ANASAYFA arrow right 20 Yıl Önce

Dershane sektöründe 50 trilyon lira dönüyor

Dershane sektöründe 50 trilyon lira dönüyor
YAYINLAMA: 01 Haziran 2026 / 11.29
GÜNCELLEME: 01 Haziran 2026 / 11.29

Dershaneler sadece hazır öğrenciyi sınav sistemine uygun olarak hazırlıyor, velinin boğazından kesip verdiği paralar başarı olarak geri dönmüyor

İl genelinde 40'ın üzerinde dershane olduğu ve bu dershanelere 50 trilyon civarında bir bedel ödeyerek 30 bine yakın öğrencinin gitmesine rağmen, Gaziantep'in ÖSS'de başarılı olamaması dershanelerin öğrencilere artı puan kazandırıp kazandırmadığı tartışmalarını da gündeme getirdi.

40'ın üzerindeki dershaneye 30 bine yakın öğrenci gitti

Veliler, dershanelerin sınav öncesi neredeyse liseler üstü bir kurum haline geldiğini ve çocuklarının sınav kazanma şansını artırmak için trilyonlarca para ödediklerini belirtirken, eğitimciler dershanelerin eğitim sistemi içerisinden çıkması gerektiğini söyledi.

Eğitim sistemi içinden çıkmalı

Dershanelerin sadece hazır öğrenciyi sınav sistemine uygun olarak hazırlamakta olduğunu söyleyen Eğitimsen Şube Başkanı Mehmet Bozgeyik, "Hem ilimizde hem de Türkiye genelinde eğitimdeki niteliksel anlamda gerilemeyle ilgili dershane mi, okullar mı üzerinden çok tartışma yürütülüyor. Eğer dershaneler kendilerine ve kadrolarına çok güveniyorlarsa, garanti versinler. Üniversiteyi kazanamayan gençlerin parasını geri ödeyeceklerini söylesinler ve ödesinler" dedi.

Okulların başarısını kendilerine mal ediyorlar

Bozgeyik, öğrencilerin 11 yıllık emeklerini dershanelerin 3-5 aylık kursun ardından kendilerine mal ettiklerine dikkati çekerken, "Özellikle ÖSS ve OKS sonuçlan üzerinden de başarılı öğrencilerin tüm başarıları sanki dershanelerin başarısıymış gibi yansıtılıyor” diye konuştu.

Eğitim-Sen Şube Başkanı Mehmet Bozgeyik, “Oysa öğrenciler, 11 yıl devlet okullarında eğitim görerek bu sınavlara hazırlanıyorlar. İlimizde de eğitimde ortaya çıkan başarısızlıkla ilgili değerlendirme yapacak olursak, ilimizdeki dershane sayısı ve oraya giden öğrencilerle başarı durumunun daha düşük olduğu görülecektir. Özellikle bu yıl ÖSS'de dereceye giren öğrencilerin bir çoğunun devlet okullarında eğitim öğretim gören çocuklar olması dershanelerin eğitimde abartıldığı kadar olumlu etkisi olmadığını ortaya çıkarmıştır" dedi.

Başarılı öğrenciyi sınava hazırlıyorlar

"Dershaneler sadece hazır öğrenciyi sınav sistemine uygun olarak hazırlamaktadır" diyen Bozgeyik, "İlimizde 40'ın üzerinde dershane, etüt merkezi ve on binlerce öğrencinin buraya gittiğini düşünürsek ortaya çıkan başarı durumunda dershanelerin ne kadar eğitim sisteminde faydalı olacağı ortadadır. Var olan özel dershanecilik anlayışı devlet okullarındaki eğitimi de olumsuz yönde etkiliyor. Hem öğrenciler hem de öğretmenler, okuldaki müfredat programının uygulanmasında öğrencinin devam etmemesi nedeniyle yetersiz kalıyor. Son sınıf öğrencileri hem 8'inci sınıfta, hem de 11'inci sınıfta 5 ay okula gitmiyor. Ocak ayından itibaren rapor ve izinler başlıyor. Böyle bir boşluk olunca da müfredat programı uygulanamıyor" şeklinde açıklama yaptı.

Müfredat programları okullarda uygulanamıyor

Okullardaki müfredat programlarının sağlıklı bir şekilde uygulanamamasının eğitimcileri endişelendirdiğini, ancak pek çok yöneticinin işin ehli olmadığı için bu sorunu yeteri kadar önemsemediğini söyleyen Bozgeyik, "Herkes bu durumdan endişeli başarısızlığın çözülebilmesi için milli eğitimin, valiliğin çalışma yapması gerekiyor. Yönetici anlamında vizyon değişikliği yapılması gerekiyor. Var olan kadrolardaki yöneticiler ve pek çok okul müdürleri liyakat usulü atanmadığı için eğitimde bir vizyon değişikliği yapamadılar. Milli eğitime ve okullara yönetici atanırken, program ve başarıları göz önünde bulundurulmadı. Siyasi partilere yakınlıklarından dolayı insanlar yönetici olarak atandı. Şimdi öyle olunca da okullardaki eğitimin niteliği düştü" diye konuştu.

Gelişmiş ülkelerde dershanecilik kavramı yok

"Dershanecilik olgusu, eğitim sistemi içerisinden çıkartılmalı" diyen Bozgeyik, "Öğrenciler daha çok okulda müfredata yoğun bir eğitim sistemi içerisinde eğitilmeli. Velinin dershaneye ayırdığı kaynağı hem devlet okullarına hem de çocuğunun eğitimde ve bireysel harcamalara ayırdığında başarının daha da yükseleceğine inanıyoruz. Dünyanın hiçbir yerinde de bu dershanecilik olgusu Türkiye'deki gibi yaygınlaşmış ve gelişmiş değil. Özel okullar var ama dershanecilik gelişmiş değil.

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *