ANASAYFA arrow right Güncel

Kamu sağlık sisteminin zayıflatılması halkın yaşam hakkını tehdit ediyor

Kamu sağlık sisteminin zayıflatılması halkın yaşam hakkını tehdit ediyor
YAYINLAMA: 06 Mayıs 2026 / 18.59
GÜNCELLEME: 06 Mayıs 2026 / 18.59

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Gaziantep Şubesi, 31 ilde kamuya ait 71 sağlık tesisinin, sağlık tesislerine bağlı arsaların ve alanların satışa çıkarılmasına tepki gösterdi

Şube Başkanı Yılmaz Sucu, ‘’Kamu sağlık sisteminin zayıflatılması, doğrudan halkın yaşam hakkını tehdit ediyor. Hizmeti sunan sağlık emekçilerinin güvencesizleştirilmesi, çalışma koşullarının ağırlaştırılması, nitelikli sağlık hizmetine erişimin zorlaştırılması ve bölgesel eşitsizliklerin derinleştirilmesi anlamına geliyor’’ dedi.

Arazilerin sermayeye devrinin

hedeflendiğini biliyoruz

Sağlık hizmetlerine ulaşımdaki en temel parametrelerden birinin erişim olduğunu kaydeden Sucu, ‘’Erişim; en basit tabirle yaşadığın bölgede en yakın kurumdan hizmet alabiliyor. Çok sayıda hastaneyi kapatarak, kentlerin dışında devasa şehir hastanelerine  dönüştürüldüğü sistemin sağlık hizmetlerine erişime katkısının olmadığını aksine erişimi daha da zorlaştırdığını defalarca ifade ettik. Kentlerin en gözde yerlerindeki sağlık kurumları ve arazilerinin yok pahasına sermayeye devrinin hedeflendiğini bugüne kadar yürütülen politikalardan biliyoruz’’ açıklamasını yaptı.

Sucu, ‘’Yetkililer tarafından kullanılan “atıl alan”, “değerlendirme” gibi kavramlar gerçekte kent merkezlerindeki değerli kamu arazilerinin piyasaya açılmasını, sağlık hizmeti sunumunun parçalanmasını ve kamusal planlamanın tasfiye edilmesini örtbas etmeye yönelik. Unutulmamalıdır ki sağlık alanında “atıl” olan bina değil, kamucu planlamayı terk eden politika’’ şeklinde konuştu.

Sağlık sistemi piyasanın değil,
toplumun ihtiyacına göre planlanmalı

Sağlığın organizasyonunun hizmetlerinin planlanmasından sunulmasına kadar toplumu, coğrafyayı, kültürel yapıyı vb. birçok parametreyi dikkate alarak, bilimsel olarak yapılması gerektiğini ifade eden Başkan Sucu, ‘’Sağlık hizmetini sunan emekçilerin örgütlü olduğu emek ve meslek örgütlerini, halkın örgütlü yapılarını karar alma süreçlerine dahil edecek ve kollektif olarak tüm toplumun iyileştirilmesini ve sağlıklı geleceğini birlikte inşa edecek mekanizmalara olan ihtiyaç, şimdilerde daha da belirgin hale gelişmiş. Sağlık sistemi piyasanın değil, toplumun ihtiyacına göre planlanmalı’’ değerlendirmesinde bulundu.
Sağlık hizmetlerinin önceliği toplumu
korumaya ve hasta etmemeye yönelik olmalı

Sağlık eğitiminden başlayarak sağlık hizmetlerinin planlanmasından sunulmasına tüm karar alma süreçlerinde sağlık alanındaki emek ve meslek örgütlerinin başta olmak üzere halkın da örgütlü yapıları karar alma mekanizmalarına dahil edilmesi gerektiğini belirten Sucu, ‘’Sağlık hizmetlerinin önceliği toplumu korumaya ve hasta etmemeye yönelik olmalı. Bunun içinde koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerinin öncelendiği bir sistem yeniden inşa edilmeli. Kamuya ait sağlık tesisleri ve araziler üzerindeki tüm özelleştirme ve devir süreçleri derhal durdurulmalı. Sağlık hizmetleri kamusal, eşit, ücretsiz, erişilebilir, nitelikli ve anadilinde bir hak olarak yeniden yapılandırılmalı. Şehir hastaneleri ve benzeri kamu-özel ortaklığı projeleri kamusal bir perspektifle yeniden değerlendirilmeli. Sağlık emekçilerinin güvenceli çalışma hakkı sağlanmalı, performans ve piyasacı uygulamalara, yeterli personel istihdamı yapılarak angarya çalışmalarına son verilmeli’’ çağrısını yaptı.

 

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *