mineral gübre kullanılan ağaçlar 5 kilogram verirken, mineral gübre ve ahır gübre kullanılan ağaçlarda ağaç başı 7 kilogram verim verdi. Yani 100 kilogram veren bir bahçe 140 kilo veriyor” ifadesini kullandı.
Bazı topraklarda verim
yüzde 40’ın üzerine çıkabilir
Toprağa organik gübre atıldığı zaman toprağın canlılığını, üretkenliğini ve verimliliğinin değiştiğine dikkat çeken Aslan, “Toprağı hem biyolojik hem kimyasal hem de fiziksel olarak geliştiriyor. Bununla birlikte denemelerimizde atılan kimyasal gübrenin etkinliği arttırılarak yüzde 40 verim artışı sağlanmıştır. Çiftçilerimizin bunu en az iki yılda bir uygulamaları gerekiyor. Taban gübresi kullanırken organik gübre ile birlikte atmaları gerekiyor. Aksi takdirde atılan gübre yeterince etkisini gösteremeyecektik. Bu verimlilik bazı topraklarda yüzde 40’ın üzerine de çıkabilir” diye açıklamalarda bulundu.
50’ye yakın proje var
Verimliliği ve kaliteyi arttırmaya yönelik çalışmalardan bahseden Antepfıstığı Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Nevzat Aslan, konuşmasına şöyle devam etti: “Farklı fıstık türlerini tozlayıp melezleme yapıp yeni bireyler elde ettik. Fıstık ağır geliştiği için ve net bilgi elde edebilmemiz için uzun süren takipler gerekiyor. Sulama ile ilgili daha önce yapılan ve şu anda yeni teknolojiye göre çalışmalarımız var. Farklı sulama metotlarından hangisi daha çok verime etkiliyor gibi çalışmalarımız bulunuyor. Budama ile ilgili çalışmamız geçen yıl sonuçlandı. Verimi ve kaliteyi düşüren zararlılar var. Bu zararlılar ile ilgili de çalışmalarımız devam ediyor. Badem de faydalı böcekleri araştırıyoruz. Yani böceklerin bir kısmı bitkiye bir kısmı da bitkiye zarar veren böceklere zarar veriyor. Arkadaşlar bölgedeki badem bahçelerinde böcek türlerini topladılar, incelemeye aldılar. Bunun sonuçları da bize ışık tutacaktır. Mutasyon ıslahı çalışmamız var. Meyve gözlerine radyoaktif ışın veriliyor. Bu ışınlar bir takım değişimlere neden oluyor. Bu değişimler olumluda olabiliyor olumsuzda. Belki 3-5 yıl sonra bir noktaya geleceğiz. TAGEM tarafından desteklenen 32, TÜBİTAK tarafından desteklenen 4, üniversitelerle ortak yaptığımız 6 projemiz var.” Hüseyin Karataş
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki
topraklar kireçli ve killi
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki toprakların kireçli olduğunu ifade eden Aslan, “Türkiye geneline baktığımızda kireç miktarı en yüksek bölge diyebiliriz. Aynı zamanda topraklar killi. Bu tarımda dezavantaj oluşturuyor. Bu şekilde kireçli ve killi topraklar bazı gübreler etkisini yeterince gösteremiyor. Bunun nedeni de gübre toprak tarafından bitkinin alamayacağı şekilde tutuluyor. Bunu önlemek ve etkinliğini arttırmak için mutlaka ahır gübresi yani organik gübre ile birlikte kullanması lazım” dedi.
Ahır gübresi mineral
gübrenin etkinliğini arttırıyor
Organik gübrenin hem kendi tabiatı itibariyle natürel olarak elde edilen bir gübre olması nedeniyle bitki ve toprak sağlığı açısından önemli görevi bulunduğunu hatırlatan Aslan, aynı zamanda mineral gübrenin de etkinliğini arttırdığını belirtti. “Bununla ilgili 2010 yılında başlattığımız bir çalışma var. Bir yıl doz ayarlaması ve bir yılda soğuk olması nedeniyle 4 yılın ortalamasını aldık. Ahır gübresi ve toprak analizleri sonucunda bahçe ihtiyaç duyulan mineral gübre miktarını kullanılarak ağaç başı 25 kilogram gübre verdik. 4 yıl ortalamasına göre mineral gübre kullanılan ağaçlar 5 kilogram verirken, mineral gübre ve ahır gübre kullanılan ağaçlarda ağaç başı 7 kilogram verim verdi. Yani 100 kilogram veren bir bahçe 140 kilo veriyor” ifadesini kullandı.
Bazı topraklarda verim
yüzde 40’ın üzerine çıkabilir
Toprağa organik gübre atıldığı zaman toprağın canlılığını, üretkenliğini ve verimliliğinin değiştiğine dikkat çeken Aslan, “Toprağı hem biyolojik hem kimyasal hem de fiziksel olarak geliştiriyor. Bununla birlikte denemelerimizde atılan kimyasal gübrenin etkinliği arttırılarak yüzde 40 verim artışı sağlanmıştır. Çiftçilerimizin bunu en az iki yılda bir uygulamaları gerekiyor. Taban gübresi kullanırken organik gübre ile birlikte atmaları gerekiyor. Aksi takdirde atılan gübre yeterince etkisini gösteremeyecektik. Bu verimlilik bazı topraklarda yüzde 40’ın üzerine de çıkabilir” diye açıklamalarda bulundu.
50’ye yakın proje var
Verimliliği ve kaliteyi arttırmaya yönelik çalışmalardan bahseden Antepfıstığı Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Nevzat Aslan, konuşmasına şöyle devam etti: “Farklı fıstık türlerini tozlayıp melezleme yapıp yeni bireyler elde ettik. Fıstık ağır geliştiği için ve net bilgi elde edebilmemiz için uzun süren takipler gerekiyor. Sulama ile ilgili daha önce yapılan ve şu anda yeni teknolojiye göre çalışmalarımız var. Farklı sulama metotlarından hangisi daha çok verime etkiliyor gibi çalışmalarımız bulunuyor. Budama ile ilgili çalışmamız geçen yıl sonuçlandı. Verimi ve kaliteyi düşüren zararlılar var. Bu zararlılar ile ilgili de çalışmalarımız devam ediyor. Badem de faydalı böcekleri araştırıyoruz. Yani böceklerin bir kısmı bitkiye bir kısmı da bitkiye zarar veren böceklere zarar veriyor. Arkadaşlar bölgedeki badem bahçelerinde böcek türlerini topladılar, incelemeye aldılar. Bunun sonuçları da bize ışık tutacaktır. Mutasyon ıslahı çalışmamız var. Meyve gözlerine radyoaktif ışın veriliyor. Bu ışınlar bir takım değişimlere neden oluyor. Bu değişimler olumluda olabiliyor olumsuzda. Belki 3-5 yıl sonra bir noktaya geleceğiz. TAGEM tarafından desteklenen 32, TÜBİTAK tarafından desteklenen 4, üniversitelerle ortak yaptığımız 6 projemiz var.” Hüseyin Karataş
