ANASAYFA arrow right Güncel

Can kayıpları gizlendi, arama kurtarma çalışması geç başladı

Can kayıpları gizlendi, arama kurtarma çalışması geç başladı
YAYINLAMA: 08 Ağustos 2023 / 20.52
GÜNCELLEME: 08 Ağustos 2023 / 20.52
TMMOB raporunda AKP iktidarının deprem sürecini yönetemediği belirtildi, “Yaptığımız tüm uyarılara, yayımladığımız tüm raporlara, gerçekleştirdiğimiz tüm bilimsel etkinliklere rağmen bugüne kadar depreme hazırlık konusunda adımlar atılmadı. Bilimin gereklilikleri yerine, sermayenin önceliklerine önem vermenin bedelini kaybettiğimiz hayatlarla ödedik” denildi

Deprem bağışlarının nereye harcandığı sorusu güncelliğini korurken, raporda, iktidarın depremin nedenini ve sonucunu gizlemeyi bir politika haline getirdiğine dikkat çekildi.

 

Türkiye’yi yasa boğan Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerin üzerinden 6 ay geçti ancak bölgede başını barınma ve su sorununun çektiği sorunlar güncelliğini koruyor. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) depremin 6. ayına ilişkin 554 sayfalık kapsamlı bir rapor hazırladı.

Gerçek verilere, aradan geçen 6 aya rağmen ulaşılabilmiş değil

Raporda, “Hatırlanacağı üzere 6 Şubat 2023 günü Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde 9 saat arayla yaşanan 7.7 ve 7.6 büyüklüklerindeki depremler 15 milyona yakın nüfusun yaşadığı 11 ilde (Kahramanmaraş, Hatay, Gaziantep, Adıyaman, Malatya, Kilis, Şanlıurfa, Adana, Osmaniye, Diyarbakır, Elazığ) büyük bir yıkım ve can kaybına yol açmıştı. Oldukça geniş bir coğrafyayı etkileyen depremlerde resmi açıklamalara göre 50 bin 783 kişi hayatını kaybetmişti. Çevre, Şehircilik ve Iklim Değişikliği Bakanlığının açıklamalarına göre Hatay’da 12 bin 920, Kahramanmaraş’ta 7 bin 295, Adıyaman’da 5 bin 826, Malatya’da 4 bin 197, Gaziantep’te ise 3 bin 805 olmak üzere bölgede 35 bin 964 bina deprem anında yıkılmıştı. Toplam 872 bin bağımsız bölümden oluşan 311 bin bina ise, aldıkları hasarlar nedeniyle kullanılamaz hale gelmişti. Depremde yaşanan kayıplara ve yıkımlara ilişkin gerçek verilere, aradan geçen 6 ay sonunda da hala tam ulaşılabilmiş değil...” tespiti yapıldı.

35 bin 355 bina yıkıldı, 17 bin 491 binanın acil olarak yıkılması gerek

Raporda, iktidarın depremin nedeninin ve sonucunu gizlemeyi bir politika haline getirdiğine ve deprem kayıplarının tam olarak açıklanmadığına dikkat çekildi. Ayrıca depreme müdahalenin “parti reklamı”na dönüştürüldüğü ve bu durumun afetin yol açtığı yıkımın olumsuz sonuçlarını daha da büyüttüğüne dikkat çekildi. Rapora göre 6 Mart tarihi itibarıyla 1 milyon 712 bin 182 binada hasar tespit çalışması yapıldığı, 35 bin 355 binanın yıkıldığı, 17 bin 491 binanın acil olarak yıkılması gerektiği ve 179 bin 786 binanın ağır, 40 bin 228 binanın orta hasarlı olduğu tespit edildi. TMMOB raporunda bölgede yapılan inceleme çalışmaları ve bölge halkının aktarımlarından, depremde yaşamını yitirenlerin gerçek sayısının resmi olarak açıklanan sayıdan çok daha fazla olduğunun anlaşıldığına vurgu yapıldı.

İlk iki gün hiçbir alanda organize bir çalışma yürütülemedi

Depremden etkilenen kentlerde ilk iki gün hiçbir alanda organize bir çalışma yürütülemediğine dikkat çekilen rapoda, “Kriz merkezi kurulmamış, arama kurtarma çalışmalarına başlanmamıştır. Arama kurtarma çalışmalarının geç başlaması ve iyi yönetilememesi can kaybının artmasına neden olmuştur” ifadelerine yer verildi. Deprem öncesi hazırlık çalışmaları kapsamında deprem öncesinde kurulacak çadır kentler için gereken çadırların tedarik edilmesi, geçici barınma alanı olarak kullanılabilecek alanların belirlenmesi ve altyapı çalışmalarının tamamlanmış olması gerektiğinin altı çizilirken yaşanan depremlerin bu bağlamda hiçbir çalışmanın yapılmadığını ortaya çıkardığı kaydedildi.

Liyakatsiz atamalar ve partizanca kadrolaşmalar

Liyakatsiz atamaların ve partizanca kadrolaşmaların yüzlerce yıllık kurumları nasıl işleyemez hale getirdiğine dikkat çekilen raporda, “Hepsinden de öte, neo liberalizmin ranta dayalı yönetim anlayışının, her şeyi paraya dönüştürmeye çalışan holdingleşme dürtüsünün, insanlığın temel değerleriyle hiçbir biçimde uzlaşmadığını gördük. 155 yıllık Kızılay’ın, milyonlarca afetzede aç-açık kalmışken onlara çadır sağlamak yerine şirketlere, yardım kuruluşlarına çadır, konserve ve giysi sattığını öğrendik. Kızılay’ın düştüğü bu durumdan onlar adına biz utandık” denildi.

Hasarın yaygın olduğu bölgelerde, verimli tarım arazileri üzerinde planlanmış şehirler var

Deprem hasarlarının yaygın olduğu bölgelerin, verimli tarım arazileri üzerinde planlanmış şehirler olduğu belirtilen raporda, “Ana kayanın derinde olduğu zayıf zemin koşullarında, hatta sıvılaşma potansiyeli olan zeminlerde yapılan 10-15 katlı ve taşıyıcı sistemi esnek yapılar ağır hasar almış veya toptan göçmüştür” denildi.

TMMOB, molozların döküldüğü yerlerin çoğunlukla yerleşim alanları, tarımsal üretimde kullanılan tarla ve bahçeler, hayvan otlatma alanları, dere yatakları vb. olduğuna da işaret etti.

Afetle mücadele güç gösterisine devlet kurumlarının müdahalesi parti reklamına dönüştürüldü

Raporda son olarak, “Şehirlerimizin ve binalarımızın depreme hazır olmaması, devletin sağlıklı işleyen bir afet-acil durum yönetimi planı olmaması yaşanan afeti toplumsal bir trajediye dönüştürdü. Arama-kurtarma faaliyetleri hiçbir biçimde organize edilemedi. Yıkılan on binlerce binanın enkazı altında kalan yüz binlerce kişiye günlerce ulaşılamadı. Milyonlarca depremzede zorlu kış şartlarında kendi çabalarıyla hayatta kalmaya, enkaz altındaki yakınlarını çıkarmaya, temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştı.

Bugüne kadar yaşanan her felakette afetle mücadeleyi bir güç gösterisine çeviren, devlet kurumlarının müdahalesini parti reklamına dönüştüren, insanların acısını halkla ilişkiler kampanyası haline getiren iktidarın bu depremde de aynı tavrını sürdürmesi afetin yol açtığı yıkımın olumsuz sonuçlarını büyüttü” vurgusu yapıldı.

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *